EY MÜSLÜMAN GENÇ!
Esma Akbalık / Doğru Haber
Okullar açılıyor…
Üniversiteler, dershaneler, sınıflar yeniden gençlerin sesleriyle dolacak. Yeni arkadaşlıklar kurulacak, yeni çevrelere girilecek, yeni imtihanlarla karşılaşılacak.
İşte tam da burada, ey Müslüman genç! Sana büyük bir soru düşüyor:
Gittiğin yere benzeyecek misin, yoksa gittiğin yere İslam’ın rengini mi taşıyacaksın?
Unutma!
Sen rüzgârın önünde savrulan bir yaprak değilsin. Senin bir kimliğin, bir davan, bir istikametin var.
Allah Teâlâ buyuruyor:
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” (Hûd: 112)
Öyleyse kalabalıkların yönüne değil, Rabb’inin gösterdiği istikamete bak!
Ey genç! Namazını kaybetme!
Derslerin yoğunlaşabilir, sınavların çoğalabilir, gelecek kaygın artabilir. Fakat sakın namazını hayatının kenarına itme!
Çünkü namaz, hayatın arasına sıkıştırılmış bir görev değil; hayatın kendisine yön veren kulluktur.
“Şüphesiz namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.” (Ankebût: 45)
Unutma: Bir diploma seni meslek sahibi yapabilir; fakat seni Allah katında değerli kılacak olan imanındır.
Ey genç! Arkadaşını seçerken geleceğini seçtiğini unutma!
Resûlullah ﷺ: “Kişi dostunun dini üzeredir.” (Tirmizî, Zühd, 45) buyuruyor.
Öyleyse seni namazından uzaklaştıran, harama alıştıran, hayâyı küçümseten, günahı normalleştiren arkadaşlıklara dikkat et.
Herkesle iyi geçin; ama herkesin gittiği yoldan gitme.
Çünkü “Herkes yapıyor!” hakikatin ölçüsü değildir.
Kur’an'ın ölçüsü bellidir: “Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah’ın yolundan saptırırlar.” (En‘âm: 116)
Ey genç! İslam’ı anlatmadan önce yaşa!
Senin en güçlü davetin sözlerin değil, ahlâkındır.
Kopya çekme.
Yalan söyleme.
Haksızlığa ortak olma.
Arkadaşını küçümseme.
Kimse görmese bile dürüst ol.
Çünkü belki de senin bir davranışın, bir insanın İslam hakkında vereceği hükmü değiştirecektir.
Peygamber Efendimiz ﷺ buyuruyor: “Sizin en hayırlınız, ahlâkı en güzel olanınızdır.” (Buhârî, Edeb, 38)
Öyleyse İslam'ı dilinle anlatmadan önce hayatınla göster.
Ey genç! Ortama teslim olma, ortama ışık ol!
Üniversitede…
Sınıfta…
Yurtta…
Dershanede…
Arkadaş çevrende…
Kimseye tepeden bakma. Kimseyi küçümseme. Fakat değerlerinden de utanma!
Dindarlığın kibir değil tevazu olsun.
İmanın sertlik değil merhamet olsun.
Davan insanlardan kaçmak değil, insanlara iyiliği ulaştırmak olsun.
Unutma: Bir mum, karanlığa benzeyerek aydınlatmaz.
Karanlığın içinde yanarak aydınlatır.
Sen de bulunduğun ortamın karanlığına karışma.
Işık ol!
Yeni eğitim yılı başlarken ey Müslüman genç!
Namazını koru.
İmanını koru.
Ahlâkını koru.
Arkadaşını seç.
İlmini artır.
Haram karşısında “hayır” demesini bil.
Ve gittiğin her yerde İslam’ın güzelliğinden bir iz bırak.
Çünkü sen sadece bir öğrenci değilsin.
Sen bu ümmetin umudusun.
Bugün oturduğun sınıf, yarın sorumluluk alacağın toplumun küçük bir aynasıdır.
Öyleyse kendine şu sözü ver:
“Ben zamana ve ortama göre şekil alan biri olmayacağım. Ben bulunduğum yere İslam’ın güzel ahlâkını taşıyacağım.”
Ve unutma ey genç:
Gittiğin yere benzeme!
Gittiğin yeri güzelleştir.
Çünkü imanlı bir genç, yalnızca kendi hayatını değil, dokunduğu hayatları da değiştirebilir biiznillah!
Rabbim bizi ve nesillerimizi istikametten ayırmasın inşallah!
Vesselam ve Dua ile

