Paraları çıkmayınca yaralılar başka bir hastaneye sevk edilemedi. 1 saat boyunca acı içinde öylece bekletildiler... Adana'da dün akşam saatlerinde "İnsanlık öldü mü?" dedirten bir olay yaşandı. Geçimini tüpgaz bayisi işleterek sağlayan Mahmut Yıldırım'ın işyerinde gece saat 22.00 gibi bir tüp yere düşerek patladı. Bu sırada bayide çalışan Ahmet Gökoğlu ve yardıma çağırdığı ilköğretim okulu öğrencisi yeğeni İbrahim Yıldırım'ın vücudunun çeşitli yerleri alevlerin etkisiyle yandı.
Çevrede oturan yakınları yeğenleri biraz ötedeki Özel Hacettepe Tıp Merkezi'ne kendi araçlarıyla götürdü. Tıp merkezinde ilk müdahale olarak yanıklara merhem sürüldü. Ardından baba Mahmut Yıldırım yaralıların tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilmelerini istedi. Hastane yetkilileri ise yapılan ön tedavi masrafının 230 YTL olduğunu söyledi. Mahmut Yıldırım paraları olmadığını söyleyince hastane sevk işlemlerini yapmak istemedi.
Bütün bunlar olurken İbrahim ve dayısı yanıkların acısına daha fazla dayanamayarak gözyaşlarına boğuldu. 8 yaşındaki İbrahim "Anne sırtım çok yanıyor" diye bağırınca hastanedeki polisler bile gözyaşlarını tutamadı. Yaklaşık 1 saat gözlem altında tutulan yaralılar, polis ekiplerinin, tıp merkezi yetkileriyle görüşmesinin ardından, tıp merkezine ait bir ambulans ile Adana Numune Hastanesi'ne sevk edildi. Adana Numune Hastanesi'nde yapılan muayenelerinde yaralıların, vücutlarının değişik yerlerinde üçüncü derece yanık izlerinin bulunduğu belirlendi.
İbrahim Yıldırım'ın babası Mehmet Yıldırım, gazetecilere sağlık güvencelerinin olmadığını söyledi. Yıldırım başına gelen olayı şöyle anlattı: "Başbakan 'Kimse hastanelerde rehin kalmayacak artık dedi. Ama biz kaldık. Hastaneler devlet büyüklerinin sözlerini dinlemiyor. Paran varsa bakıyorlar yoksa öylece bırakıyorlar. Paramız yok diye bizi sevk etmediler. İnsanlık ölmüş." Tıp merkezi yetkilileri ise "Yanık ünitemiz yoktu. Ayrıca doktorumuz yaralıların acil bir vaka olmadığını söyledi. Burası özel bir hastane" diyerek kendilerini savundu.
Adana'daki sağlık rezaletine Akdağ'dan jet ceza
AB Dönem Başkanlığı görevini yürüten Slovenya'nın ev sahipliğinde 17-18 Nisan 2008 tarihlerinde Brdo kentinde düzenlenen Avrupa Birliği Sağlık Bakanları Gayrıresmi Konferansı'na katılma için bu ülkeye giden Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Adana'da yaşanan sağlık skandalı için "Böyle davranışlara kesinlikle müsamaha etmeyeceğiz" dedi.
Bakan Akdağ, bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini aradığını ve olayla ilgili olarak bilgi aldığını söyledi.
Bakan Akdağ, Adana'da, tüpgaz satışı yapan bir işyerinde, tüp patlaması sonucu çıkan yangında vücudunun çeşitli yerlerinde yanıklar oluşan yaralıların 230 YTL'lik tedavi masrafını ödemeyince karşılaştıkları rezaletle ilgili bir soru üzerine şöyle konuştu: "Adana'da özel bir tıp merkezi, bir hastane değil. Aile telaş içerisinde öncelikle yakın olduğu bir merkeze ulaşmak istemiş. Burada ki standart prosedür şudur; bu merkez hastaya ilk müdahaleyi yapmalı eğer kendisi tedaviyi devam ettiremeyeceğini düşünürse o merkezin sorumluluğundadır ve hastayı tedavi edilecek yere nakletmelidir. Malesef şöyle bir yanlışlık yapılmıştır. Vatandaşı nakletmek için ambulans parası istenmiş. Bu istem kesinlikle istenmemesi gereken bir şey. Ayrıca faturalarla da ilgili sıkıntı var.
Telaş içinde aileden bir takım talepler de bulunulmuş. Aile bu sefer 112 acil servisi arayıp 112 oraya intikal etmiş ve yaralının tedavisi hastanede devam ettirilmeye başlanmış. Bu tıp merkezi ile ilgili olarak il müdürlüğümüz derhal bir soruşturma başlattı ve burası için bir kapatma cezası uygulandı. Ayrıca sosyal güvenlik kurumu ile de bu konuyu görüşeceğiz. Vatandaşa 'Para vereceksin, bende senin acil hizmetini göreceğim hatta ambulans için para vereceksin.' şeklindeki uygulamalara kesinlikle hiç bir müsamahamız yok.Vatandaşımız böyle bir durumla karşılaştığında derhal ya bizim 112'mizi arasın ya da 184 numaralı iletişim hattımızı arasın.24 saat burayı arama imkanı var.Biz derhal müdürlüklerimiz vasıtası ile müdahale ediyoruz" Bakan Akdağ,konuya ilişkin olarak Başbakan Erdoğan'ın ilgisine dikkat çekerek: " Bu mesele ile ilgili bizzat sayın başbakanımız beni aradı.İlgili müdahalelerimizi anlattım. Kesinlikle kabul edilemeyecek bir olay ve gerekenleri de yaptık. Vatandaşlarımız da bilmelidir ki kendisinin, çoluk çocuğunun ,ailesini sağlığı konusunda böyle davranışlara kesinlikle müsamaha etmeyeceğiz"