Basın açıklamasının tam metni:
TÜRKİSTAN-I ŞARKİ, SWAT VADİSİ, TAYLAND PATANİ'DE VAHŞET! UTAN OBAMA .., UTAN EY DÜNYA! UTANIN EY ABD DESTEKÇİSİ YÖNETİMLER!..
Gazze vahşetinin şoku devam ederken, Türkistan-ı Şarki'de Çin vahşetinin bilançosu; 1500 sivil şehide ulaştı. Bugün Swat katliamı bilançosu; 3000 şehit. Yaklaşık 3 milyon Müslüman arazi şartlarında yaşam savaşı veriyor. Tayland katliamıyla namaz üzerinde onlarca Müslüman şehit edildi. Avrupa'nın ortasında Almanya'da Mısırlı bir Müslüman kadın 3 yaşındaki çocuğunun gözü önünde hem de mahkeme salonunda alçakça şehit edildi, eşi ise komalık.
Bu mu AB'nin ve yeni ABD başkanının insan hakları, barış, kardeşlik havariliği?.. Bu mu İslam ile savaşmayan ABD'nin dünya liderliği? Bu mu ABD politikalarına stratejik ortaklık, bu mu dünya Müslümanlarının hamiliği?
30 milyon Müslüman'ın yaşadığı Doğu Türkistan, 1876'dan beri Çin'in işgali altındadır. Devletlerin vazifesi, mekan isimlerini değiştirmek değil adalet, hizmet ve barışı egemen kılmak iken Türkistan-ı Şarki olarak bilinen bölgenin adı, işgal sonrasında Çince "yeni fethedilmiş" manasına gelen "Sincan" olarak değiştirilmişti. Bazı basın yayın kuruluşlarında olayın "Sincan bölgesinde etnik çatışma" şeklinde duyurulması bile en hafifi ile bir duyarsızlık ve insani değerlere ihanettir.
Sivillere Yapılan İnsanlık Suçudur. Bu suçu İsrail' Gazze'de, ABD ve Pakistan Swat'ta, Çin ise Doğu Türkistan'da fiilen işlemektedir. Kapitalist şefler, Komünist şefler, dünyanın en büyük Siyonist din baronları ve onlara destek olan İslam ülkelerinin sözde Müslüman yöneticileri hepiniz suçlusunuz!..
Çin zulmü zorunlu göç, kültürel ve dini yasaklar, eğitim-sağlık eşitsizliği, zorunlu kürtaj, barışçı gösterileri kana bulamak, keyfi gözaltılar ile düzmece idamların neticesinde bu aşamaya gelmiştir. İnsan olma sorumluluğu; zulüm nerede ve kime karşı olursa olsun karşı durmayı, inisiyatif almayı gerektirir. İnsan hakları, demokrasi, özgürlük havarisi Yeni Dünya Düzeni; Halepçe, Hama, Kafkas, Bosna, Gazze ve daha yüzlerce Müslüman katliamında olduğu gibi yine sessiz yine tepkisiz.
Kapitalist dünya, Çin'deki ucuz-köle işgücünün ürünlerini doyumsuzca tükettiği için en az Çin diktatörlüğü kadar suçludur. Komünizmle Kapitalizm, birbirine karşı gibi dursalar bile, İslam'a ve masum halklara karşı aynı makasın iki ucu gibi vahşet sergilemektedir.
5 Temmuz akşamı yaşanan katliamı iki işçi grubu arasındaki çatışma gibi göstermek ve duyurmak evet bir ihanettir. Çin diktatoryası gerçekleri gizlemeye çalışıyor ancak yaşananlar yüz yılı aşkın bir süredir devam eden zulmün sosyolojik patlamasından başka bir şey değildir. Yeter artık ey dünya sisteminin ele başları!.. Hala gerçekleri anlamayacak mısınız? İdeoloji ve felsefelerle insanlığa kaybettirdiğiniz asırlar yetmez mi? Şimdi de Kapitalizmin ve Komünizmin iflasını, "yeni bir dünya dini" icat ederek örtmeye çalışıyorsunuz. Dünyaya hak, adalet, eşitlik ve özgürlük getirecek Tevhid'in son şekli İslam'ın önüne barikat kurmaktan vazgeçmeyecek misiniz? Gizleseniz de her gün yüzlerce ABD vatandaşının Müslüman olduğunu, Avrupa'da İslam'ın hızla yayıldığını biliyoruz. Size barışçı bir formatta sesleniyoruz? İslam'ı özgür bırakır, İslam'la savaşmaktan vazgeçerseniz göreceksiniz kısa zamanda sizin haklarınız da zayi edilmeyecek, hepiniz kendi ülkenizde kendi inanç ve felsefelerinizle yaşamaya devam edeceksiniz. Sözü Arap, aklı İran, hayali Hind, yüreği Kürd ve Bileği Türk olan İslam ve onun muazzez kültürü, evrensel olanı ve adaleti egemen kılacak bir örnekliği daha önce sergilediği gibi bugün de aynı potansiyeli haizdir. Bu size Müslümanların maşeri vicdanlarının tavsiyesidir. Hafife almayın! Bunlar sizin selametiniz içindir… Eğer sözlerinizden döner, uluslararası sözleşmeleri çiğnemeye devam ederseniz, sizi dünya ve ahrette uğrayacağınız korkunç sondan Müslümanlar bile kurtaramayacaktır.
Çin hükümeti temel insan hakları ihlallerinden ve Müslümanlara uyguladığı soykırımdan derhal vazgeçmeli Müslüman Uygurların insanca yaşam haklarına saygı göstermelidir. Birleşmiş Milletleri ve tüm ülkeleri, Uluslar arası kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütlerini ve insan haklarına duyarlı vicdan sahibi insanları Çin'in Doğu Türkistan'da uyguladığı bu vahşete karşı tavır almaya, tepki göstermeye çağırıyoruz.
1998'de Üçlü Koalisyon Hükümeti'nin 36 sayılı genelge ile Doğu Türkistan'a insani yardımın engellenmesi uygulaması kaldırılarak insani yardımlar için kollar sıvanmalıdır. Hükümet çetin bir sınavın eşiğindedir ve siyaset ahlakı ile hukuku reel-politiğe kurban etmeden sorumluluğunu yerine getirmelidir. Türkiye'nin İslam dünyası üzerindeki hami rolünü yeniden üstlendiğini iddia edenler derhal inisiyatif almalıdır. Aksi halde, , vahşet ateşi hükümeti de yakacaktır.
Bir tarafta Komünist, diğer tarafta Kapitalist zalimlerin eliyle mazlum halklara reva görülen zulmün hesabı, elbette daha çetin olur. Katliama tabi tutulan Müslüman kardeşlerimizle dayanışma içindeyiz ve insanlığını unutmamış vicdan taşıyan herkesi bu vahşete itiraz edip sorumlularını maddi-manevi lanetlemeye çağırıyoruz…
Platform adına Abdurrahim Çelik
Özerk Diyanet Evkaf Sendikası Genel Sekreteri
BASIN BİLDİRİSİNE DESTEK VEREN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
1- ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ 2- AYDER 3- BÜLBÜLZADE VAKFI 4- ERDEMLİLER CEMİYETİ 5- FURKAN DERNEĞİ 6- GAİM-DER 7- İ.H.H.-DER 8- KALEM-DER 9- KAR-DER 10- MAZLUM-DER 11- ÖĞ-DER 12- ÖZERK DİYANET EVKAF SENDİKASI 13- SUFFA ERNEĞİ 14- ŞAHİN-DER 15- VAHDET VAKFI GAZİANTEP TEMSİLCİLİĞİ

