Filistin Esir Araştırmaları Merkezi, işgal yönetiminin Gazze Şeridi'nden alıkoyduğu Filistinli esirlere yönelik uygulamalarının savaş suçu niteliği taşıdığını belirterek, sistematik işkence, zorla kaybetme ve kötü muamelenin yüzlerce esirin yaşamını tehdit ettiğini açıkladı. Merkez, son dönemde kabul edilen idam yasasının da Gazze esirleri açısından ciddi bir tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu.
Merkezin perşembe günü yayımladığı raporda, Gazze'den alıkonulan Filistinli esirlerin, "tutuklandıkları ilk andan itibaren maruz kaldıkları ölümcül işkenceler ile son dönemde kabul edilen idam yasasının uygulanma tehdidi arasında sıkıştıkları" ifade edildi.
Raporda, bugüne kadar kimlikleri tespit edilebilen 52 Filistinli esirin işkence sonucu şehit olduğu belirtilirken, yüzlerce esirin de idam yasasının uygulanması halinde yaşamlarının ciddi risk altında olduğu vurgulandı. Merkez, uluslararası toplumun sessizliğini ise insan hakları söylemiyle çelişen bir tutum olarak değerlendirdi.
"Şabak Sistematik İşkence Uyguluyor"
Merkez Müdürü Riyad el-Eşkar, işgalci İsrail iç istihbarat teşkilatı Şabak soruşturmacılarının Gazze'den alıkonulan Filistinli esirlere uluslararası hukuk tarafından yasaklanan çok sayıda işkence yöntemini sistematik biçimde uyguladığını söyledi.
El-Eşkar, sorgu süreci sona erdikten sonra da esirlerin aşağılanmaya, temel haklarından mahrum bırakılmaya ve fiziksel ile psikolojik baskıya maruz bırakıldığını belirterek, bu uygulamaların onları "ölümün eşiğine sürüklemeyi" amaçladığını ifade etti.
"Mezbaha" Olarak Anılan Bölüme Erişim Yasak
El-Eşkar, işgal makamlarının Gazze esirlerini ziyaret etmek isteyen avukatlar ile uluslararası kuruluş temsilcilerine hâlâ izin vermediğini aktardı.
Özellikle Ramle Hapishanesi'ndeki "Rakevet" bölümüne dikkat çeken El-Eşkar, Filistinli esirlerin buraya "Mezbaha" adını verdiğini belirtti.
Yer altında bulunan bu bölümde esirlerin mezarları andıran koşullarda tutulduğunu kaydeden El-Eşkar, işgal güçlerinin onları dış dünyadan tamamen izole ederek her türlü kötü muamele ve baskıyı uyguladığını söyledi.
Elektrik İşkencesi, Köpekli Saldırılar ve Cinsel Şiddet
Rapora göre yüzlerce Filistinli esir, sorgu sırasında ağır insan hakları ihlallerine maruz kalıyor.
Belgelenen ihlaller arasında;
- Vücudun hassas bölgelerine elektrik verilmesi,
- Polis köpeklerinin esirlerin üzerine salınması,
- Eller bağlı şekilde saatlerce kavurucu güneş altında, başları yere eğik biçimde bekletilmeleri,
- Ağır fiziksel şiddet uygulanması,
- Su verilmemesi,
- Bazı esirlere yönelik cinsel saldırı ve tecavüz vakaları
yer alıyor.
Açlık Politikası ve Temel Hakların Engellenmesi
Merkezin raporuna göre sorgu süreci, bazı durumlarda aylarca devam ediyor. Ardından koğuş ve hücrelere nakledilen Filistinli esirler, yaşamın en temel ihtiyaçlarından dahi mahrum bırakılıyor.
Esirlerin uzun süre banyo yapmalarına izin verilmediği, namaz kılmalarının ve Kur'an-ı Kerim okumalarının engellendiği, yeterli kıyafet verilmediği aktarıldı.
Raporda ayrıca işgal yönetiminin uyguladığı sistematik aç bırakma politikasının, çok sayıda esirin kilosunun yarıya kadar düşmesine yol açtığı, fiziksel ve sözlü saldırıların ise aralıksız sürdüğü kaydedildi.
Zorla Kaybetme Suçu Devam Ediyor
Riyad el-Eşkar, işgal yönetiminin Gazze Şeridi'nden alıkoyduğu Filistinlilere yönelik zorla kaybetme suçunu da sürdürdüğünü belirtti.
Bunun yalnızca hayatta olan esirleri değil, infaz edilen Filistinlileri de kapsadığını ifade eden El-Eşkar, işgal güçlerinin soykırım savaşının başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'den 15 binden fazla Filistinliyi alıkoyduğunu söyledi.
Bu kişiler arasında çocuklar, kadınlar, yaralılar ve engellilerin de bulunduğunu belirten El-Eşkar, binlerce kişinin farklı sürelerle alıkonulduktan sonra serbest bırakıldığını ifade etti.
Yaklaşık 1800 Gazzeli Hâlâ İşgal Hapishanelerinde
Merkezin verilerine göre işgal yönetimi halen Gazze Şeridi'nden yaklaşık 1800 Filistinliyi hapishanelerde tutuyor.
Bu kişilerin tamamı işgal makamlarınca "yasa dışı savaşçı" olarak sınıflandırılıyor. Ancak merkeze göre bunların büyük çoğunluğu sivillerden oluşuyor.
Tutulanlar arasında işgal yönetiminin "elit birlik esirleri" olarak nitelediği yaklaşık 350 Filistinli ile 360 sağlık çalışanı da bulunuyor.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.