KAN DONDURAN KAFES EYLEM PLANI

KAN DONDURAN KAFES EYLEM PLANI

Azınlıklara ve öğrencilere yönelik "Kafes Eylem Planı" iddianamesine ilişkin ek klasörler avukatlara dağıtıldı. İşte ayrıntılar...

Davanın 6 ek klasöründe yüzlerce belge ve doküman bulunuyor. Ek klasörlerde örgütün bomba koyduğu Rahmi Koç Müzesi'ndeki denizaltının içine ait fotoğraflara da yer veriliyor. Müzeyi gezmek için gelen 300 öğrenciye yönelik planlanan eylemde patlayıcıların, denizaltının en hassas yeri olan iskandil cihazı (derinlik ölçme) adı verilen bölgeye konulduğu görülüyor. İddianamede, emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç ve İzmir Foça Çıkarma Gemileri Komutanı Tuğamiral Mehmet Fatih İlğar'la birlikte 3'ü tutuklu 33 sanık yer alıyor.

Patlayıcılar denizaltıdaki iskandil cihazının içine konulmuş

Cuntanın en kanlı eylemlerinden biri Rahmi Koç Müzesi'nde patlatılması planlanan bombaydı. Öğrencilerin en yoğun olarak geldiği saatte gerçekleşcek patlama ile kaos oluşturulması planlanıyordu. İddianame eklerinde denizaltının içinden fotoğraflara yer verildi. Buna göre patlayıcılar, denizaltının iskandil cihazı (derinlik ölçme cihazı) adı verilen bölgeye konulmuş. Bu fotoğraflar, bomba konulacak yerin bilinçli bir şekilde seçildiğini gösteriyor.

Rahmi Koç Müzesi'nde sergilenen Uluçali Reis denizaltısında müze çalışanı emekli Deniz Astsubay Hasan Oğuz İşyenel tarafından 14 Kasım 2008'de Amerikan menşeli patlayıcı ve TNT kalıbı bulunmuştu. Bombanın fark edilmesinin ardından Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Ali Feyyaz Öğütçü'ye haber verilmiş, Öğütçü aynı gün bir SAS timini görevlendirmişti. Tim bombayı Beykoz SAS Grup Komutanlığı'na götürmüştü. Bomba 17 Kasım 2008'de Kıdemli Üsteğmen Erhan Atasoy tarafından eğitim sahasında imha edildi.

İddianamede, sanık Levent Bektaş'ta bulunan "Notlar.txt" adlı dosyada "C.H. ile görüşme" başlığıyla tutulan notlarda Koç Müzesi'ne ilişkin şu bilgiler yer alıyordu: "Koç Müzesi'yle ilgili malzemeler yerine konulmak üzere operatöre ulaştırıldı. Müzenin ziyaretçilerini artıralım. Okullarda tanıtım, reklam ve organizasyon faaliyetleri yapılarak ziyaretçi yoğunluğunun en fazla olduğu zamanın belirlenmesi C. Bey söyleyecek. Öğrenciler projenin en önemli parçası. Operasyonun tarihini teyit edelim. C.G.'ye sadece E.U. üzerinden ulaşılacak. Başka kanal kullanmıyoruz. Aynı zamanda bilişim projelerinde de ortak çalışacaklar." Yine Kafes Planı'yla birlikte yakalanan yedi sayfalık bir notta "Koç Müzesi'nde ziyaretçi patlaması olmalı. Sıkıntı çıkmasın. Bşk. takip ediyor." deniliyor.

'Diyarbakır'ın ardından müzeyi hedef aldılar'

Müze katliamıyla ilgili Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz'e gönderilenihbar mektubunda çarpıcı iddialar yer alıyor. Mektupta, denizaltına yerleştirilen bombaların öğrencilerin yoğun olduğu bir ziyaret saatinde patlatılmak istendiği ancak müze görevlileri tarafından fark edilmesiyle planın bozulduğu belirtiliyor. Denizaltıda bulunan TNT kalıplarının müzeden alınıp, SAS eğitim alanında hiçbir adli işlem yapılmadan imha edildiği dile getiriliyor. Ali Aşkın imzalı ihbar mektubu özetle şöyle: Hain ellerin ülkemizi karıştırmak istediği, son zamanlarda açığa çıkan bazı olaylarla daha iyi anlaşılmaktadır. 2008 yılının Ocak ayında Diyarbakır'da bir dershane önünde bomba patlatılmış ve birçok masum insan katledilmişti. Aynı şekilde İzmir'de benzer bir eylem ile polis ve askerlerin servis güzergâhında acı olayları hep beraber yaşamıştık.

Hain eller Diyarbakır ve İzmir'de gerçekleştirmek istedikleri amaçlarına ulaşmak için bu sefer Koç Müzesi'ni seçtiler. Öğrencilerin yoğun olduğu bir ziyaret saatinde Koç Müzesi'nde bombalı bir eylem planlanmış ve harekete geçmişlerdi ki, bombanın müze çalışanı tarafından fark edilmesiyle bu planları bozuldu. 16 Kasım Pazar günü Koç Müzesi'ndeki denizaltıda patlamaya hazır TNT kalıplarının fark edilmesi üzerine hemen müdahale ediliyor. Büyük bir faciadan dönülüyor. Ancak bundan sonra bu faciaya sebep olacak hainlerin bulunmasına yardım edecek delillerin karartılması için olağanüstü bir gayret gösteriliyor.

Koramiral A. Feyyaz Ögütçü'nün emriyle Kd. Alb. M. Orhan Yücel, Bnb. Bülent Başarkanoğlu nezaretinde 4 kişilik bir ekiple poşet içindeki bomba düzeneğini Koç Müzesi'nden aldırtmıştır. SAS eğitim alanında, hiçbir adli işlem yapılmadan, düzenek imha edilmiştir. Kd. Alb. M. Orhan Yücel'in "Yakında darbe olabilir, çok büyük olaylar yaşanacak." şeklinde bütün birliğe yaptığı konuşma hâlâ hafızamda yankılanmaktadır.

İşte kan donduran plan

HAZIRLIK SAFHASI

Gayrimüslim nüfusun isim ve adresleri belirlenecek.

Gayrimüslimlere ait gazete, dergi vb. abone listeleri elde edilecek.

Gayrimüslimlere ait eğitim kurumlarının öğrenci, veli ve çalışanların listeleri tespit edilecek.

Gayrimüslimlere ait vakıf ve ibadethanelerin cemaat listeleri elde edilecek.

Gayrimüslimlerin dini bayram/önemli günleri ve nerelerde ayin/tören düzenledikleri tespit edilecek.

KORKU OLUŞTURMA SAFHASI

Tespit edilen Agos Gazetesi abonelerinin listeleri paylaşım siteleri ve irticai web siteleri başta olmak üzere internet ortamında yayınlanacak.

Agos Gazetesi abonelerine tehdit telefonları açılacak ve tehdit mektupları gönderilecek.

Adalar bölgesindeki yoğun güzergâhlardaki duvarlara tehdit içerikli sloganlar yazılacak.

Abone listeleri çoğaltılarak, Adalar'da yaşayan vatandaşların görebilecekleri bölgelere bırakılacak.

Medya ve internet siteleri kullanılacak.

KAMUOYU OLUŞTURMA SAFHASI

Abone listelerinin ulusal basında yayınlanması ve haber yapılması sağlanacak.

Konu hakkında köşe yazıları yazdırılacak.

Tanışma programlarında konuya yer verilecek ve AKP hükümetinin vurdumduymazlığı ele alınacak.

6-7 Eylül olayları. Varlık Vergisi haberleri gibi konulara medyada tekrar tekrar yer verilecek.

AKP karşıtı web sitelerinin faaliyetleri yoğunlaştırılacak.

Kaynağı AKP ve yandaş gruplara aitmiş izlenimi verilen web siteleri kurularak, söz konusu sitelerin gerekli tanıtımları yapılacak ve dini içerikli yayınlar arasına Agos Gazetesi başta olmak üzere azınlıklara ait medya unsurlarını hedef gösteren mesajlar serpiştirilecek.

İcra edilen eylemlerin suçlusu olarak AKP ve irticai gruplar gösterilerek, kaynağı hakkında "kara propaganda" icra edilecek.

EYLEM SAFHASI

Adalar bölgesindeki çeşitli mahallelerde bomba patlatılacak.

Azınlık haklarını hararetle savunma konusunda ön plana çıkmış kişi/kişilere suikast düzenlenecek.

Agos gazetesi civarı gibi belirlenen yerlere ses bombaları konulacak.

Birçok yere şüpheli paket bırakılıp, ihbar edilerek güvenlik güçleri meşgul edilecek.

Adalar'da vapur seferi düzenlenen iskelelerde bombalı eylemler düzenlenecek.

Gayrimüslimlere ait mezarlıklara yönelik olarak sansasyonel eylemler icra edilecek.

Tanınmış gayrimüslim işadamı ve sanatçılardan belirlenen bir ya da birkaçı kaçırılacak.

Gayrimüslim nüfusun yoğun bulunduğu bölgelerde sık aralıklarla araç, ev ve işyeri kundaklanacak.

İstanbul ve İzmir gibi gayrimüslimlerin yoğun olarak yaşadığı illerde de benzeri eylemler yapılacak.

İcra edilen sabotaj, adam kaçırma, suikast eylemleri özel plan hücre lideriyle kurulacak koordineyi müteakip, belirlenecek irticai örgütler adına üstlenilecektir.

Malatya, Dink ve Santaro cinayetleri Kafes'le bağlantılı   
 
Yüzlerce belgenin yer aldığı 6 ek klasörde İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün, "Kafes Eylem Planı"nda 'operasyon' olarak geçen Rahip Santaro, Malatya Zirve Yayınevi ve Hrant Dink cinayetlerine ilişkin raporu da yer alıyor. 77 sayfalık raporda, her üç eylemin 'yapılış tarzı ve sonuçları itibarıyla vahim planın konseptine uygun düştüğü' belirtiliyor. Kamuoyu tarafından tanınan bir gazeteci, bir din adamı ve bir yayınevi sahibinin hedef alındığı, eylemlerin ardından azınlık ve gayrimüslim vatandaşların ülkemizde güvenle yaşayıp yaşamadıkları sorusunun gündeme getirildiği belirtilen raporda, şu değerlendirme yapılıyor: "Her üç olay meydana geldikten sonra kamuoyunda oluşturulmak istenen etkilere bakıldığında; ülkemizde yaşayan bütün azınlıkların ve gayrimüslimlerin devamlı bir tehlike altında olduğu, azınlık ve gayrimüslim oldukları nedeniyle irticai grupların hedefinde oldukları, bu gruplar tarafından her an kendilerine ve yakınlarına yönelik bir saldırının meydana gelebileceği, geçmişte azınlık ve gayrimüslimlere yönelik yapılmış olan fakat toplumun genelinde tasvip edilmeyen ve kabul görmeyen şiddet içeren olayların görsel ve yazılı basında defalarca gündeme getirilerek bu tür olayların geçmişte yaşandığı ve her an yaşanabileceği düşüncesi benimsetilmeye çalışılmıştır."

Raporda ayrıca eylemlerle 'güvenlik güçlerinin bu saldırıları önlemede zafiyet içerisinde olduğu, hükümetin de aynı şekilde bu tür eylemlere duyarsız kaldığı ve bu tür eylemleri gerçekleştiren odaklarla işbirliği halinde olduğu, siyasi otorite olarak bu tür olayların önlenmesi için çaba sarf etmediği mesajının verilmeye çalışıldığı'na dikkat çekiliyor. Ayrıca güvenlik güçlerinin eylemden haberi olduğu halde hiçbir önlem almadığı iddia edilerek, hükümetin iç ve dış kamuoyunda zor durumda bırakılması ve ülkede kaos ortamının hazırlanmasının amaçlandığı tespitlerine yer veriliyor.

Belgelerde İzmir Foça Çıkarma Gemileri Komutanı Tuğamiral Mehmet Fatih Ilğar hakkında "fuhuş çetesi yöneticiliği" suçlamasında bulunuluyor. Bu konuda 2008 yılında açılmış bir soruşturmanın halen devam ettiğinin altı çiziliyor. Kafes Eylem Planındaki sıralanan "mühimmat ve malzeme listesi" ile Poyrazköy'deki kazılarda ele geçen cephanelikle karşılaştırılıyor. İki liste arasındaki büyük benzerlik dikkat çekiyor.

Aralarında eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç ve İzmir Foça Çıkarma Gemileri Komutanı Tuğamiral Mehmet Fatih İlğar'ın yer aldığı 33 sanıklı Kafes davasının ilk duruşması 15 Haziran'da yapılacak.
 
'Diyarbakır'ın ardından müzeyi hedef aldılar'  
  
Mektupta, denizaltına yerleştirilen bombaların öğrencilerin yoğun olduğu bir ziyaret saatinde patlatılmak istendiği ancak müze görevlileri tarafından fark edilmesiyle planın bozulduğu belirtiliyor. Denizaltıda bulunan TNT kalıplarının müzeden alınıp, SAS eğitim alanında hiçbir adli işlem yapılmadan imha edildiği dile getiriliyor. Ali Aşkın imzalı ihbar mektubu özetle şöyle: Hain ellerin ülkemizi karıştırmak istediği, son zamanlarda açığa çıkan bazı olaylarla daha iyi anlaşılmaktadır. 2008 yılının Ocak ayında Diyarbakır'da bir dershane önünde bomba patlatılmış ve birçok masum insan katledilmişti. Aynı şekilde İzmir'de benzer bir eylem ile polis ve askerlerin servis güzergâhında acı olayları hep beraber yaşamıştık.

Hain eller Diyarbakır ve İzmir'de gerçekleştirmek istedikleri amaçlarına ulaşmak için bu sefer Koç Müzesi'ni seçtiler. Öğrencilerin yoğun olduğu bir ziyaret saatinde Koç Müzesi'nde bombalı bir eylem planlanmış ve harekete geçmişlerdi ki, bombanın müze çalışanı tarafından fark edilmesiyle bu planları bozuldu. 16 Kasım Pazar günü Koç Müzesi'ndeki denizaltıda patlamaya hazır TNT kalıplarının fark edilmesi üzerine hemen müdahale ediliyor. Büyük bir faciadan dönülüyor. Ancak bundan sonra bu faciaya sebep olacak hainlerin bulunmasına yardım edecek delillerin karartılması için olağanüstü bir gayret gösteriliyor.

Koramiral A. Feyyaz Ögütçü'nün emriyle Kd. Alb. M. Orhan Yücel, Bnb. Bülent Başarkanoğlu nezaretinde 4 kişilik bir ekiple poşet içindeki bomba düzeneğini Koç Müzesi'nden aldırtmıştır. SAS eğitim alanında, hiçbir adli işlem yapılmadan, düzenek imha edilmiştir. Kd. Alb. M. Orhan Yücel'in "Yakında darbe olabilir, çok büyük olaylar yaşanacak." şeklinde bütün birliğe yaptığı konuşma hâlâ hafızamda yankılanmaktadır.

598 avukat müşteki: Cuntacıları cezalandırın  
 
Hükümeti düşürmeyi hedefleyen plan hakkında binlerce avukat suç duyurusunda bulundu. Bunlardan 598'inin imzalı dilekçesi iddianamenin ek delilleri arasında yer aldı.

"Kafes Eylem Planı" ve "İrticayla Mücadele Eylem Planı" başlıklı belgeyle ilgili sorumluların cezalandırılmasını isteyen avukatların listesi şöyle:

Ankara: 226 avukat

Kayseri: 89 avukat

Mersin: 114 avukat

Adana: 69 avukat

Konya: 54 avukat

Karaman: 10 avukat

Aksaray: 35 avukat

İstanbul: Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik.

Evrensel Hukukçular Platformu'na üye 226 avukat adına hazırlanan dilekçe Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunuldu. Platform adına avukat Hasan Hüseyin Tanrıverdi tarafından hazırlanan dilekçede, "Kafes Eylem Planı ve İrticayla Mücadele Eylem Planı'nı hazırlayanlar, planları hazırlama talimatı verenler, planları uygulamaya geçirenler, planların hazırlanmasına ve uygulanmasına göz yumanlar" şüpheli olarak nitelendirildi. Sorumluların, "Anayasa'yı ihlal", "silahlı örgüt kurmak", "silah sağlama", "askerleri itaatsizliğe teşvik", "tehdit", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "hükümete karşı suç", "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit", "suç işlemeye tahrik", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "iftira" ve "suç uydurma" suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. Suç duyurusu dilekçesinde şöyle denildi: "Bizler ülkesini seven, milletini seven, adalet ve demokrasinin tam olarak tesisinin sağlanması konusunda mücadele eden hukukçular ve bu vatanın evlatları olarak yapılan yasa dışı eylemlere seyirci kalmamızın mümkün olmaması ve eylem planlarının meydana getireceği yıkımdan dolayı doğrudan zarar göreceğimizden, şikâyet başvurusu yapılması zorunluluk arz etmiştir."

Mersin Barosu'na kayıtlı 114 üyenin dilekçesinde ise şu ifadeler yer aldı: "Şüphelilerin; Sünni-Alevi, Türk-Kürt ve gayrimüslim ayrımları yaparak vatandaşlarımızı birbirine düşürmeyi, demokratik cumhuriyeti ortadan kaldırmayı, kaos ortamı oluşturmak ve ülkeyi yeniden darbe ortamına sürüklemek amacıyla öğrencilerin yoğun olduğu bir saatte Koç Deniz Müzesi'nde bomba patlatarak 300 civarında çocuğumuzu katletmeyi (Koç Deniz Müzesi'nde Uluçali Reis Denizaltısı'nda 14 Kasım 2008'de TNT kalıpları ve patlayıcılar bulunmuştur.), TSK'da görevli generalleri eşleri ve kızları üzerinden tehdit etmeyi, Alevi ve gayrimüslimlerin ileri gelenlerini öldürerek suçu masum insanlara atmayı planladıkları ve bu eylem planlarını hayata geçirebilmek için silahlı terör örgütü kurdukları yönünde yeteri kadar delil elde edildiği basına yansıyan haberlerden anlaşılmaktadır."
 
Agos aboneleri tek tek fişlenmiş 
 
Azınlıklara yönelik operasyonlarla hükümeti yıpratmayı amaçlayan Kafes Eylem Planı'nın ek klasörlerinde Agos gazetesi aboneleri tek tek fişlenmiş. 
 
Emekli Albay Levent Göktaş'ın ofisinde yapılan aramada ele geçirilen Kafes planında "Agos gazetesi abonelerinin listeleri paylaşım siteleri, irticai web siteleri başta olmak üzere internet ortamında yayınlanacak" ifadesi bulunuyordu. Dün basına dağıtılan Kafes iddianamesinin ek klasörlerinde cunta yapılanmasının hazırladığı fişleme listesi de mevcut. Listede bulunan en dikkat çekici isim ise Agos gazetesinin öldürülen sahibi Hrant Dink'in eşi Rakel Dink. Rakel Dink listede kendi ismi karşısında yer alan adresi doğruladı. Listede Kınalıada'da bulunan 200 abonenin isim listesi, adresleri ve telefon numaraları tek tek not edilmiş.

Ek delil klasörlerinde, söz konusu isim ve adreslerin teyidine yönelik çalışma ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Buna göre Türkiye genelinde gayrimüslim vatandaşların yaptığı şikâyetleri ve gelen ihbarları inceleyen savcılar, gözaltına alınan sanıklardan çıkan adresler ve isim listelerini tek tek karşılaştırdı. Agos gazetesinin aboneleri, azınlıklara ait okulların adresleri ve misyonerlik faaliyetleri gibi listelerin izi sürüldü. Bu süreçte Temel Malatyalı ismiyle çok sayıda okula tehdit içerikli mektuplar gönderildiği ve bir kısmının şikâyetçi olduğu ortaya çıktı. Bunun yanı sıra bu okullara asılsız bomba ihbarları yapıldığı ve huzursuzluk çıkarıldığı tespit edildi. Savcılar, soruşturmanın bir sonraki aşamasında operasyon kapsamında deşifre olan elemanların yerine yenilerinin getirilmesiyle ilgili çalışmaları takibe aldı. Gelen ihbar mektuplarında Deniz Harp Okulu ve Deniz Lisesi gibi ortamlarda bu yapılanmanın devam ettiği, uyuşturucu ve fuhuş üzerinden yeni elemanların, gerekli bütçenin temin edildiği iddia ediliyordu. Amirallere suikast iddianamesine de giren bu ayrıntılar, teğmenlerin yeni oluşumlar içinde olduğu iddialarını kuvvetlendirdi.

Soruşturmanın bir diğer önemli ayağı da Poyrazköy'den çıkan mühimmattı. Ercan Kireçtepe'nin imzası bulunduğu iddia edilen Kafes belgesinde aynı zamanda eldeki mühimmatla ilgili bir liste de ek olarak bulunuyordu. Savcılar Poyrazköy'den çıkan mühimmatla, bu listeyi karşılaştırdı. İhbar mektuplarında da Poyrazköy'de elde edilen mühimmattan daha fazlasının cunta ekibinde bulunduğu belirtiliyordu.

Ergenekon'un üçüncü iddianamesi sanıklarından eski Özel Harekat Başkan Vekili İbrahim Şahin'le Asena kod adlı Fatma Cengiz'in de Ermenilere yönelik planlar içinde bulunduğuna dikkat çekiliyor.

Kafes'teki bir başka önemli ayrıntı da, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ile misyonerlik faaliyetleri arasında kurulan irtibatların ve Deniz Kuvvetleri'ndeki hücre yapılanmasının sorumlularının ÇYDD ile bağlantısının araştırılması oldu.

(Aktifhaber)

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir