Cezayir'de polis akademisinde bomba patladı

Cezayir'de polis akademisinde bomba patladı

Cezayir’in başkentinin 60 kilometre doğusundaki İssers polis eğitim tesislerine bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda 50 kişi öldü, 60 kişi yaralandı.

Cezayir'de 26 Aralık 1991 tarihinde yapılan demokratik genel seçimlerde FIS Müslümanların ezici bir üstünlük sağlayarak, iktidar partisi PLN'yi geçmesini hazmedemeyen askeri yönetimin, seçimleri iptal etmesinden sonra bu ülkedeki kargaşa ve çatışmaların önüne geçilemiyor. İktidarın Müslümanlara karşı sistemli ve planlı bir yıldırma ve sindirme politikasına karşı çıkan gruplarla hükümet güçleri arasında çıkan çatışmalara her gün bir yenisi daha ekleniyor. Dün de Cezayir'de, başkentin doğusundaki İssers bölgesinde bir polis akademisinin hedef alındığı saldırının bomba yüklü araçla düzenlendiği bildirildi. İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, dün sabah düzenlenen saldırıda 50 ölü ve 60'dan fazla yaralı olduğu belirtildi. Ülkede jandarma teşkilatı olarak bilinen polis akademisinde görev yapan bir güvenlik yetkilisi de yaptığı açıklamada, saldırının genç polis adaylarının kayıt yaptırmak için sırada beklediği bir zamanda düzenlendiğini söyledi. Ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.

 

ASKERLER HAZMEDEMEDİ

 

Genel seçimler 26 Aralık 1991 tarihinde yapıldı. Seçim iki turluydu. 30 Aralık 1991 günü sonuçlar açıklandı. FIS 232 sandalyeden 188'ini kazanarak ezici bir üstünlük sağlamıştı. İktidar partisi FLN ancak 15 parlamenter çıkarabilmişti. Seçimlerin ikinci turu yalnızca bir formalite olarak gözüküyordu. İkinci turdan da FIS'in zaferle çıkacağı kesindi. Ancak bilindiği gibi buna müsaade edilmedi. Genelkurmay Başkanı Halid Nezzar'ın önderliğindeki ordu birbirini izleyen ilginç olaylar sonucunda bir askeri darbe ile iktidarı ele aldı. Bu arada darbeyi sözde meşrulaştırmak için pek çok provokasyon ve yalan haber de üretilmişti. Başbakan seçim sonuçları belli olmadan önce 'seçimler sükûnet ve güven içerisinde geçti' gibi açıklamalar yaparken, sonuçlar belli olduktan sonra 'seçimler yeteri derecede özgür ve hilesiz geçmedi' şeklinde bir açıklamada bulunarak kendince FIS'in seçimde hile yaptığını ya da zor kullandığını iddia etmişti. Darbenin gelişimi de oldukça ilginçti. Birbirini izleyen olaylar, darbenin önceden planlanmış ve Müslümanların seçim zaferi ile uygulamaya konmuş bir senaryo olduğunu gösteriyordu. Darbeden sonra ise dünyaya verilen telkinin aksine Müslümanlar bir 'iç savaş' başlatmadılar. İç savaşı başlatanlar darbeyi yapanlardı. İslâmî Kurtuluş Cephesi, bütün tarafları güç kullanmaksızın, barışçı ve sağlıklı yollara başvurmaya davet etti. Ancak iktidarın cevabı FIS'in binlerce üye ve taraftarını tutuklayıp, hapishanelerde onlara en ağır işkenceleri yapmak oldu.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir