Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa-İzmir Otoyolu Badırga Mevkii'nde gerçekleştirilen, "Bursa Şehir Hastanesi ve İstanbul-İzmir Otoyolu Ortak Açılış Töreni'ne katılarak vatandaşlara hitap etti.
Geçen 17 yılda yaptıkları hizmetler, yatırımlar, gerçekleştirdikleri reformlarla Türkiye'yi egemenliğini gerçek anlamda kullanabilen bir ülke haline getirdiklerini belirten Erdoğan, bugün maruz kalınan onca saldırıya, tuzağa, tehdide, şantaja rağmen Türkiye'nin dimdik ayakta olmasını, geçen 17 yılda yapılanlara borçlu olduğunu söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kalkınma planını eleştirmek adına "milli gelirin 10 yıldır artmadığını" iddia ettiğini aktaran Erdoğan, "Türkiye'nin milli geliri, biz iktidara geldiğimizde Bay Kemal 236 milyar dolardı. Biz, bu rakamı hamdolsun 2013 yılında 950 milyar dolara kadar çıkardık. Peki 2013 yılından sonra ne oldu da bu yükseliş süreci durdu, hatta kurdaki oynaklık sebebiyle kağıt üzerinde de olsa geriledi? Bu ülkede yaşayan herkes, Türkiye'nin 2013 yılından bugüne kadar hangi badirelerden geçerek geldiğini iyi bilir." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anlaşılan o ki sadece CHP Genel Başkanı bunun farkında değil. Daha doğrusu, CHP Genel Başkanı tüm bu badirelerde ülkemizin ve milletimizin çıkarlarının değil, karşı tarafın safında yer aldığı için meseleyi kavrayamıyor." ifadelerini kullanarak, şöyle devam etti:
"Şöyle bir kısa hafıza tazelemesi yaparsak karşımıza çıkan manzara şudur; bu zat, Gezi olaylarında sokakları terörize edenlerin yanındaydı. Bu zat, PKK terör örgütünün siyasi temsilcileriyle beraber Ankara'dan İstanbul'a yol yürüyordu. Ve 15 Temmuz gecesi, ben daha henüz havalimanına inmemiştim saat 23.15, bu zat havalimanında tankların koruması altında Bakırköy Belediyesi'ne gidiyordu. Olay bu. Bölücü terör örgütü çukur eylemleriyle ülkemizin birliğine, milletimizin beraberliğine saldırdığında, bu teröristlere 'barikatları kuran arkadaşlar' diye sesleniyordu ve bunların hep yanında yer aldılar. Hiçbir zaman milletin yanında olmadılar. Türkiye DEAŞ'a ve onun üzerinden ülkemize karşı kurulan kumpasa direnirken, bizi ısrarla bu oyunun içinde göstermeye çalışıyordu. FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini başlattığı saatlerde o tankların açtığı yoldan güvenli bir eve gitmekle kalmayıp bir de utanmadan, sıkılmadın 'oteller o akşam müşteri almıyor' diyordu. Böyle yalan olur mu? Hayatı yalan. Uzunca bir süre 'tiyatro, mizansen' diyerek darbecileri koruyordu. Suriye topraklarından ülkemize yönelik tehditleri kaynağında engellemek için harekete geçtiğimizde 'sakın ha Afrin şehir merkezine girmeyin' diye bize gözdağı vermenin peşindeydi. Biz dinlemedik, Afrin'e, Cerablus'a, El-Bab'a girdik. Şimdi de Fırat'ın doğusuna gireceğiz. Biz, bunu Rusya ile de Amerika ile de paylaştık. Çünkü oralardan bize bu taciz atışları devam ettikçe bizim sessiz kalmamız mümkün değildir."
"Biz, bir yere kadar sabrederiz. O sabrın bir sonu var." diyen Erdoğan, muhalefetin, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemini alma sürecinde maruz kaldığı onca tehdide karşı sessiz kalarak alenen karşı tarafın yanında yer aldığını söyledi.
Erdoğan, muhalefetin, ekonomiye yönelik tuzakları bozmak için yürüttükleri hiçbir mücadelede yanlarında yer almayıp, kur ve faiz oyunlarını bir silah olarak kullanmaya kalktığına dikkati çekerek, "Şimdi geçmişi böylesine utanç verici duruşlarla dolu böyle birisinin bugün sanki hiçbir şey olmamış gibi karşımıza geçip 'milli gelir 10 yıldır hep aynı yerde' demesi, arsızlıktan öte bir sinsiliktir." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Köroğlu'nun "Mert dayanır, namert kaçar" sözünü anımsatarak, ülkenin ve milletin hakkının, hukukunun, geleceğinin söz konusu olduğu yerde aslanlar gibi mücadele ettiklerini ve mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Teröre karşı büyük bir mücadele verildiğini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:
"Teröre karşı leblebi, çekirdek mi kullanıyoruz? Ne kullandığımızı anlıyorsunuz değil mi? Bunun bir maliyeti yok mu? Ama bunu yapmak zorundayız. Niye? Milletimizin huzuru için yapmak zorundayız. PKK karşı, PYD'ye karşı, YPG'ye karşı, DEAŞ'e karşı, FETÖ'ye karşı, bütün bunlara karşı bu mücadeleyi veriyoruz, vereceğiz. Ama bütün bunlara karşı CHP Genel Başkanı kimi zaman terör örgütlerinin, kimi zaman darbecilerin, kimi zaman şu veya bu dış gücün arkasına saklanarak bize zehirli oklar yağdırmaya devam edecek. Milletimiz her şeyi görüyor. Türkiye'nin 2013'ten bugüne kadar yaşadığı hadiselerin tek bir tanesi bile, bırakınız geri kalmış olanları, Batılı ülkelerden herhangi birinin başına gelseydi, düştüğü yerden kalkamazdı. Rabbimizin takdiri, her türlü tuzağın, her türlü oyunun üzerindedir."
