1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. MISIR

  4. Mısır cezaevlerinde bir 'sessiz ölüm' daha
Mısır cezaevlerinde bir 'sessiz ölüm' daha

Mısır cezaevlerinde bir 'sessiz ölüm' daha

Mısır'daki cezaevleri ve tutuklu koşullarını yeniden tartışmaya açan olayda, 43 yaşındaki İbrahim Haşim El-Sayed, Minya'daki yüksek güvenlikli cezaevinde kıldığı teravih namazının hemen ardından yaşamını yitirdi.

07 Mart 2026 Cumartesi 19:54A+A-

2014 yılında tutuklanan ve 15 yıl hapis cezasına çarptırılan El-Sayed, parmaklıklar ardındaki 11. yılında hayata gözlerini yumdu. İsmailiye ilinin Ebu Suveyr şehrinden olan El-Sayed, tutuklanmadan önce öğretmenlik ve Kur'an muhafızlığı yapıyordu.

​Uzun yıllar devam eden mahkumiyetinin ardından gelen bu ani ölüm, Mısır’daki infaz kurumlarında sunulan sağlık hizmetleri ve tutukluluk koşullarına dair süregelen soruları ve endişeleri bir kez daha gündeme taşıdı.

​İnsan Hakları Örgütlerinden Soruşturma Çağrısı

​İnsan hakları savunucuları, bu olayın yetkililerin tıbbi bakım standartlarına ve tutukluların sağlık durumlarını izleme yükümlülüğüne ne derece uyduğu konusunda ciddi şüpheler uyandırdığını belirtiyor. Mısır'ın imzacısı olduğu uluslararası sözleşmeler ve ulusal yasalar, tutukluların yaşam hakkının korunmasını ve insani muamele görmesini doğrudan devletin sorumluluğuna veriyor.

​Hak örgütleri, bu vakanın münferit bir olay olmadığını, cezaevlerinde "tıbbi ihmal" olarak nitelendirilen ve zaman zaman tutukluların hayatını kaybetmesine yol açan sistematik bir sorunun parçası olduğunu savunuyor.

Şeffaf otopsi ve hesap verebilirlik talebi

​İbrahim El-Sayed’in vefatı üzerine, olayın ayrıntılarının aydınlatılması için bağımsız ve şeffaf bir adli soruşturma açılması çağrıları yükseliyor. Aileler ve hak savunucuları şu talepleri dile getiriyor:

​Resmi adli tıp raporunun aileyle paylaşılması.

​Yüksek güvenlikli cezaevlerindeki sağlık koşullarının kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesi.

​Tıbbi ihmal iddialarının sorumlularının belirlenmesi.

​Haberde, adaletin sadece verilen hükümlerle değil, mahkumların insanlık onurunun ve yaşam haklarının nasıl korunduğuyla da ölçüldüğü vurgulanıyor.

HABERE YORUM KAT