Bekir Bozdağ, halk oylaması çalışmaları kapsamında geldiği memleketi Yozgat'ın Şefaatli ilçesinde, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'nin Suriye'de izlediği politikaya yönelik eleştirilerin hatırlatılması üzerine Bozdağ, hayretler içerisinde olduğunu ifade etti.
Suriye’de 600 binden fazla insan öldürüldüğünü ve ikinci defa kimyasal silah kullanıldığını dile getiren Bozdağ, şöyle konuştu:
"En son kullanılan silah İdlib'de oldu ve yapılan otopside kimyasal silah kullanıldığı bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş oldu. Sayın Kılıçdaroğlu, her defasında Suriye söz konusu olduğunda, Suriye'den göç eden milyonlarca insanı görmezden geldi, öldürülen yüz binlerce insanı görmezden geldi. Bunları öldüren Esed'i ve Esed'in yönetimini görmezden geldi. Sanki Suriye’de bu kimyasal silahı atan bu insanların üzerine ölüm yağdıran Türkiye gibi, daima Türkiye'yi suçladı. Ben şimdi Sayın Kılıçdaroğlu’na soruyorum: Bu kimyasal silahı Esed mi attı, Türkiye mi attı? Şimdi suçluyorsunuz kim attı bu kimyasal silahı, kim kullandı kimyasal silahı, bu insanları kim öldürdü? 600 bin insanı kim öldürdü? Bu kadar insan yerinden yurdundan kim etti? Esed ve yönetimi yaptı. Sayın Kılıçdaroğlu bir defa da olsa milli bir duruş sergileyip bu haksızlıkları, bu zulümleri yapan Esed'e karşı sesini yükseltmiş olsa kıyamet mi kopar? Şuana kadar Esed'in aleyhine yaptığı konuşmalara baktığınızda neredeyse yok denecek kadar. Esed'i suçlayan bir üslup hiç yok. Sanki bütün bunların faili Türkiye gibi. 66 tane koalisyon ortağı var orada. Onlar oraya Türkiye mi getirdi? Rusya orada, İran orada. Onları oraya Türkiye mi getirdi? Her gün ölüm kusuyor silahlar bu silahların düğmesine Türkiye mi basıyor?"
Bakan Bozdağ, Türkiye'nin Suriye'deki ölümlerin durması, barışın gelmesi için uğraştığını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bizim yaptığımız tam da bu. Ama Sayın Kılıçdaroğlu, Suriye konusunda ülkesinin çıkarları Türkiye'nin dış politikası doğrultusunda bir yaklaşım da ortaya koymadı. Esed'in Dışişleri Bakanı gibi konuşmaktan vazgeçmeye çağırıyorum. Türkiye’nin ana muhalefet lideri gibi mili bir duruş sergilemeye davet ediyorum. Ama maalesef bu yok, ben dinleyince acaba diyorum Esed'in kabinesindeki bir bakan mı konuşuyor, yoksa Türkiye'nin ana muhalefet lideri mi konuşuyor, şaşırıyorum. Sayın Kılıçdaroğlu bir karar versin. Türkiye'nin ana muhalefet lideri misiniz yoksa Esed'in kabinesindeki bir bakan mısınız? Duruşunuz neden milli ve yerli değil, onu lütfen Türkiye'ye açıklayın, Amerika'da Rusya'da, başka ülkelerde kendi ülkelerinin Suriye politikaları konusunda siyasi partilerin yaklaşımları ortada. Şimdi Türkiye’deki muhalefetin yaklaşımı ortada ben bunu da milletimizin takdirine bırakıyorum."

