Belçika’da mesleki yeterliliği ve başarılı çalışma geçmişiyle öne çıkan özel eğitim öğretmeni Hatice Amacoud hakkında, görevini başörtüsüyle sürdürme konusundaki tutumu nedeniyle disiplin işlemleri başlatıldı ve işten çıkarma kararı alındı. Olay, kamu eğitiminde “tarafsızlık” ilkesinin nasıl yorumlanması gerektiği konusunda tartışmalara yol açtı.
Amacoud’un yaşadığı süreç 2022 yılında, Doğu Flandre bölgesindeki bir ilkokulda göreve başlamasıyla başladı. Öğretmen, işe alım aşamalarını tamamladı ve okulun resmî internet sitesinde başörtülü fotoğrafıyla tanıtıldı.
Haziran 2024’te bölge yönetimi, çalışanlara ilişkin düzenlemelerini değiştirerek aynı yılın eylül ayından itibaren görünür dinî sembolleri yasakladı.
Başörtüsünü çıkarmayı reddeden Amacoud hakkında disiplin süreci başlatıldı. Süreç, geçen yıl eylül ayında işten çıkarılmasıyla sonuçlandı. Öğretmenin 2024 yılında görevinde kalıcı kadroya geçirilmiş olması da tartışmaları artırdı.
“Öğrencilerle ilişkimde hiçbir sorun yaşanmadı”
El Cezire’ye konuşan Amacoud, özel gereksinimli çocuklara sosyal beceriler, okuma ve matematik dersleri verdiğini belirtti. Öğrencileriyle olumlu ilişkiler kurduğunu söyleyen öğretmen, mesleki performansıyla ilgili herhangi bir engel veya şikâyetle karşılaşmadığını ifade etti.
Sürecin, Belçikalı siyasetçi Kurt Moens’in başörtüsünün okulda yeri olmadığını savunmasının ardından değiştiğini belirten Amacoud, okul yönetiminin tarafsızlığını sorgulamaya başladığını ve kendisinden başörtüsünü çıkarmasını istediğini anlattı.
Öğretmene, başörtüsü takmasına izin verilen İslam din dersini verme seçeneği de sunuldu. Ancak Amacoud bu teklifi kabul etmedi.
Amacoud, “İstisnasız bütün öğrencilere öğretmenlik yapmak istiyorum. Ayrıca bu dersi vermek için başka uzmanlık belgeleri de gerekiyor” dedi.
Sendika ve Müslüman hakları kuruluşundan destek
Eğitim sendikası ACOD, okul yönetiminin kararının iptal edilmesi talebiyle Brüksel İstinaf Mahkemesi nezdinde başvuruda bulundu. Hukuk mücadelesine Belçika Müslüman Hakları Gözlemevi (MRWB) de destek veriyor.
Gözlemevi temsilcisi Mehdi Ghobani, davanın Flandre bölgesinde kamusal alanda dinî ifadeleri kısıtlamaya yönelik siyasi bir eğilimi yansıttığını savundu. Ghobani, özellikle Müslüman kadınların iş piyasasında çok sayıda zorlukla karşılaştığını belirtti.
Öte yandan Flaman İnsan Hakları Enstitüsü, konuya ilişkin yayımladığı danışma görüşünde öğretmene yönelik uygulamaları açıkça “ayrımcılık ve taciz” kapsamında değerlendirdi. Enstitü, yerel makamları olayla gereken ciddiyet ve adalet çerçevesinde ilgilenmemekle eleştirdi.
“Başörtüsü mesleki yeterliliği azaltmaz”
Hatice Amacoud, açıklamasının sonunda Avrupa genelindeki Müslüman kadınlara ve eğitim sektöründe çalışan öğretmenlere seslendi. Kimliklerinden vazgeçmemeleri ve mücadelelerini sürdürmeleri çağrısında bulunan Amacoud, başörtüsünün mesleki yeterliliği hiçbir şekilde azaltmadığını vurguladı.
Amacoud, Müslüman kadınların toplumdaki varlığının, çalışma hakkının ve liderlik pozisyonlarında yer alma imkânının pazarlık konusu yapılamayacağını ifade etti.

