İşgal güçlerinin “güvenlik reddi” gerekçesiyle ve izin belgesi bulunmadığı iddiasıyla kontrol noktasından geçmesine ve köy içindeki ailesine ulaşmasına engel olmasının ardından İsa, çocuklarıyla kontrol noktasının diğer tarafında buluşmak zorunda kaldı.
İsa, askeri noktanın yanına çocuklarının yanı başına oturdu ve onlara getirdiği öğle yemeğini kendileriyle paylaştı. Bu manzara, askeri kontrol noktalarının Filistinlilere dayattığı çilenin boyutunu ve aile hayatının en basit ayrıntılarının bile doğal biçimde yaşanmasını nasıl engellediğini gözler önüne serdi.
Buluşmanın ardından çocuklar köy içindeki evlerine döndü; babaları ise onlara ulaşamayarak kontrol noktasının öbür tarafında kaldı. Böylece kendisiyle çocukları arasındaki mesafe, işgal güçlerinin Batı Şeria ve işgal altındaki Kudüs’te Filistinlilere dayattığı kısıtlamaların gerçekliğine tanıklık etmeyi sürdürdü.
İsrail askeri kontrol noktaları Batı Şeria ve işgal altındaki Kudüs’ün her yanına yayılmış durumda olup Filistinlilerin hareketine ve ulaşımına ağır kısıtlamalar getiriyor. Bu durum, onların günlük yaşamlarına ve konut, iş, eğitim ile sağlık hizmetlerine erişimlerine doğrudan yansıdığı gibi aile fertleri arasındaki iletişimi de kısıtlıyor.
İsa ile çocuklarının Beyt İksa kontrol noktasındaki görüntüsü, bu kısıtlamaların doğurduğu sonuçların bir yönünü yansıtıyor: Askeri kontrol noktası, bir geçiş noktası olmaktan çıkarak aynı ailenin fertlerini birbirinden ayıran ve bir babayı kendi köyünün içindeki çocuklarına ulaşmaktan mahrum bırakan bir alana dönüşmüş durumda.
