Nüfusun iki ucu: Yaşlanan dünya, büyüyen Nijerya

Nüfusun iki ucu: Yaşlanan dünya, büyüyen Nijerya

“Dünyanın bir bölümü düşen doğum oranları, yaşlanan nüfus ve daralan iş gücüyle mücadele ederken, Nijerya gibi ülkeler hızla büyüyen genç nüfuslarına eğitim, sağlık ve istihdam sağlama sınavıyla karşı karşıya.”

Nüfusun İki Ucu: Yaşlanan Dünya, Büyüyen Nijerya

Ayşe Şeyma Zorlu / Foku+


Dünyanın bir bölümü düşen doğum oranları, yaşlanan nüfus ve daralan iş gücüyle mücadele ederken, Nijerya gibi ülkeler hızla büyüyen genç nüfuslarına eğitim, sağlık ve istihdam sağlama sınavıyla karşı karşıya. Ortaya çıkan demografik ayrışma, yalnızca ülkelerin iç politikalarını değil, küresel ekonomi ve göç hareketlerinin geleceğini de şekillendiriyor.

Dünya nüfusu artmaya devam etse de bu büyüme ülkeler arasında eşit dağılmıyor. Avrupa ve Doğu Asya’daki birçok ülkede doğurganlık, nüfusun kendisini yenileyebilmesi için gerekli kabul edilen kadın başına 2,1 doğum seviyesinin altında bulunuyor. Sahra Altı Afrika’da ise doğurganlık oranları küresel ortalamanın üzerinde seyrediyor.

Birleşmiş Milletler, 2024’te yaklaşık 8,2 milyar olan dünya nüfusunun 2080’lerin ortasında 10,3 milyara ulaşarak zirve yapmasını bekliyor. Küresel doğurganlık oranı ise kadın başına 2,25 doğuma kadar gerilemiş durumda. Bu tablo, dünya nüfusu büyürken aynı zamanda çok sayıda ülkenin nüfus kaybı ve yaşlanma riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Yaşlanan ülkelerin nüfus endişesi

Düşük doğum oranlarının uzun yıllar devam etmesi, çocuk ve gençlerin nüfus içindeki payını azaltırken yaşlı nüfusun oranını artırıyor. Çalışma çağındaki nüfusun daralması; üretim, vergi gelirleri, emeklilik sistemleri ve sağlık hizmetleri üzerinde baskı oluşturuyor.

Bu nedenle düşük doğurganlık yaşayan ülkeler çocuk yardımları, ücretsiz kreşler, uzun ebeveyn izinleri ve konut destekleri gibi politikalar uyguluyor. Ancak doğum oranlarını artırmak yalnızca ailelere maddi yardım sağlamakla mümkün olmuyor. Yüksek yaşam maliyetleri, güvencesiz çalışma koşulları, barınma sorunu ve geleceğe ilişkin ekonomik kaygılar, insanların çocuk sahibi olma kararlarını ertelemesine yol açıyor.

Nüfusun yaşlanması aynı zamanda göç politikalarını da daha önemli hale getiriyor. İş gücü açığı yaşayan ülkeler, üretimin sürdürülebilmesi için yabancı çalışanlara ihtiyaç duyarken göçün sosyal ve siyasi etkileri tartışılmaya devam ediyor.

Nijerya’nın hızla büyüyen nüfusu

Dünyanın bazı bölgeleri nüfus azalmasını tartışırken Nijerya tam tersi bir demografik süreç yaşıyor. Dünya Bankası verilerine göre ülkede kadın başına düşen doğum sayısı 2024 itibarıyla yaklaşık 4,4 seviyesinde bulunuyor. Bu oran geçmiş yıllara göre gerilemiş olsa da küresel ortalamanın oldukça üzerinde.

Nijerya’nın genç ve büyüyen nüfusu, ülkeye önemli bir ekonomik potansiyel sunuyor. Çalışma çağındaki nüfusun artması, üretimin ve iç tüketimin büyümesini sağlayabilir. Genişleyen pazar; teknoloji, finans, tarım, enerji ve hizmet sektörlerinde yeni yatırımları teşvik edebilir.

Ancak nüfus artışının ekonomik kazanca dönüşmesi için gençlerin nitelikli eğitim, sağlık hizmetleri ve istihdam imkanlarına erişebilmesi gerekiyor. Aksi durumda hızlı büyüme, yoksulluk ve işsizliğin derinleşmesine neden olabilir.

Eğitim ve istihdam sınavı

Nijerya’nın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri, eğitim sisteminin çocuk nüfusundaki artışa yetişememesi. UNICEF’in verileri, ülkede milyonlarca çocuğun eğitim sisteminin dışında kaldığını gösteriyor. Kurumun 2024’te yayımladığı bir değerlendirmeye göre yaklaşık 10 milyon ilkokul ve 8 milyon ortaokul çağındaki çocuk okula devam etmiyor.

Eğitim eksikliği, büyüyen genç nüfusun ekonomik potansiyelini sınırlıyor. Yeterli beceri kazanamadan çalışma hayatına giren gençler, çoğunlukla düşük ücretli ve güvencesiz işlere yöneliyor. Ekonominin yeni katılımcılara yeterli sayıda iş sağlayamaması ise işsizliği, kayıt dışılığı ve toplumsal eşitsizliği artırabiliyor.

Özellikle kız çocuklarının eğitime erişimi, ülkenin demografik geleceği açısından kritik önem taşıyor. Eğitim süresinin uzaması; erken yaşta evliliklerin azalmasına, kadınların çalışma hayatına daha fazla katılmasına ve ailelerin çocuk sayısına ilişkin kararlarının değişmesine katkı sağlıyor.

Nüfus artışı göçü ve kentleri etkiliyor

Hızlı nüfus artışı, kırsal bölgelerden Lagos, Abuja ve Kano gibi büyük kentlere yönelik hareketliliği de hızlandırıyor. Kent nüfusunun büyümesi; konut, ulaşım, enerji, su ve sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyacı artırıyor.

Altyapı yatırımlarının nüfusla aynı hızda büyümemesi durumunda plansız yerleşim, trafik, çevre kirliliği ve temel hizmetlere erişim sorunları ağırlaşabilir. İstihdam ve yaşam koşullarının yetersiz kalması, ülke içindeki göçün yanı sıra bölgesel ve uluslararası göçü de artırabilir.

Demografik gelecek nasıl şekillenecek?

Nüfusun artması ya da azalması tek başına bir ülkenin geleceğini belirlemiyor. Asıl belirleyici unsur, devletlerin demografik değişime hangi politikalarla cevap verdiği.

Yaşlanan ülkelerin aile kurmanın önündeki ekonomik engelleri azaltması, bakım hizmetlerini güçlendirmesi ve iş gücü sistemlerini yeniden düzenlemesi gerekiyor. Nijerya gibi hızlı nüfus artışı yaşayan ülkelerin ise eğitim, kadınların güçlendirilmesi, gönüllü aile planlaması, sağlık, istihdam ve sürdürülebilir şehirleşmeye yatırım yapması önem taşıyor.

Dünyanın demografik geleceği, insanların sayısından çok onlara sunulan imkanlarla belirlenecek. Nijerya’nın genç nüfusu doğru politikalarla büyük bir ekonomik güce dönüşebilir; gerekli yatırımlar yapılmadığında ise aynı büyüme eğitimden istihdama, kentleşmeden göçe kadar geniş bir kriz alanı oluşturabilir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir