Gazze'ye gemilerle insani yardım malzemesi ve sivil yolcu taşıyan gemilerin Türkiye ayağını oluşturan IHH kuruluşu, "Mavi Marmara" gemisi ve Gazze yolcularının iki gündür bulunduğu Antalya şehrinde bir basın toplantısı düzenledi. Gazze yolcularının konakladığı Antalya Kepez Spor Tesisleri Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen toplantıyı Gazze yolcuları, duyarlı vatandaşlar ve çok sayıda basın mensubu takip etti.
ÖNEMLİ İSİMLER KATILDI
Uluslararası İnsani Yardım (IHH) Başkanı Bülent Yıldırım, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum – Der) Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, Vatikan'da Bulunan Sürgündeki Qudüs Piskoposu Hilarion Capueci, İsrail Ulusal Demokratik Parti Milletvekili Hanin Zuabi, Cezayir Delegasyonu Sorumlusu Dr. Makri Abdurrezzaq, Yunanistan Gazze Gemisi Organizasyon Komitesi Başkanı Dimitris Plionis, İsveç Uppsala Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Mattias Gardell, Free Gaza (Özgür Gazze) Hareketi Filistin Temsilcisi Lubna Mesarwi, Viva Palestine (Yaşasın Filistin) Hareketi Büyük Britanya Temsilcisi Kevin Ovendem ve Palestine Solidarity Campaign (Filistin Dayanışma Kampanyası) Büyük Britanya Temsilcisi Sarah Colborne'nin katıldığı basın toplantısında sırasıyla Bülent Yıldırım, Hanin Zuabi Hilarion Capueci ve Ahmet Faruk Ünsal birer konuşma yaptılar.
50'DEN FAZLA ÜLKEDEN AKTİVİST VAR
IHH Başkanı Bülent Yıldırım, bugünkü gemi girişimini iki ay önce ilan ettiklerini belirterek başladığı konuşmasında, "Allah yardım etti ve yola çıktık. Biz yola vermeye karar verdiğimizde, bütün dünya buna inanmadı. Ama şimdi bütün dünya bize bakıyor" dedi. "Biz dünyanın huzurunu ve barışını istiyoruz" diyerek konuşmasını sürdüren Yıldırım, gemilerde dünyanın farklı ülkelerinden 35 milletvekilinin ve yüzlerce sivil yolcunun olacağını kaydetti. Türkiye'den özellikle milletvekili almadıklarını söyleyen IHH Başkanı, "Çünkü Türkiye'den bu gemiler yola çıkınca, İsrail propaganda yaptı; 'Bunu Türkiye devleti organize ediyor' dedi. Bunun aslı yoktur. Bu tamamen bir sivil organizasyondur. Bu aksiyona katılan tüm kuruluşlar bağımsız kuruluşlardır ve tüm yolcular sivildir. Aramızda 50'den fazla ülkeden aktivistler var" açıklamasında bulundu.
BÜTÜN DÜNYA YANIMIZDA
İsrail'in şimdi de psikolojik savaş ilan ettiğini sözlerine ekleyen IHH Başkanı Yıldırım, "Özel tutukevi açtılar, tutuklama kampı kurdular. Halbuki bu, İsrail için de kötü. Ve bizi muhatap alıp tutukladıkça bizi büyütüyor. İstemeden de olsa bizi dünyanın gözü önünde daha da büyütüyor" şeklinde konuştu. Sonra arkasında ayakta duran onlarca insanı gösteren Bülent Yıldırım, "Şimdi şu yanımdaki ve arkamdaki insanlara bir bakın. Bunlarda hiç tutuklama kamplarından korkacak göz var mı?" diye sordu. Daha sonra bazı belgeleri basın mensuplarına gösteren Yıldırım, "Biz aylar önce İsrail'e başvurduk, yardım götürmek istediğimizi ilettik. İşte belgesi! 700 tonluk gemiyle gitmek istediğimizi söyledik. Hatta şunu bile söyledik: 'Eğer IHH'dan çekiniyorsanız, başka isimlerle de gelebiliriz.' Buna cevap bile vermediler hala. Telefonlarımıza bile çıkmıyorlar" dedi. Sonra başka bir belgeyi daha gösteren Yıldırım, "Birleşmiş Milletler'in bize gönderdiği belge. BM bize diyor ki, 'Umarız bu yardımları İsrail engellemez.' Şimdi bütün dünya bizim yanımızda. Ve İsrail açıklama yapıyor, 'Gelirlerse gemileri vuracağız' diyor. Şunu söylemek istiyorum: 'Siyonizm hakkında dünya kamuoyunda ne kadar olumsuz kanaat varsa, İsrail son bir hafta içinde hepsinin doğruluğunu kanıtlamıştır. İsrail bir de diyor ki, 'Bunlar HAMAS'a yardım götürüyor. Bizim muhatabımız ne HAMAS, ne El Fetih, ne de diğer Sol hareketlerdir. Bizim muhatabımız halktır, Gazze halkıdır. Biz sadece insani yardım götürüyoruz" ifadelerini kullandı.
SARI KUŞ GAZZE'DE ÖZGÜRLÜĞE KANAT ÇIRPACAK
Sonra konuşmanın yapıldığı masaya, içinde sarı bir muhabbet kuşunun bulunduğu küçük bir kafes getirildi. Bu kafesi ve kuşu kendilerine, gemilerle Gazze'ye gidileceğini televizyondan öğrenen küçük bir çocuğun verdiğini söyleyen Yıldırım, çocuğun kafesi verirken, "Kafesin içindeki kuşu Filistin topraklarında özgür bırakmanızı istiyorum. Bu kuş özgürlüğü Filistin'de yaşasın ve göğe kanat çırpsın" dediğini söyleyerek, bu duyarlı çocuğun verdiği kuşu Gazze'de özgür bırakacaklarını duygulu gözlerle ifade etti. İsrail'in oradaki Türk vatandaşlarını bu yardım gemilerine karşı örgütlediklerini de belirtmeden geçemeyen Yıldırım, "İsrail'deki Türkler'i uyarıyorum: Adaletli olun. Zulme ortak olmayın!" çağrısını yaptı.
GAZZE DÜNYANIN EN BÜYÜK HAPİSHANESİ
İsrail Ulusal Demokratik Parti'nin Arap kökenli bayan milletvekili Hanin Zuabi ise, bu kampanyanın aslında çok gecikmiş bir kampanya olduğunun altını çizerek, Gazze'nin çoktandır bu yardımlara muhtaç olduğuna dikkat çekti. "160 tane okulun yerle bir edildiği, yüzlerce evin yıkıldığı, insanların sokaklara atıldığı yer, Gazze. Şu anda Gazze, dünyanın en büyük hapishanesidir" sözleriyle konuşmasına devam eden Zuabi, "Bugün elektriği, suyu, hiçbir şeyi olmayan 1, 5 milyonluk Gazze halkından bahsediyoruz" ifadelerini kullandı. Bu yardımları engellemekte ısrar etmenin işgalde ısrar etmek anlamına geldiği değerlendirmesinde bulunan İsrail milletvekili, İsrail'in işgalde ısrar ettiğine vurgu yaptı. "İsrail oradaki halkı sessiz bir şekilde kuşatmak ve ambargoyu sessiz bir şekilde sürdürmek istiyor" diyen Hanin Zuabi, İsrail halkının bugüne kadarki sessizliğinin aslında sessizce ambargoyu onaylamak anlamına geldiğine işaret etti. "Fakat bu uluslararası girişim, İsrail içinde de tartışmalara yol açmıştır" diyen İsrail Ulusal Demokratik Parti'nin Arap kökenli milletvekili, İsrail parlamentosu Knesset'te Arap azınlığın haklarını korumak için bulunduğunu dile getirdi.
32 YIL SONRA VATAN TOPRAKLARINA AYAK BASMAK
Daha sonra söz alan Sürgündeki Qudüs Piskoposu Hilarion Capueci ise, konuşmacılar arasındaki en heyecanlı ve duygusal konuşmayı yapan isim olarak duyarlı vatandaşların büyük takdirini topladı. Vatikan'da ikamet eden, Filistin asıllı, Qudüs Başpiskoposluğu yapmış, 4 yıl İsrail hapishanelerinde yatmış olan Papaz Capueci, "32 yıldır kendi vatanımdan uzakta, sürgünde, Filistin halkından uzakta yaşamaya mahkum edildim. Bunca yıl aradan sonra Gazze'den başlayarak Filistin topraklarını ve Filistin halkını yeniden görmenin heyecanı ve mutluğunu ifade edecek kelime bulamıyorum. 32 yıl sonra ilk kez bu gemilerle Filistin topraklarına, kendi ülkemin topraklarına ayak basacağım" bilgisini verdi. Capueci, "Ne kadar zorlu, ne kadar uzun süreli olursa olsun, İsrail işgaline karşı mücadele edip kendi vatanımıza kavuşma arzumuzdan asla vazgeçmeyeceğiz" dedi. "Biz yardımları Gazze halkına teslim edip geri döneceğiz ama Qudüs, özgür ve bağımsız Filistin'in başkenti olana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz" sözlerini yüksek sesle haykıran Başpiskopos Hilarion Capueci'nin sözleri dinleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. İsrail ne yaparsa yapsın, Allah'ın yardımıyla galip geleceklerine inandıklarını söyleyen Capueci, "Allah'ın yardım ettiği insanlara kim ne yapabilir ki?" diye sordu. Allah'ın yardımıyla özgür ve bağımsız Filistin devletini, kendi devletlerini kuracaklarını söyleyen Capueci, "Başkenti Qudüs olan Filistin devletini kurana kadar mücadeleye devam edeceğiz" dedi. Mazlum – Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ise yalnızca birkaç cümle ile yetindiği konuşmasında, gemilerle yapılacak bu yolculuğa katılan herkesi tebrik etti.
İBRAHİM SEDİYANİ
Haksöz-Haber / Antalya

Vatikan Sürgündeki Qudüs Piskoposu Hilarion Capueci

(Soldan sağa) Yunanistan Gazze Gemisi Organizasyon Komitesi Başkanı Dimitris Plionis, İsveç Uppsala Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Mattias Gardell, Free Gaza Hareketi Filistin Temsilcisi Lubna Mesarwi, İsrail Ulusal Demokratik Parti Milletvekili Hanin Zuabi, IHH Başkanı Bülent Yıldırım, Vatikan Sürgündeki Qudüs Piskoposu Hilarion Capueci ve Mazlum – Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal

IHH Başkanı Bülent Yıldırım (ortada), bugünkü gemi girişimini iki ay önce ilan ettiklerini belirterek, "Allah yardım etti ve yola çıktık. Biz yola vermeye karar verdiğimizde, bütün dünya buna inanmadı. Ama şimdi bütün dünya bize bakıyor" dedi. İsrail Ulusal Demokratik Parti'nin Arap kökenli bayan milletvekili Hanin Zuabi (solda) bu kampanyanın aslında çok gecikmiş bir kampanya olduğunun altını çizerek, Gazze'nin çoktandır bu yardımlara muhtaç olduğuna dikkat çekti. "160 tane okulun yerle bir edildiği, yüzlerce evin yıkıldığı, insanların sokaklara atıldığı yer, Gazze. Şu anda Gazze, dünyanın en büyük hapishanesidir" sözleriyle konuşmasına devam eden Zuabi, "Bugün elektriği, suyu, hiçbir şeyi olmayan 1, 5 milyonluk Gazze halkından bahsediyoruz" ifadelerini kullandı. Sürgündeki Qudüs Piskoposu Hilarion Capueci ise (sağda), "32 yıldır kendi vatanımdan uzakta, sürgünde, Filistin halkından uzakta yaşamaya mahkum edildim. Bunca yıl aradan sonra Gazze'den başlayarak Filistin topraklarını ve Filistin halkını yeniden görmenin heyecanı ve mutluğunu ifade edecek kelime bulamıyorum. 32 yıl sonra ilk kez bu gemilerle Filistin topraklarına, kendi ülkemin topraklarına ayak basacağım" dedi.

Konuşmanın yapıldığı masaya, içinde sarı bir muhabbet kuşunun bulunduğu küçük bir kafes getirildi. Bu kafesi ve kuşu kendilerine, gemilerle Gazze'ye gidileceğini televizyondan öğrenen küçük bir çocuğun verdiğini söyleyen Yıldırım, çocuğun kafesi verirken, "Kafesin içindeki kuşu Filistin topraklarında özgür bırakmanızı istiyorum. Bu kuş özgürlüğü Filistin'de yaşasın ve göğe kanat çırpsın" dediğini söyleyerek, bu duyarlı çocuğun verdiği kuşu Gazze'de özgür bırakacaklarını duygulu gözlerle ifade etti.
