Özellikle AB sürecinde önem taşıyan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılamayı" düzenleyen 301. maddesindeki değişiklik teklifi AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Bu maddeden dolayı kovuşturma yapılabilmesi cumhurbaşkanının iznine bağlandı.
Teklifte, 301. maddenin "Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama" şeklindeki başlığının "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve organlarını aşağılama" şeklinde değiştirilmesi öngörüldü. Teklifte, Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni alenen aşağılayan kişinin altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması hükmünün de değiştirilmesi düzenlendi.
Teklifte, ceza üst sınırı üç yıldan iki yıla indirilirken, Türklük yerine "Türk Milleti", Cumhuriyet yerine "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" ibareleri kullanıldı. Madde, "Türk Milleti'ni, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ve devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır" şeklinde düzenlendi.
Teklifte, mevcut kanunda da yer alan eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamalarının suç oluşturmaması istisnası korundu. Teklifte, mevcut kanun hükmünde yer almayan bir düzenlemeye daha gidilerek, bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması cumhurbaşkanının iznine bağlandı. Teklifte, "Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır" hükmünün ise metinden çıkarılması öngörüldü.
TCK'nın 305. maddesinde "Temel milli yararlara karşı hareket" başlığı ile düzenlenen ve savaş hali dışında kovuşturma yapılması için Adalet Bakanı'nın iznini öngören hükümde de değişikliğe gidilmesi teklifte yer aldı. Buna göre, TCK'nın. 305. maddesinin üçüncü fıkrasının "Suç savaş hâli dışında işlendiği takdirde, bu nedenle kovuşturma yapılması cumhurbaşkanının iznine bağlıdır" şeklinde düzenlenecek. Teklifin genel gerekçesinde, ifade hürriyetinin, birçok hak ve hürriyetin temeli, kişisel ve toplumsal gelişmenin kaynağı olduğuna işaret edildi. İfade hürriyetinin birçok uluslararası belgeye konu olduğu, anayasada güvence altına alındığına dikkat çekilerek şunlar ifade edildi:
"TCK'nın 301. maddesinde yer alan suç tanımının, ceza hukukun güvence fonksiyonlarından birini oluşturan belirlilik ilkesine uygun olarak yenden yapılması, belirli fiillerin yurt dışında işlenmesi haline özgü olarak cezalandırma bakımından vatandaşlar arasında gözetilen ayrımı ortadan kaldırmak ve bu suçtan dolayı kovuşturma yapılabilmesini cumhurbaşkanının iznine tabi tutmak ve izin konusunda 301'de yapılan değişikliğe paralellik sağlamak için 305. maddenin üçüncü fıkrasında değişiklik yapmak amacıyla iş bu kanun teklifi verilmiştir." denildi.