ABD emretti, operasyon bitti!

ABD emretti, operasyon bitti!

Genelkurmay’ın 21 Şubat’ta başlattığı ve asker-sivil yetkili ağızlardan “hedefe ulaşana kadar gerekirse bir yıl bile sürebileceği” iddia edilegelen Kara Harekâtı 9 gün sürdü ve bugün sona erdi.

Genelkurmay'dan yapılan resmi açıklamada "harekatın hedefine ulaştığı ve bitirildiği" açıklandı. Genelkurmay açıklamasında bu kararın zamanlamasında "içeriden ve dışarıdan herhangi bir etkinin olmadığı" da özellikle vurgulandı. ABD'nin harekatın bitirilmesi yönündeki baskılarının ardından, bu baskılara ilişkin Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın zamanlamanın kararını TC devletinin vereceğine ilişkin çıkışı, Başbakan'ın, hükümet yetkililerinin açıklamaları ve merkez medyanın manşetleri gözönünde bulundurulduğunda bu gelişme sürpriz olarak karşılandı.

ABD'nin harekatın bitirilmesi yönündeki baskıları karşısında, daha bir gün önce yapılan zamanlama inisiyatifine yönelik açıklamaların ardından, bir gün sonra böylesi bir kararın alınmış olması kamuoyunda şaşkınlık yarattı.  

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in hükümet adına yaptığı resmi açıklamada "Tezkere geçerli, ihtiyaç olduğunda tekrar kullanılabilir." şeklindeki açıklaması, mahcup bir edayla "kontrol bizde" demenin başka bir versiyonu olarak değerlendirildi. Meclis'in orduya verdiği yetkinin 1 yıllık olduğu düşünüldüğünde, bir hafta içerisinde hangi hedeflere ulaşıldığı da soru konusu edildi. Üstelik Genelkurmay'ın açıklamasından saatler evvel TSK'nın zaten dönüş yolunda olduğu da yetkili birimlerce dillendirilen bilgiler arasındaydı.

Elbetteki militarizm seçeneğinin asla çözüm olamayacağını dile getiren ve bu meyanda harekata da en başından karşı çıkan çevreler açısından bu sevindirici bir gelişme olmuştur. Daha fazla kanın akmaması, militarist söylemin ülke içinde yaptığı tahribatın sona ermesi, bölgeyi daha fazla kaosa sürükleyecek bir sürece meydan verilmemesi açısından bu gelişmenin olumlu olmadığını kimse iddia edemez. Ancak maalesef aklı selimin değil de ABD'nin bir emri vakisi neticesi olarak gerçekleşmiş olması, bölgede iplerin gerçekte kimin elinde olduğunu bir kez daha göstermiş; bölgede "hadi" dendiğinde harekete geçilen, "dur" dendiğinde durulan bir gücün demoklesin kılıcı gibi tepemizde sağlandığının bir göstergesi olmuştur.

Gelişmelerin bir başka öğretici yönü de "ulusalcı savaş çığırtkanları"nın, "Kandil'e kadar" sloganları atanların burunlarının bir kez daha sürtülmüş olmasıdır.  

HAKSÖZ-HABER

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir