HAKSÖZ HABER
25 Nisan 2026 itibariyle Mali'de Tuaregler ve CNİM koordinasyonunda Mali Cunta rejime karşı kapsamlı saldırılar başladı. Muhalif unsurlar kısa sürede Ruslar için stratejik öneme sahip olan Kidal şehrini ele geçirerek bir çok stratejik noktayı kontrol altına aldı. Başkent Bamakoyu ise ablukaya aldı.
Süreçle ilgili Türkiye Dışişleri Bakanlığı cunta rejimi ile dayanışma içerisinde olduğuna dair bir açıklama yayınlamıştı. Daha önce olduğu gibi Mali Muhalefeti CB Erdoğan'a seslenerek iletişim kurmak istediklerini deklare ettiler.
Mali muhalefeti adına açıklama yapan Muhammed el-Mevlud Ramazan:
"Cumhurbaşkanı Erdoğan ile doğrudan diyalog kanalları kurmak istiyoruz.
Mali'nin kuzeyi yabancı güçler arasında bir vekalet savaşı alanına dönüşmemelidir.
Türkiye'nin Bamako'daki cunta ile ilişkilerini, özellikle de dron satışları yoluyla geliştirdiğini görüyoruz.
Türkiye'den, askeri cunta yönetimiyle ilişkisini kesmesini değil; Mali'ye tek taraflı bakmak yerine, ülkenin tüm gerçekliğini kapsayacak şekilde meseleye çok yönlü yaklaşmasını istiyoruz.
Türkiye'den Azavad Kurtuluş Cephesi'nin askeri tarafını tutmasını talep etmiyoruz. Önce dinlemesini ve anlamasını talep ediyoruz.
Barışın Azawad (Tuareg bölgesi)'a dayatılmamasını, Azawad ile müzakere edilmesini sağlamaya katkıda bulunmasını rica ediyoruz.
Davamız için dışarıdan hami aramıyoruz, ilgili halkların özlemleriyle uyumlu, adil ve kalıcı bir siyasi çözüme katkıda bulunabilecek ortaklar arıyoruz.
CNİM ile olan ortaklığımız siyasi bir ittifak değil, sahada paylaşılan ortak düşmanlara karşı kurulan operasyonel bir yakınlaşmadır.
Büyük ölçüde Mali vatandaşlarından oluşan CNİM, gelecekteki bir çözümden dışlanamaz.
Mali'de barış yapmak ya da istikrarından bahsetmek CNİM'i sürece dahil etmeden imkansızdır." ifadelerini kullandı.


