Katar, İran'ın Arap ülkelerine yönelik saldırılarını kınadı

Katar, İran'ın Arap ülkelerine yönelik saldırılarını kınadı

Katar, İran'a Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası seyrüsefer özgürlüğüne saygı gösterme çağrısı yaparken İran'ın Arap ülkelerine yönelik saldırılarını kınadı. Doha ayrıca Ensarullah'ın Suudi Arabistan ve Kızıldeniz'deki eylemlerini eleştirirken, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının öncelikli mesele olmaya devam ettiğini vurguladı.

Katar, cumartesi günü İran'a Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası seyrüsefer özgürlüğüne saygı gösterme ve “uluslararası hukukun ihlali niteliğindeki her türlü eylem veya tehdide” derhal son verme çağrısında bulundu.

Katar'ın açıklaması, ülkenin Viyana'da düzenlenen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Guvernörler Kurulu toplantısında temsilcisi ve Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Casim el-Hamadi tarafından yapıldı. Katar Dışişleri Bakanlığına göre açıklama, “İran'ın Arap ülkelerine yönelik saldırganlığı ve işgal altındaki Filistin'deki durum” gündem maddesi kapsamında gerçekleştirildi.

Hamadi, İran'dan “uluslararası hukukun ihlali niteliğindeki her türlü eylem veya tehdide derhal son vermesini ve uluslararası hukukun yerleşik bir ilkesi olarak Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası seyrüsefer özgürlüğüne saygı göstermesini” istedi.

Katar temsilcisi, mevcut krizin sonuçlarının yalnızca bölge ülkeleriyle sınırlı kalmadığını, enerji, ticaret, deniz taşımacılığı ve küresel tedarik zincirlerinin yanı sıra genel olarak uluslararası barış ve güvenliği de etkilediğini belirtti.

Hamadi, krizin çözümünün “bölgesel ve uluslararası ortak sorumluluk” olduğunu vurguladı.

Katar'ın açıklamaları, şubat ayından bu yana devam eden İran-ABD savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin aksadığı bir dönemde geldi. Bunun yanı sıra Tahran'la müttefik olan Ensarullah'ın, Kızıldeniz ve Mısır'ın Süveyş Kanalı üzerinde önemli etkileri bulunan Bab el-Mendeb Boğazı üzerindeki kontrolünü güçlendirmeye yönelik adımları da bölgedeki gerilimi artırıyor.

Katar'dan Suudi Arabistan açıklaması

Hamadi ayrıca ülkesinin, “Ensarullah'ın kardeş Suudi Arabistan'daki sivil ve ekonomik hedeflere yönelik saldırılarını, Kızıldeniz'deki ticari gemileri hedef almaya devam etmesini ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği ile seyrüsefer özgürlüğünü tehdit etmesini” kınadığını söyledi.

Filistin meselesi önceliğini koruyor

Filistin konusunda ise Katar temsilcisi, işgalci İsrail'in Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını, bağımsız bir devlet kurma hakkı da dahil olmak üzere teyit eden uluslararası kararları uygulamayı reddetmesinin, cezasız kalacağına ilişkin inancına dayandığını belirtti.

Hamadi, uluslararası toplumun bu yaklaşımı somut adımlarla değiştirmesi halinde işgalci İsrail'in söz konusu eylemlerine son verilmesinin mümkün olacağını ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına kavuşacağını ifade etti.

Böyle bir değişimin ardından Orta Doğu'nun nükleer silahlardan arındırılmış bir bölge haline getirilmesi hedefinin gerçekleşebileceğini belirten Hamadi, bölgenin herkes için güvenlik, istikrar ve refah alanına dönüşebileceğini söyledi.

İşgalci İsrail, Filistin'in yanı sıra Lübnan ve Suriye topraklarının bazı bölümlerini de işgal ediyor. Ülke, bölgede nükleer silahlara sahip olduğu bilinen tek devlet konumunda bulunuyor.İşgalci İsrail'in nükleer cephaneliği resmen kabul edilmiyor ve uluslararası denetime tabi tutulmuyor.

İşgalci İsrail hükümeti bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkarken, Knesset de Temmuz 2024'te Filistin devletinin kurulmasını reddeden bir kararı çoğunlukla kabul etmişti. Kararda, Filistin devletinin işgalci İsrail için “varoluşsal tehdit” oluşturacağı öne sürülmüştü.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir