Öğrencileri zorla 10 Kasım’a getirmek, marifet mi!

Öğrencileri zorla 10 Kasım’a getirmek, marifet mi!

Yusuf Tekin geçmiş müktesebatını bir kenara bırakarak, tüm öğrencileri 10 Kasım törenine zorla getirmeyi bir marifet olarak savundu.

Müsteşarlığı döneminde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki çalışmalarda resmi ideolojinin esaretine karşı çalışmalar yapan ve bakanlığı süresince de bu ideolojinin kalıntılarından öğrencilerin kurtarılması yönünde az da olsa adımlar atan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 10 Kasım gününe sınav koyduğu için Kemalist çevrelerce eleştirilmişti.

Bu eleştirilere, “10 Kasım resmi tatil olsa zaten sınav yapmayız. Çocuk okula gidecek, 09.30’a kadar sınav koymuyoruz. Çünkü 10 Kasım törenleri 08.45’te başlıyor. Tam tersini düşünün, ertesi güne sınav koysaydık çocuklar sınava hazır olmak için 10 Kasım törenine gelmeyecekti. Daha mı iyiydi? Geldikleri güne sınav koymuş olduk, ne güzel gelmelerini sağlamış olduk." şeklinde cevap veren Bakan Tekin, Kemalizm’in dayatmaları karşısında sessiz bir şekilde direnen velilerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin de sesini duyacak mı?

Çünkü bu ülkede resmi ideolojinin dayatıldığı günlerde çocuklarını okullara göndermeyerek, kendileri okullara gitmeyerek sessiz bir direniş gösteren veliler, o günlerde okullara gitmemek için bahaneler arayan öğretmenler var. Bunu en iyi bilende Bakan Yusuf Tekin’in kendisi olmalıdır. Sessiz olmasının sebebi de, 86 milyonun kafasının üzerinde bir cellat kılıcı gibi duran 5816 sayılı kanun olduğunu da bilmeyen yoktur. Bu noktada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, bu hafta partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Ne mutlu bize ki; soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var. Ne mutlu bize ki; yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var" ifadeleri, ne yazık ki Kemalizm konusunda geçerli olmuyor. Bu taban tıpkı Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi, tıpkı Milli Eğitim Bakanı Tekin gibi Kemalizm konusunda muzdarip olmuş ve 100 yıllık süreçte bunun sıkıntılarını çekmiş bir taban olmasına rağmen bu konuda sesini duyuramamaktadır. Daha doğrusu bu talepler bazı maslahatlar sebebiyle görmezden gelinmektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kabinesinin 2023 yılı sonrası başlayan ikinci yüzyıl tanımlamalarının tümü ilk yüzyıldan farklı olunacağına dairken, resmi ideoloji ile ilgili eski yüzyılı tekrar ve hatta kendi ilk dönemleri açısından da gittikçe geriye gitmeleri anlaşılır bir durum değildir. Ak Partinin kuruluş döneminden daha da geri giderek milyonlarca öğrenciyi, veliyi ve öğretmeni zorla 10 Kasım anma törenine getirmekle övünmek en basit anlamıyla bu ideolojiye karşı mücadele veren milyonlara haksızlık, kendi değerlerine ise ihanettir.

HABERE YORUM KAT
7 Yorum
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir