Yapılan soruşturmalar neticesinde olayla ilgileri tespit edilen Hillis ailesine mensup kalabalık bir grubun işgal devleti tarafına geçmesi dikkat çekti. Normalde Siyonist işgal devletinin Gazze kuşatmasının bütün katılığıyla devam ettiği ve Gazze'den 1948'de işgal edilmiş bölgeye kuşların bile geçmesine izin verilmediği halde, 25 Temmuz katliamıyla ilişkilerinden şüphelenilenlerin kabul edilmeleri ve himaye altına alınmaları ister istemez birtakım tereddütlere sebep oluyor. Siyonist işgalciler kaçanları kabul etmekle birlikte, kendilerine aşağılayıcı bir muamelede bulundular. Kaçanlar arasında eylemci olabileceği korkusuyla hepsini soyup aramadan geçirdiler. İşgal devletinin vahşi katliamla ilişkilerinden şüphelenilen kişileri himaye altına alması en başta söz konusu katliamın Siyonist devletin istihbaratıyla koordineli bir şekilde gerçekleştirildiği şüphesini akla getiriyor. Öte yandan bu gelişme, kaçanların olayla ilişkileri hakkında şüphe ve tereddütlerin daha da güçlenmesine sebep oluyor. Çünkü Gazze çevrelerinde "eğer olayla ilişkileri olmasaydı kaçma ihtiyacı duymazlardı" diye düşünülüyor. Gazze polisinin sadece söz konusu cinayetle ve onunla bağlantılı bombalamalarla ilişkileri olanları tespit etmeye çalıştığı biliniyor. Basın yayın organlarının Gazzelilerin olay hakkındaki kanaatlerini öğrenmek için yaptığı araştırmalar da, kaçanların katliamla ilişkilerinin ortaya çıkacağı korkusuyla bu yolu tercih ettikleri düşüncesinin yaygın olduğunu gösteriyor. (Vakit)