
Allah’ın ayetleri kalplere ulaşmasın, insanlık hayatında pratik olarak gerçekleşmesin diye var güçlerini son noktasına kadar harcayanlara gelince; -Allah’ın ayetleri gerçeği gösteren kanıtlar ile insanlar için belirlediği şeriattır.- Onları yüce Allah cehenneme sahip kılmıştır. Karşı taraftaki bol ve şerefli rızka karşılık şunların sahip olduğu şey ne kadar da kötüdür?
Ama âyetlerimizle mücâdeleye koşanlar, âyetlerimizi ve Bizi âciz bırakmak için çaba sarf edenler, Bizim gücümüzü kudretimizi, egemenliğimizi, dinimizi, yasalarımızı âciz bırakmaya çalışarak, yeryüzünde kendi yasalarının uygulanması adına çalışanlara gelince işte onlar cehennem ashabıdır.
Evet mü’minlere rızkun kerîm, kâfirlere de çok acı bir azap vardır diyor Rabbimiz. İşte adâlet budur. Elbette adâlet bu dünyada bu dünyanın sahibinin istediği gibi iman edip sâlih ameller işleyenlerin, iyilik sahiplerinin mükafatlandırılması, kâfirlerin de, kötülük sahiplerinin de cezalandırılmalarıdır. Değilse iyilik sahiplerinin de, kötülük sahiplerinin de sonunda denk tutulması adâlete ters olduğu gibi, yaşadığımız bu dünyayı da çok anlamsız kılacak bir durumdur.
Bakıyoruz kitabımızda cennet ve cehennem ikili bir şekilde anlatılıyor. İşte cennete giden bir yol ve işte cehenneme götüren bir yol. Ve bizler şu anda, yaşadığımız hayatta bunların her ikisini de tercih hakkına sahibiz. Rabbimiz son derece açık bir şekilde her ikisini de anlatıyor ki yarın hiç kimse, ya Rabbi benim bundan haberim yoktu deme imkânına sahip olmasın.
BASAİRUL KUR’AN
Elmalılı Hamdi Yazır, ayetteki ifadeleri kavramsal, dilsel ve manevi yönleriyle şöyle detaylandırır:
1. "Sa‘av fî Âyâtinâ" (Ayetlerimiz Konusunda Koşuşanlar)
Koşuşturmak ve Fesat Çıkarmak: Buradaki "sa'y" (çaba/koşma) ifadesini Elmalılı, kafirlerin İslam’ın, Kur'an’ın ve mucizelerin etkisini kırmak amacıyla gösterdikleri yoğun çaba, entrika ve fesat yarışı olarak tanımlar.
Ayetleri İptal ve İptal Gayreti: Kafirler, Allah'ın ayetlerini çürütmek, insanları o ayetlerden uzaklaştırmak ve dinin yayılmasını engellemek için adeta bir yarış ve koşuşturmaca içindedirler.
2. "Muâcizîn" (Bizi Âciz Bırakacaklarını Sananlar)
Elmalılı, bu kelimenin taşıdığı derin manaları şöyle açıklar:
Allah’ı Âciz Bırakma Hülyası: İnkârcılar, yaptıkları hile ve propagandalarla Allah'ın dinini durdurabileceklerini, Allah'ı ve Peygamber'i acze düşürebileceklerini sanırlar.
Kaçıp Kurtulma Yanılgısı: Kendilerinin Allah’ın azabından ve takdirinden kaçıp kurtulabileceklerini düşünecek kadar bir cahillik ve kibir içindedirler.
Karşılıklı Yarış (Müâcaze): Birbirlerini teşvik ederek Allah’ın hükümlerini geçersiz kılmak için bir hırs ve rekabetle hareket ederler.
3. "Ashâbü'l-Cahîm" (Cahîm Ehli / Alevli Ateşin Yârânı)
Cahîm Kavramı: Elmalılı, Cahîm kelimesini "son derece şiddetli, kat kat alevlenen ve sonu gelmeyen ateş" olarak tarif eder.
Ayetleri reddetmekle kalmayıp başkalarının da inanmasını engellemek için özel bir çaba ("sa'y") harcadıkları için, cezaları da sıradan bir azap değil; "Cahîm" gibi en çetin ve alevli cehennem tabakası olacaktır. Ayette geçen "sahip / ashab" kelimesi, onların bu alevli ateşten bir daha ayrılamayacak şekilde oraya mahkûm kalacaklarını vurgular.
HAK DİNİ KUR’AN DİLİ

