Danıştay Saldırısında Toplumu Yanıltanların Özür Borcu Var

Danıştay Saldırısında Toplumu Yanıltanların Özür Borcu Var

Eski DSP Genel Sekreteri Hasan Gülay, Danıştay saldırısını 'laik Cumhuriyet'e karşı yapılmış bir eylem olarak gösterenleri toplumdan özür dilemeye çağırdı... Saldırı sonrası kim, ne demişti?

4 yıl önce Alparslan Arslan'ın gerçekleştirdiği saldırı, bazı çevreler tarafından "türban eylemi" ilan edilmişti.

Alparslan Arslan tarafından gerçekleştirilen saldırının, daha sonra darbe planları ve Ergenekon'la bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Bülent Ecevit'in başbakan olduğu dönemde vekâlet verdiği Gülay da, saldırı yapıldığında ortaya atılan iddialarla bugün gelinen nokta arasındaki uçuruma dikkat çekerek "Şimdi birilerinin topluma karşı özür borcu olduğuna inanıyorum." dedi.

Olaydan hemen sonra başta CHP olmak üzere bazı çevreler, baskının türban gerekçesiyle yapıldığını öne sürmüştü. Tansiyonu yükselten açıklamalar, işi Kocatepe Camii'ndeki cenaze namazında AK Partili bakanların saldırıya uğramasına kadar vardırmıştı. Ecevit, sağlığı elvermemesine rağmen adeta sürüklenerek cenaze törenine katılmış, sonrasında beyin kanaması geçirmişti. O cenazeye katılan isimlerden biri de Ecevit'in 'iki numara'sı Hasan Gülay'dı. Ancak Gülay, şimdi o günkü düşüncelerinden çok uzak. "Alparslan Arslan'ın işbirliği yaptığı kişiler ortaya çıkınca işin rengi değişti. Veli Küçük'ler, Muzaffer Tekin'ler, daha neler neler çıktı." diyor ve bir özeleştiri çağrısında bulunuyor: "O gün acul davranıp, saldırıyı siyasal amaçlar için kullananların topluma karşı özür borcu olduğuna inanıyorum. Bu insanlar tüm kamuoyundan ve emniyetten özür dilemeli."

Kim Ne Demişti?

Ahmet Necdet Sezer: Laik Cumhuriyet'e saldırıldı

Dönemin cumhurbaşkanı Sezer'e göre saldırı rejim karşıtlarının işiydi. Sezer, saldırının ardından yaptığı açıklamada "Bu, aslında laik Cumhuriyet'e yapılan bir saldırıdır. Cumhuriyet tarihine bir kara leke olarak yazılacaktır. Bu saldırıya neden olanlar, davranışlarını yeniden gözden geçirmelidirler. Türkiye, laik, demokratik bir Cumhuriyet'tir. Laikliği çeşitli biçimlerde yorumlayarak, içini boşaltıp devlet rejimini yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir." dedi.

Deniz Baykal: Siyasete kan bulaştı

Olayın hemen ardından Danıştay binasının önüne gelen CHP lideri Deniz Baykal, gerilimi tırmandırıcı açıklamalarda bulundu: "Bu saldırının hedefinde Danıştay vardır, Anayasa vardır. Türkiye'nin nereye sürüklenmekte olduğunu hâlâ görmeyenlere umarım bir uyarı olur. Türkiye çok tehlikeli bir noktaya sürüklenmektedir. Tür-kiye'de siyasete kan bulaşmıştır. Cumhuriyet'in temel ilkelerini kemirmeye çalışmak, huzuru bozar."

Tansel Çölaşan: 'Allahü ekber' diyerek ateş etti

Dönemin Danıştay Başkan Vekili Tansel Çölaşan, saldırganın 'Allah'ın askeriyim, Allahü ekber' diyerek ateş ettiğini söylemişti. Ancak gazeteci Emin Çölaşan'ın eşi Tansel Çölaşan'ın bu açıklaması daha sonra odada bulunan ve saldırıya maruz kalan Danıştay üyelerince yalanlandı. Yaralılardan Ayfer Özdemir hastaneden taburcu edilirken, katilin böyle bir şey demediğini, sinirli gözlerle tetiğe bastığını aktardı.

Erdoğan Teziç: Cumhuriyet'e meydan okundu

Dönemin YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç başkanlığında toplanan Rektörler Komitesi de yaptığı açıklamada 'saldırının, aslında Türkiye Cumhuriyeti'ne açıkça bir meydan okuma olduğunu, savundu. Saldırının laikliği koruyan yargı organlarına karşı yapılmasını dikkat çekici bulan rektörler, söz konusu açıklamada, "Cumhuriyet'in laik niteliğini çarpıtarak yok etmeye yönelik tutumlar olağanlaştı." ifadelerine yer verdi.

Gerçekler 'Silivri'de ortaya çıktı: Sanıklar uyuşturucu müptelasıymış

Medya, Danıştay'a yapılan saldırıda soğukkanlı davranamadı. Saldırıyı 'Kaşıya kaşıya' başlığı ile okuyucularına duyuran Hürriyet, manşetinde tetikçinin 'Allah'ın askeriyim, Allahü ekber' diyerek tetiğe bastığını iddia etti. Milliyet ise 'Laikliğe kurşun' manşetiyle çıktı. 'Bu kez de aynı el' manşetini tercih eden Cumhuriyet, saldırının rejime yönelik olduğunu iddia etti. Ancak saldırının başörtüsü sebebiyle işlenmediği ortaya çıktı. Danıştay saldırısı ile birinci Ergenekon davası birleştirildi.

Danıştay saldırısını Alparslan Arslan ile birlikte planlamakla suçlanan Osman Yıldırım, ifadesinde, eylem kararını barda verdiklerini açıkladı. Danıştay sanığı İsmail Sağır, Cumhuriyet'e el bombası attığı gün uyuşturucu aldığını söylemişti. Çapraz sorguya alınan Sağır'a Danıştay saldırısından sonra İstanbul'a döndüğünde bir bayanla yaptığı telefon görüşmesi soruldu. Sağır, "Sanırım kendimde değildim, uyuşturucu almıştım." karşılığını verdi.

Savunmasını yaptığı esnada diğer bir Danıştay sanığı Erhan Timuroğlu da uyuşturucu kullandığını söylemişti. Bunun yanında Timuroğlu ve Sağır, Alparslan Arslan'ın, Danıştay saldırısı öncesinde birkaç gün bir şey yemediğini ve halinden, uyuşturucu kullandığının anlaşıldığını söylemişlerdi. Sağır, Arslan'ın Cumhuriyet Gazetesi'ne bombayı atmasının ardından kaçtıklarını ve akşam bir barda buluştuklarını anlatmış ve, "Alparslan, normal değildi. Ağzı kurumuş, hiç konuşmuyor, bir acayipti. Erhan, 'uyuşturucu almış bu herhalde' dedi. Normal değildi yani." şeklinde beyanda bulunmuştu. (Zaman)

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir