Bazı siyasi çevrelerin Müslüman karşıtı üslubunun etnik nefreti kışkırttığına vurgu yapan ve "Eski yaralar açılabilir" diyen felsefeci, emekli öğretmen Yumer ise, "Hepimiz çok tedirginiz. Halk, faşist partilerin üslubundan, Bulgaristan'ı tek etnik grubun ülkesi olarak görme amaçlarından ürküyor" dedi.
Reuters ajansı, Bulgaristan Müslümanlarının, faşist grupların ırkçı ve ayrılıkçı tutumları sebebiyle giderek artan sorunlarına dikkati çeken özel haber yayımladı. Anna Mudeva'nın haberinde, eski rejimin 20 yıl önceki baskı kampanyasına karşı başlattığı açlık greviyle direnişin öncülerinden olan 65 yaşındaki Mustafa Yumer'in, "Eski kâbus geri gelebilir" ifadelerine yer verildi.
Bazı siyasi çevrelerin Müslüman karşıtı üslubunun etnik nefreti kışkırttığına dikkati çeken ve "Eski yaralar açılabilir" diyen felsefeci, emekli öğretmen Yumer, "Hepimiz çok tedirginiz. Halk, faşist partilerin üslubundan, Bulgaristan'ı tek etnik grubun ülkesi olarak görme amaçlarından ürküyor" dedi.
"Komşuluk" adı verilen, Müslümanlar ve Hristiyanların yüzyıllardır yan yana yaşama kültürünün, "ATAKA" adlı faşist partinin popülerliğinin artması ve Avrupa Parlamentosu seçimlerine yönelik kampanyalarda diğer sağ partilerin de Müslümanlara yönelik tutumlarının sertleşmesi sebebiyle çatırdamaya başladığı ifade edildi. Haberde, ATAKA lideri Volen Siderov'un, bir seçim konuşmasında, Müslümanlar hakkında söylediği, "Eğer yerimizde oturursak, Bulgar vatanseverleri gibi çalışmazsak bir gün ülkenin bütün bölgelerini işgal edecekler" şeklindeki ifadelerine yer verildi.
Bu partinin seçimde, "Türkiye'ye AB'de yer yok" sloganını da kullandığı hatırlatıldı. Yazıda, son 2-3 yılda camilere ve Müslümanların diğer yapılarına yönelik 100'ün üzerinde saldırı düzenlendiği de belirtildi.
Müslüman dini liderlerin, baskıların, yabancı kökenli bazı dinsel eğilimlere sempatinin artmasına yol açabileceği yolunda uyarıda bulunduklarına da işaret edilen yazıda, Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğü Genel Sekreteri Hüseyin Hafızov'un, "Böyle bir yönelimin engellenmesi için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Camileri ve dini törenleri kontrolümüzde tutuyoruz. Şimdiye kadar bunda başarılı olduk ancak mütemadiyen, teröristler, ülkenin güvenliğine yönelik tehdit oluşturan kişiler olarak gösterilmeye devam edilirsek bir gün bizim toplumumuzda da karşı tarafa karşı aynı tepkiyi gösterenlerin ortaya çıkıp çıkmayacağından emin olamam" şeklindeki ifadelerine yer verildi. (Vakit)