Siyonist İsrailli yetkililer, Filistinli zeytin hasadı işçilerine destek vermek amacıyla işgal altındaki Batı Şeria'ya gitmek isteyen iki İngiliz milletvekilini ve bir İskoç parlamenteri sekiz saat boyunca alıkoydu. Parlamenterler, sorgulandıklarını, kendilerine bağırıldığını ve sonunda bölgeye girişlerine izin verilmeyerek geri gönderildiklerini açıkladı.
İskoç Ulusal Partisi (SNP) milletvekili Lara Bird, İşçi Partisi milletvekili Clive Lewis ve İskoç Yeşiller Partisi üyesi İskoç Parlamentosu milletvekili Kate Nevens, pazartesi günü siyonist İsrailli yetkililerin kendilerini Batı Şeria'ya sokmadığını, sorguya çektiğini ve ardından geri gönderdiğini bildirdi.
Üç parlamenter, Progressive International tarafından oluşturulan bir heyetin parçası olarak bölgeye gitmişti. Bird, ziyaretin amacının “kendi topraklarında zeytin hasadı yaptıkları için saldırıya uğrayan Filistinlilerin yanında durmak” olduğunu söyledi.
İşgal rejimi İsrail'in İngiltere Büyükelçiliği sözcüsü ise heyetin “sınır görevlileriyle iş birliği yapmadığını” ve ziyaret amaçları hakkında “yanlış bilgi verdiğini” öne sürdü.
İşgal güçleri, salı günü başlayacak işgalci İsrail seçimleri öncesinde güvenlik önlemlerini sıkılaştırma gerekçesiyle pazartesi günü Batı Şeria'ya açılan tüm kara geçişlerini kapatacağını duyurmuştu.
“Bağırışlar ve çığlıklar eksik olmadı”
Arbroath ve Broughty Ferry bölgelerini temsil eden milletvekili Bird, 23 kişilik heyetin Ürdün ile Batı Şeria'yı birbirine bağlayan Kral Hüseyin Köprüsü Sınır Kapısı'nda “sorguya çekildiğini ve sonunda geçişine izin verilmediğini” belirtti.
Bird, sınır güvenlik görevlilerinin heyet üyelerinin pasaportlarını aldığını ve ardından kişileri teker teker ayrı görüşmelere çağırdığını söyledi. Görüşmeler sırasında “çok fazla bağırma ve çığlık atma” yaşandığını aktaran Bird, bir görevlinin kendisini “İsrail'den nefret etmekle” suçladığını ifade etti.
“Gözdağı verme ve korkutma girişimiydi”
Bird, uzun süre bekletilmelerinin ardından heyete geçişlerine izin verilmeyeceğinin bildirildiğini ve Ürdün sınırına doğru giden bir otobüse bindirildiklerini söyledi.
BBC İskoçya Haber'e konuşan Bird, yaşadıklarını “gözdağı verme ve korkutma girişimi” olarak nitelendirdi.
Bird, “İsrail'den nefret ettiğime dair kanıtları olduğunu söylediler. Sanırım beni içeri almamalarının nedenlerinden biri de buydu” dedi.
Norwich South bölgesini temsil eden İşçi Partisi milletvekili Clive Lewis de X hesabından yaptığı açıklamada, heyet üyelerine kendilerini yanlış bir şey yapmış gibi hissettirildiğini belirtti.
Lewis, “İşgal altındaki Filistin topraklarına geçerken İsrailli yetkililer tarafından alıkonulma, sorgulanma ve geri çevrilme riskiyle karşı karşıya olduğumuzu biliyorduk. Ne yazık ki tam olarak bunlar yaşandı” ifadelerini kullandı.
Lewis sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gerçek şu ki yanlış hiçbir şey yapmamıştık. Filistin halkına desteğimizi göstermek ve onlara karşı uygulanan korkunç adaletsizliği ve şiddeti gündeme taşımak için gitmiştik.”
“Filistinlilerin yaşadığı dehşetin yalnızca küçük bir kısmı”
İskoç Parlamentosu üyesi Kate Nevens, yaşadıklarını “korkutucu” olarak nitelendirdi. Bununla birlikte heyetin bölgeden güvenli şekilde ayrılabildiğini söyledi.
Nevens, “Yaşadıklarımız, aynı sınırı ailelerine ulaşmak veya yalnızca günlük yaşamlarını sürdürebilmek için geçmeye çalışan Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı dehşetin yalnızca küçük bir kısmıydı” dedi.
Seçimlerin gölgesinde Batı Şeria'da artan saldırılar
Son günlerde işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentinde yaklaşık 2 bin Filistinlinin evlerinden zorla yerinden edildiği bildirildi. İnternette yayımlanan görüntülerde, buldozerlerin bir caddeyi tamamen tahrip ettiği görüldü.
İşgal rejimi İsrail seçimlerinin başladığı dönemde, zeytin hasadı yapan Filistinlilere yönelik işgal güçleri ve yerleşimcilerin çok sayıda saldırı gerçekleştirdiğine ilişkin haberler de gündeme geldi.
“Filistin halkının yanında durmaktan gurur duyuyoruz”
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Avam Kamarası'nda yaptığı konuşmada milletvekillerinin Batı Şeria'ya girişine izin verilmemesinden dolayı hükümetin “derin endişe” duyduğunu söyledi.
Miliband, konuyu İsrail makamlarıyla görüştüklerini ve yardım teklif etmek amacıyla milletvekilleriyle iletişime geçtiklerini belirtti.
Miliband, “Daha genel olarak, bu Meclisin üyelerinin yalnızca Birleşik Krallık'ta değil, uluslararası alanda da görevlerini yerine getirirken serbestçe erişim sağlayabilmeleri son derece önemlidir” dedi.
İskoç Ulusal Partisi sözcüsü ise partinin “Filistin halkının yanında durmaktan gurur duyduğunu” ifade etti.

