İngiliz The Telegraph gazetesinin ortaya çıkardığı bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın kurduğu Barış Kurulu’nun beş üyesinin, kısa süre önce ABD ordusundan 150 milyon dolara (112 milyon sterlin) varan bir sözleşme alan küçük bir Siyonist silah şirketiyle bağlantıları bulunuyor.
İngiliz gazetesinin haberine göre söz konusu şirket, yapay zekâ destekli tüfek nişangâhları üretiyor ve Gazze’deki çatışmalarda test edilmiş insansız hava araçları imal ediyor.
Bir başka şirket, işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimlerin inşasını finanse ederken, üçüncü bir şirket ise 7 Ekim saldırılarından önce Hamas’ın Gazze’deki askerî tünellerini gizlemesine yardım ettiği iddiasıyla ABD mahkemelerinde açılan davalarla karşı karşıya.
Çıkar çatışmalarına ilişkin tablo bununla da sınırlı değil. Seçenekler arasında Doha’da “Trump International” adını taşıyacak yeni bir golf sahasına milyarlarca dolarlık yatırım ile Pegasus adlı tartışmalı telefon casus yazılımını geliştiren bilgisayar mühendisinin kurduğu bir siber güvenlik şirketi de bulunuyor.
İngiliz gazetesinin araştırması, ABD öncülüğünde Gazze’deki savaşı sona erdirmek ve yıkıma uğrayan Filistin topraklarını yeniden inşa etmek amacıyla kurulan Barış Kurulu bünyesindeki olası çıkar çatışmalarını gözler önüne serdi.
Gazze’de “ateşkesin” yürürlüğe girmesinden bu yana geçen bir yılda 1.400’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü belirtilirken, 2,1 milyonluk nüfusun yaklaşık üçte ikisi çadırlarda ve geçici barınaklarda yaşamını sürdürüyor.
Ortaya çıkan bulguların, kurulu başından beri eleştiren çevrelerin tepkilerini güçlendirmesi bekleniyor. Eleştirmenler, Barış Kurulu’nu “yağma ve yolsuzluğa dayalı, zengin bir azınlığın yönetimi için hazırlanmış bir reçete” olarak nitelendiriyor.
Bu kesimler, savaşları sona erdirme ve ülkeleri yeniden inşa etme gibi hayati görevlerin milyarder yatırım fonu yöneticileri ve emlak devleri yerine profesyonel diplomatlara verilmesi gerektiğini savunuyor.
Buna karşılık bazıları ise ticari çıkarların bu yapının temel itici gücü, hatta varlık nedeni olduğunu ileri sürüyor. Onlara göre bölgedeki farklı tarafların mali çıkarlarının bir araya getirilmesi, çatışmaların yerini nihayetinde barışa bırakmasını sağlayabilir.

