İrlandalı siyasetçilerden oluşan partiler arası bir heyet, Almanya'da "Ulm 5" davası kapsamında yargılanan İrlandalı aktivist Daniel Tatlow-Devally’nin cezaevi koşulları ve adil yargılanma haklarına ilişkin derin endişelerini dile getirerek Dublin hükümetine gözlemci gönderme çağrısında bulundu.
Sinn Fein’den Mairéad Farrell, aralarında yedi milletvekilinin bulunduğu heyetle birlikte çarşamba günü Stuttgart’ta gerçekleştirilen duruşmaya katıldıklarını belirtti. Heyetten üç üye, işgalci İsrail'in soykırımcı ve katil politikalarını destekleyen siyonist bir silah şirketinin tesisine yönelik eylemle suçlanan İrlandalı sanık Tatlow-Devally’yi cezaevinde ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Farrell, maruz kaldığı muameleden ötürü "şoke olduğunu" ifade etti.
Tatlow-Devally’nin günde 23 saatini 5x2 metre ölçülerindeki bir hücrede geçirdiğini belirten Farrell, ayda yalnızca bir saat görüş izni olmasının son derece yetersiz olduğunu vurguladı. Farrell, "Bu insanların herhangi bir insana zarar vermemiş olduğu gerçeği göz önüne alındığında, uygulanan bu sert koşulların hiçbir haklı gerekçesi yok gibi görünüyor" dedi. Heyet, İrlanda Başbakanı Micheál Martin’e çağrıda bulunarak, salı günü gerçekleştireceği ziyarette Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile görüşmesinde bu konuyu gündeme getirmesini istedi.
Duruşmadaki Tecrit ve Cam Kafes Engeli
İrlandalı heyet, cezaevi koşullarının yanı sıra mahkeme salonundaki uygulamalara da tepki gösterdi. Sanıkların duruşma boyunca cam bir kafes ya da duvar arkasında tutulduğunu, bunun da avukatlarıyla serbestçe iletişim kurmalarını engellediğini belirten Farrell, sanıklardan birinin bu engeller yüzünden davaya tam anlamıyla katılamadığını hissettiğini aktardığını kaydetti.
Alman savcılık makamları; aralarında Britanya, İrlanda, Almanya ve İspanya vatandaşlığı bulunan Berlin merkezli aktivistlerin, geçen eylül ayında güneydeki Ulm şehrinde bulunan "İsrail" menşeli Elbit Systems şirketine ait bir tesise girdiğini iddia ediyor. Yetkililer, grubun pro-Filistin sloganları atarak ekipmanlara zarar verdiğini ve camları kırdığını, olayda yaklaşık 1 milyon euro (850 bin sterlin) maddi hasar meydana geldiğini öne sürüyor. Aktivistler ise daha sonra internete yükledikleri videolarda, eylemin Almanya’nın "İsrail’e" verdiği desteği ve Gazze’deki soykırımı teşhir etmeyi amaçladığını belirtmişti.
Sanıklar: "Eylemimiz Acil İnsani Kaynaklıydı"
Duruşmalar boyunca sanıklar konumlarını savunmaya devam etti. Mayısta mahkemede konuşan Tatlow-Devally, grubun "acil insani kaygılarla" hareket ettiğini ve Elbit’in "İsrail’e" sevkiyatlarını en azından kesintiye uğratmak umuduyla "gürültü koparmayı" amaçladığını ifade etmişti.
Söz konusu dava, geçen ay İngiltere'de bir Elbit Systems UK fabrikasındaki insansız hava araçlarına ve diğer ekipmanlara zarar veren dört Palestine Action aktivistinin, hâkimin eylemlerinde "terör bağlantısı" olduğu hükmünü vererek uzun hapis cezalarına çarptırılmasının ardından geldi.
Alman mahkemesi, haklarında konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme ve Alman ceza kanununun 129. maddesi uyarınca "suç örgütü üyeliği" suçlamaları bulunan beş sanığın, kaçma şüphesi bulunduğu ve kefaletle dahi bu riskin ortadan kalkmayacağı gerekçesiyle davanın sonuna kadar tutuklu yargılanmasına karar vermişti. Suçlu bulunmaları halinde beş yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacaklar.
İrlandalı milletvekilleri, davanın ocak ayında sonuçlanması beklenen sürecine kadar İrlanda hükümetinin düzenli olarak gözlemci göndermesinin "kesinlikle hayati" olduğunu vurguladı.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.