Başkaya röportajında şunları anlatıyor: "Bugün Ergenekon, hesaplaşma anlamına geliyor. Hükümet bir koz ortaya atınca diğeri karşı kozla cevap veriyor. Mesela hükümet Şemdinli olayında ve Dink cinayetinde gerçekten hukuka ve demokratik ilkelere uygun bir tavır ortaya koyabilseydi hem kamuoyu hem kendileri açısından çok farklı olabilirdi. Böyle demokratik ilkeleri yok. O zaman da bir adım ileri, iki adım geri gibi bir belirsizlik çıkıyor ortaya. Tabii asıl devlet partisi kanadının önümüzdeki dönemde ne gibi çıkışlar yapacağını tahmin etmek zor ama boş durmayacaklarını tahmin edebiliriz. Mesela etkisi çok büyük olacak sansasyonel birtakım siyasi cinayetler de dahil. Bunların sicilinde bunlardan çok var. Yani ortalık karışabilir, süreç daha gergin ve çatışmalı bir hale gelebilir. Fakat hükümet karşı tarafın saldırısını etkisizleştirmek için bugünkü yaklaşımlarda ısrar ederse bu işten kârlı çıkma şansı zayıflayabilir."
Başkaya, CHP'nin son seçimlerden önce Meclis'te tek muhalefet partisi olduğunu hatırlatıyor. Muhalefet partisinin özgürlükçü olması gerekirken CHP'nin bunun aksine tavır sergilediğini söylüyor. Başkaya, "CHP'nin tavrı hiçbir zaman muhalefet partisi tav-rı değildir." diyor. (Zaman)