Ortalama 25 yıldır Suriye zindanlarında tutuklu olarak yatan bu dört kişinin suçlanma nedenleri ilgi çekici. Acaba kaçakçılık gibi adli bir suçtan dolayı mı hapis hayatı yaşadılar; yoksa Hafız Esad'ın Müslüman Kardeşler Cemaati hakkında çıkarttığı 1980/49 Sayılı Kanun ile suçlu görülenler kapsamında mı değerlendirildiler.
Hafız Esad'ın çıkarttığı 1980/49 Sayılı Kanun'unun birinci maddesinde şu ifadeler yer alıyordu: "Müslüman Kardeşler Cemaati'ne mensup olan herkes suçlu kabul edilir ve idamına karar verilir." Kanunun ağır hükümler içeren daha bir çok maddesi vardı. Suriye dışında faaliyet gösteren İhvan-ı Müslimin kökenli Suriye İnsan Hakları Başkanı Velid Seffur'un bildirdiğine göre özellikle Şubat 1982'de gerçekleşen Hama olayları ve katliamından sonra 10 bine yakın İhvan üyesi idam edilmiş ve Hama halkından 50 bin kişi katledilmişti.
Katliamdan üç hafta sonra Türkiye'den Cengiz Çandar olay mahalline ulaşmıştı. 21 Mart 1982 günü Cumhuriyet gazetesindeki sütununda yayımlanan izlenimlerinden bir iki cümle şöyleydi:
"... Şehrin merkezinde 8- 10 katlı binalar enkaz yığınları halindeydi. Yanmış çatılar, çökmüş damlar, beton yığınları halinde sarkan balkonlar.
Bombardımanla yıkılmış camiler ve minareler... Yerlerde yatan elektrik direkleri, yıkılmış palmiye ağaçları... Patlamış su borularının çamur deryası ve bataklık haline getirdiği sokaklar..."
Ayrıca o dönemden bu yana da 20 binden fazla ihvan üyesi ağır şartlar altında tutsak olarak Suriye zindanlarında tutulmakta ve yakınları ile irtibatlarına hiçbir şekilde izin verilmemektedir. İdamlardan ve müebbed hapisten kurtulmak için de 30 bin İhvan üyesi veya İhvan-ı Müslimin Hareketi ile irtibatlandırılan Müslüman, Suriye'den –genellikle- Avrupa ülkelerine hicret ettiler ve bu kişilerin Suriye'ye dönme hakları ailece hâla ellerinden alınmış durumdadır.
Suriye'de idari şartları iyileştirme vaadiyle iktidara gelen Devlet Başkanı Beşşar Esad zamanında da bu hukuksuzluk ve keyfi tutuklamalar sürmüştür. Suriye İnsan Hakları Başkan Yardımcısı Züheyr Salim de, bu kapsamda Başkan Beşşar'dan sonra Müslümanlardan, Sosyalistlerden ve Kürtlerden 4 binden fazla insanın tutuklandığını belirtmektedir.
2 hafta önce Şam'a 3 günlük ziyarette bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'an ricası ile çeyrek asırdır Suriye'de tutuklu bulunan Abdurrahman Dolgun, Mustafa ve Mehmet Albayrak ile ismi açıklanmayan bir Türkiye vatandaşı Esad tarafından affedildi.
Bu dört kişiden Hatay'ın Reyhanlı ilçesi nüfusuna kayıtlı Abdurrahman Dolgun, 1983'te Suriye'de tutuklandı ve 26 yıldır cezaevinde bulunuyordu. Esad'ın affettiği Antakya Bohşin Köyü nüfusuna kayıtlı Mehmet Albayrak ve Mustafa Albayrak ise 1983 yılında tutuklanmış ve 23 yıldır cezaevinde bulunuyordu. 24 yaşında Suriye'de tutuklanan Mustafa ve Mehmet Albayrak'ın 47 yaşında olduğu öğrenildi. Tutuklandığında evli ve 3 çocuk babası olan Mehmet Albayrak'ın, cezaevinde bulunduğu süre içinde çocuklarından biri hayatını kaybetti. Albayrak'ın 3 çocuğundan biri de evlendi. Mehmet Albayrak'ın, cezaevinde bulunduğu süre içinde torunları bile oldu.
Esad'ın affettiği bir başka Türkiye vatandaşının ismi ise açıklanmadı ancak 20 yılı aşkındır Suriye'de tutuklu bulunduğu ve Mardin nüfusuna kayıtlı olduğu belirtildi. Şam Büyükelçiliği'ne teslim edilen dört kişinin bugün 14.00'de Türkiye'ye giriş yapacaktı.
Bu dört kişinin tutuklanma nedenlerini öğrenmek; ayrıca bu kişilerden tutuklulukları süresince Hama olaylarından beri tutuklu bulunan Müslümanların halini, durumunu, isteklerini öğrenmek konusunda gerek duyarlı basın mensuplarına, gerek hem salıverilen bu tutuklularla hem Özgür-Der ve Mazlumder'le irtibat kurmaları gereken Reyhanlılı, Antakyalı ve Mardinli Müslümanlara görev ve sorumluluk düşmektedir.
ALİ GÖZCÜ / HAKSÖZ-HABER