Soykırım iddialarına ilişkin tasarıların ABD ve İsveç'te kabul edilmesi nedeniyle Erdoğan önceki gün Londra'da 'Türkiye'deki kaçak Ermenilerin ülkelerine gönderilebileceğini' söylemişti. Bu tehdide siyasiler ve sivil toplum örgütlerinden tepki gelmezken, Meclis'teki partilerden destek verenler de çıktı.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 15 Mart pazartesi günü TBMM Dışişleri Komisyonu toplantısına katılarak 1915 olaylarıyla ilgili yabancı ülke parlamentolarında alınan kararlar hakkında bilgi vermiş ve bakanlığının stratejisini TBMM ile paylaşmıştı. Arıtman, basına kapalı yapılan toplantıda "Başbakan övünüyor 70 bin kaçak Ermeni Türkiye'de çalışıyor diye. Yasaları uygulayalım ve sınır dışı edelim" dedi. Bakan Davutoğlu'nun ise "Böyle bir şey yapmak bu konuda bize karşı olan ülkelere koz vermek olur. Düşünsenize bütün ülkelerin gazeteleri sınır dışı edilen Ermenileri görüntüleyip yayımlar. Irkçılık görüntüsü oluşur. Türkiye de daha zor duruma düşer" karşılığını verdiği öğrenildi.
Arıtman'ın bu önerisi önceki gün de Başbakan tarafından dile getirildi. Erdoğan, BBC'ye, "Türkiye'de 170 bin Ermeni var, 70 bini vatandaşım, ama 100 binini idare ediyoruz. Gerekirse, bu 100 binine 'Hadi siz de memleketinize' diyeceğim" dedi.
AKP kanadından dün bu sözleri 'yumuşatma çabası' geldi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, "Başbakanımız sözleriyle Türkiye'nin bu konudaki iyi niyetini ve attığı olumlu adımları ifade etmiştir" dedi. Başbakan Erdoğan'a Londra'da eşlik eden AKP Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Suat Kınıklıoğlu ise yazılı açıklamasında "Başbakan'ın, Türkiye'de yaşayan kaçak Ermeni vatandaşlarına gösterilen toleransa vurgu yaptığını, yıllardır Türkiye'de yaşayan Ermenilere 2005 yılından bu yana sürdürülen iyi niyet ve normalleşme çabalarının bir yansıması olarak pek dokunulmadığını, Erdoğan'ın bu durumu Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleşmesine zarar veren karar tasarılarının alındığı bir dönemde kamuoyuna hatırlatma gereği duyduğunu" iddia etti.
CHP'li Arıtman ise Başbakan'ın kendi önerisini değerlendirdiğini söyledi:
"Bunu ilk olarak Meclis Dışişleri Komisyonu'nda sayın Onur Öymen ile birlikte gündeme getirmiştik. Ama Bakan olumlu karşılamadı. Şu anlaşılıyor ki Bakan ve Başbakan önleyici tedbirlerle ilgili görüşmemişler veya sayın Davutoğlu Başbakan'a aktardıktan sonra aklına yattı. Bir anlamda CHP grubunun önerisini Başbakan kabul etti."
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen ise "Biz bunu söylediğimiz zaman Bakan yanaşmıyor, şimdi Başbakan söyleyince ofsaytta kaldılar" diye konuştu.
Baykal karşıymış
CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek ise öneriyi "Kaçak işçilerin içinden sadece Ermeni kökenlileri ayırmak son derece yanlıştır. Pek çok ülkeden milyonlarca kaçak çalışan insan varken, onların hiçbiri için bir önlem almayıp, sadece Ermeniler için bir karar almak ayrımcılıktır. Buradaki Ermeni vatandaşlarımızı da tedirgin eder" diye eleştirdi.
CHP İzmir Miletvekili Ahmet Ersin de Başbakan'ın çok yanlış bir ifadede bulunduğunu vurgulayarak, "Girişine göz yumduğun Ermenileri, sözde soykırım iddiaları nedeniyle sınır dışı etmeye kalkışmak insan haklarına aykırıdır. Bir insanlık suçudur" dedi. Ersin, Arıtman ve Öymen'in de kendi kişisel görüşlerini yansıttığını söyledi.
CHP lideri Deniz Baykal ise gün boyu sessiz kaldığı konuyu, partisinin MYK'sında değerlendirdi. Baykal'ın şöyle dediği belirtildi:
"Bu vahim bir açıklamadır. Türkiye'de çalışmaya gelen insanların, bir ihtilafın çözümünde koz gibi kullanılmak istenmesi insan haklarına aykırı. Kesinlikle kabul edilemez bir şey. Çeşitli kişilerin görüşü olabilir, muhalefet milletvekili de bir şey söyleyebilir ama bunlar sonuç verecek ifadeler değildir, belki yanlış ifadelerdir diyebilirsiniz. Ama bir Başbakan, onları dışarı atma yetkisini elinde bulunduran kişi bu sözleri söylediği zaman bu çok vahimdir. Başbakan'ın bu açıklamasını kesinlikle kabul etmiyoruz."
MHP'den örtülü destek
TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi MHP Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay, "Sayın Başbakan ile sayın Dışişleri Bakanı'nın müşterek bir kanaati olmayan bir konuda bizim durumu tespit etmemizin bir anlamı yok" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise "Türkiye'de kaçak çalışmak yasal mı? Başbakan yasal olmayan bir işin meşru olduğunu kabul ediyor. Hükümetin kayıt dışı istihdam ile kaçak işçiyle mücadele etmesi gerekiyor. Bunu bir koz olarak kullanmak meşru kabul etmektir. Hükümet, Ermenistan'ın işsizini mi sübvanse ediyor? Bu yapmadığı görevi itiraftır. Hükümet demek ki bunu Ermenistan ile ilişkiler konusunda bir koz olarak kullanıyor ve bu kadar işsizliğin olduğu bir yerde buna göz yumuyor" dedi.
Kaplan: Türkiye'ye haksızlık
BDP'den de 'resmi' bir açıklama gelmezken, Milletvekili Hasip Kaplan, Başbakan Erdoğan'a tepki gösterdi: "Böyle bir yaklaşım tarzı Türkiye'ye yapılacak büyük haksızlıklardan birisidir. 72 milyonluk güçlü bir Türkiye'nin böyle bir yola başvurması dış politikada yalnızlaştırır ve şimşekleri Türkiye'nin üzerine çeker. Doğru bir yaklaşım değil, hukuki de değil." BDP'li Ufuk Uras da böyle bir önerinin 21. yüzyılda ikinci tehcir anlamına geleceğini belirtti.
(ZİHNİ ERDEM / RİFAT BAŞARAN – Radikal)
Söz konusu röportaj