İşgalci İsrail’in, Mescid-i Aksa’nın Aslanlı Kapısı’nın yakınında yatsı namazını eda eden cemaate, namazdan sonra yaptığı saldırı sırasında yaralanan Kudüs Yüksek İslam Heyeti Başkanı ve Mescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri, hastaneden taburcu edildi.
İstirahat etmek üzere evine giden Şeyh Sabri, taburcu edildikten sonraki ilk röportajını Anadolu Ajansı’na (AA) verdi.
“Plastik Mermi ile Cemaat Hedef Alındı”
Namazdan önce yaşananlara dair Şeyh Sabri, “Aslanlı Kapısı’nda çok sayıda kişiyle yatsı namazını kılmak üzere toplandık. Namaz öncesi güzel konuşmalar yapıldı, marşlar okundu ve dualar edildi.” dedi.
Şeyh Sabri, işgalci İsrail polisinin namazdan sonra cemaati hedef aldığını belirterek, şunları söyledi:
“Yatsı namazını eda ettikten sonra bir anda ses bombaları atılmaya başladı. Plastik mermi ile cemaat hedef alındı. Bir anda izdiham yaşandı ve yaralananlar oldu. İsrail polisinin plastik mermiyle müdahalesinde ben de yaralandım. Daha sonra hastaneye kaldırıldım ve hamd olsun, şu anda iyiyim. Çok şükür vücudumda herhangi bir kırılma yok, ciddi bir yaralanma yok.”
“Cihazlar Kaldırılana Kadar Yollarda Namaz Kılınacak”
Filistinlilerin işgalci İsrail’in Mescid-i Aksa’nın statüsünü metal arama dedektörleriyle hedef almasını kabul etmeyeceğini belirten Şeyh Sabri, “Kudüslüler Mescid-i Aksa’yı korumak için ısrarcı olmaya devam edecekler. İşgalci İsrail gücünün Harem-i Şerif’in kapılarına koyduğu dedektörlerini reddetme yönündeki tepkilerini sürdürecekler. Bu cihazlar kaldırılana kadar Mescid-i Aksa’ya çıkan yollarda vakit namazlarını eda edecekler.” diye konuştu.
“İşgalcilerin Egemenlik Kurma Çabalarını Reddediyoruz”
Şeyh Sabri, işgalci İsrail’in cuma gününe kadar bu cihazları kaldırmadığı takdirde Filistinlilerin mücadelesine devam edeceğini belirterek şunları söyledi:
“Çünkü bu cihazlar, Mescid-i Aksa’ya ciddi bir saldırı anlamı taşıyor. Müslümanların kendi iç işlerine müdahale anlamına geliyor. Biz de buradan Mescid-i Aksa’nın Müslümanlara ait olduğunu bir kez daha yineliyor ve idaresinin de Müslümanlara ait olması gerektiğini vurguluyoruz. İşgalci İsrail gücünün her türlü egemenlik çabalarını reddediyoruz. Cuma namazlarını, bu cihazlar kaldırılmazsa yollarda kılacağız. Eğer kaldırılırsa biz de Harem-i Şerif’te namazımızı eda edeceğiz. Bu metal arama dedektörleri çok açık bir şekilde Mescid-i Aksa’ya bir müdahaledir. İşgal gücünün her türlü egemenlik kurma çabalarını reddediyoruz.”
“Arapların ve Müslümanların Suskunluğu Üzüntü Verici”
Şeyh Sabri, Arap ve İslam dünyasının Mescid-i Aksa’ya karşı sorumluklarını yerine getirmediğine vurgu yaparak, “Biz Arap dünyasının Mescid-i Aksa’ya yönelik suskunluğundan dolayı büyük üzüntü içerisindeyiz. Çünkü çok açık bir meydan okuma ile karşı karşıyayız. Bütün Arap ve İslam dünyasına sorumluluğunu üstlenme çağrısı yapıyoruz.” dedi.
Mescid-i Aksa’nın Mekke ve Medine kadar kutsal olduğuna dikkat çeken Şeyh Sabri, sözlerine şöyle devam etti:
“Çünkü Aksa sadece Filistinlilerin değil bizatihi tüm Müslümanlarındır. En az Mekke ve Medine kadar kutsaldır. Sorumluluğu çok ağırdır. Arap ve Müslümanların burayı görmezden gelmesi caiz değildir. Mescid-i Aksa’ya önem veren Müslümanların işgalci İsrail gücüne baskı yapması ve uygulamalarından vazgeçirmesi gerekir.”
