İngiltere ve Galler’de Müslümanlara yönelik nefret suçları yüzde 15 artarken, Müslümanlar kayıtlara geçen dini nefret suçlarında en fazla hedef alınan topluluk olmaya devam etti.
İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın (Home Office) yayımladığı yeni verilere göre, Mart 2026’da sona eren bir yıllık dönemde polis tarafından Müslümanları hedef alan 5 bin 132 dini nefret suçu kaydedildi. Bu sayı, bir önceki yıl 4 bin 479 olarak kayıtlara geçmişti.
Böylece Müslümanlar, hedef alınan dinin belirlendiği veya “bilinmiyor” olarak kaydedildiği dini nefret suçlarının yüzde 46’sını oluşturdu ve mutlak sayıda en fazla hedef alınan dini topluluk oldu.
Artış, İngiltere genelinde Müslüman karşıtı düşmanlık, aşırı sağ gösteriler ve camilere yönelik saldırılara ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde yaşandı.
İngiltere ve Galler’de aynı dönemde toplam 146 bin 825 nefret suçu kaydedildi. Bu rakam, önceki yıla göre yüzde 7’lik artış anlamına geliyor.
Dini nefret suçları yüzde 13 artarak 11 bin 419’a, ırkçı saiklerle işlenen nefret suçları ise yüzde 9 artışla 107 bin 926’ya yükseldi.
İçişleri Bakanlığı, Metropolitan Polisi verileri karşılaştırmanın güvenilirliğini etkilediği için hariç tutulduğunda, hem ırkçı hem de dini nefret suçlarının kayıtlardaki en yüksek yıllık seviyeye ulaştığını bildirdi.
Protestolar ve uluslararası çatışmalar etkili oldu
Raporda, İslamofobik suçlarda özellikle Eylül 2025 ve Mart 2026 dönemlerinde belirgin artışlar yaşandığı belirtildi.
Eylül ayındaki yükseliş, bir dizi protesto ve kamu düzeni olayının yaşandığı döneme denk gelirken, Mart ayındaki artışın ise 28 Şubat’ta ABD ile İran arasında başlayan savaşın ardından gerçekleştiği kaydedildi.
İçişleri Bakanlığı ayrıca Temmuz 2024’te Southport’ta yaşanan cinayetlerin ardından Müslüman karşıtı suçlarda yaşanan büyük artışa dikkat çekti. Saldırganın kimliği ve dini hakkında ortaya atılan yanlış iddiaların İngiltere’nin birçok kentinde şiddet olaylarını körüklediği belirtildi.
Karşılaştırılabilir aylık verilerde Ağustos 2024, Müslümanlara yönelik dini nefret suçlarının en yüksek seviyeye ulaştığı ay olarak kayıtlara geçti.
Yeni veriler, Müslümanlara yönelik düşmanlığın yalnızca büyük olayların hemen sonrasıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor.
Polis kayıtlarına göre Müslümanlar, dini saikle işlenen nefret suçlarında en fazla hedef alınan topluluk olmayı sürdürüyor.
Bununla birlikte, nüfusa oranlandığında en yüksek nefret suçu oranı Yahudilere yönelik kaydedildi. Her 10 bin Yahudi başına 117 dini nefret suçu düşerken, Müslümanlarda bu sayı 13 olarak kaydedildi.
Öte yandan İngiltere ve Galler Suç Araştırması’nın 2022-2025 yılları arasında yapılan görüşmelere dayanan verileri, Müslüman yetişkinlerin yüzde 0,8’inin yıllık olarak dini nefret suçuna maruz kaldığını tahmin ediyor. Yahudi yetişkinlerde bu oran yüzde 0,4 olarak hesaplandı.
İçişleri Bakanlığı, polis kayıtları ile mağduriyet araştırmaları arasındaki farkın; suçların eksik bildirilmesi, araştırmaların kapsadığı suç türlerinin farklı olması ve bir kişinin birden fazla suçu bildirebilmesi gibi faktörlerden kaynaklanabileceğini belirtti.
Irkçı nefret suçları rekor seviyede
İslamofobideki artış, İngiltere ve Galler genelinde ırk ve din temelli nefret suçlarındaki daha geniş çaplı yükselişin bir parçası oldu.
Irkçı saikle işlenen suçlar, polis kayıtlarındaki tüm nefret suçlarının yaklaşık yüzde 74’ünü oluşturdu. Bu kategorideki 107 bin 926 vaka, önceki yıl kaydedilen 98 bin 890 vakaya göre yüzde 9 artış gösterdi.
İçişleri Bakanlığı, artışta kamu düzenini bozma ve yaralanmayla sonuçlanmayan saldırılardaki yükselişin etkili olduğunu belirtti.
Yahudileri hedef alan nefret suçları da yüzde 10 artarak 2 bin 874’ten 3 bin 162’ye çıktı. Raporda, Ekim 2025’te Manchester’daki Heaton Park Sinagogu’na yönelik terör saldırısının ardından antisemitik suçlarda artış yaşandığı belirtildi.
Buna karşılık cinsel yönelim temelli nefret suçları yüzde 1 düşerek 21 bin 407’ye, engellilere yönelik nefret suçları yüzde 5 azalarak 10 bin 140’a geriledi. Trans bireylere yönelik nefret suçlarında da yüzde 4 düşüş kaydedildi.
Hükümetten mücadele sözü
Polislikten sorumlu bakan Sarah Jones, verilerin nefretin toplumları etkilemeye devam ettiğine ilişkin “çarpıcı bir uyarı” olduğunu söyledi.
Jones, insanların yalnızca kimlikleri nedeniyle tehdit ve şiddetin hedefi haline gelmesine hükümetin müsamaha göstermeyeceğini belirtti.
Hükümet, Müslüman ve Yahudi toplulukları ile ibadethanelerinin güvenliğini artırmak amacıyla ek kaynak sağladığını ve polislik alanında yeni düzenlemeler yaptığını açıkladı.
Hükümet ayrıca Müslümanlara yönelik ayrımcılık ve düşmanlığın daha iyi tanınmasını ve anlaşılmasını amaçlayan yeni bir Müslüman karşıtı düşmanlık tanımı kabul etti.
Ancak son veriler, özellikle camilere ve Müslüman topluluklara yönelik düşmanlığın arttığı bir ortamda, mevcut İslamofobiyle mücadele tedbirlerinin ne kadar etkili olduğu konusunda yeni soru işaretleri oluşturdu.
İçişleri Bakanlığı ise polis kayıtlarına geçen nefret suçu verilerinin toplumların yaşadığı nefret suçlarının tamamını yansıtmayabileceği konusunda uyarıda bulundu. Her olayın polise bildirilmediği, ayrıca suçların kayıt altına alınması ve tespit edilmesindeki değişikliklerin de istatistikleri etkileyebileceği belirtildi.
Son veriler, Mart 2026’ya kadar kaydedilen suçları kapsıyor ve takip eden altı ayda meydana gelen olayları içermiyor.

