''Hakim Paradigmanın Kuşatması ve Gençlik'' Semineri

''Hakim Paradigmanın Kuşatması ve Gençlik'' Semineri

İlkeli Çocuk ve Gençlik Derneği (İlkder)‘in düzenlemiş olduğu aylık konferansların bu ayki konusu ''Hakim Paradigmanın Kuşatması ve Gençlik'' idi. 27 Aralık Pazar günü dernek binasında gerçekleştirilen semineri Özgür-Der İzmir şubesi başkanı Nurcan Büyük

Seminerden notlar :

Batılı gençlik tarihi araştırmacılarına göre gençlik, modernitenin, kentleşmenin ve endüstri toplumunun bir ürünüdür. Gençliğin belirgin bir sosyal kategori olarak ortaya çıkması modern sanayi toplumunun ortaya çıkmasına dayanır. Gençlerin siyasal sahneye çıkışı 19. yy 'da gerçekleşir. Ulus devletlerin kurulma aşamasında gençlik çift yönlü bir rol oynar. Bir yandan ilerinin insan gücünü, diğer taraftan toplumun inşasını üstlenen faktörlerden biri olarak görülür. Genç kavramı modernitenin bir ürünüdür. Osmanlıda 2.Mahmut'un sisteme dahil ettiği ilk laik okullarda gençler eğitim görmeye başlar. Bu gençler ileride modernleşme akımının önemli taşıyıcıları olacaklardır ve Jön Türkler 'in temelini oluştururlar. Cumhuriyetle beraber gençliğin eğitimi devletin asli görevlerinden biri olur. Eğitimci ''İrfan ordusu'' nun görevi ''milletin istikbalini yoğurmak'' olacaktır. 1940lı yıllara dek öğrenci hareketlerinin parti politikaları doğrultusunda yönlendiğini görüyoruz. Türkiye'de üniversite öğrencilerinin siyasi tutumları incelendiğinde gençlerin tutumlarında özgürlükçü eğilimlerden çok ''otoriter'' ve ''elitist'' eğilimlerin ağır bastığı görülür. Batıdaki 68'liler hareketinin idealleri ve talepleri Türkiye gençliği tarafından tam kuşatılamamıştır. Bugünkü gençlik ise, giyimi kuşamı ile tüketim kültürünün esiri olmuş, magazin programları dışında genel kültürü olmayan, dolayısıyla politik görüşüde olmayan, diğer kuşakların onların varlıklarından adeta utanç duydukları bir gençlik, kayıp bir kuşak. Bütün olumsuzluklar gençlere yükleniyor, fatura onlara çıkartılıyor. Biz Müslümanlar olarak bütün bu olumsuzluklara rağmen ne yapabiliriz? Öncelikle net bir kimlik oluşturulmaya çalışılmalıdır. Bu da Kur'an ve Sünneti merkeze alarak gerçekleşebilir. Temiz bir akide oluşturulmalı. Alternatif eğitim çalışmaları üzerinde yoğunlaşılmalı, Kitabı hayatla, hayatı da Kitapla öğretmeye çalışılmalıdır. Peygamberin örnekliği öne çıkarılmalıdır. Disiplin için gece kalkışları, gündüz okumaları yapılmalıdır. Sorumluluklar verilmelidir. Bireycilik aşılmalı, cemaatleşmenin önemi vurgulanmalıdır.  Samimi bir ortamda gerçekleşen program, dinleyicilerden gelen soruların cevaplanmasıyla sona erdi.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir