“Zaaflara mazeret aramamalı, imkânları imtihan bilmeliyiz”

“Zaaflara mazeret aramamalı, imkânları imtihan bilmeliyiz”

Özgür-Der Batman Külliyesi Konferans Salonunda, yeni dönemin ilk konferansı gerçekleştirildi. Programa konuşmacı olarak katılan Rıdvan Kaya, “Zaaflara mazeret aramamalı, imkânları imtihan bilmeliyiz” dedi.

Mecit Sevim’in sunuculuğunu üstlendiği program, Muhammed Rüzgar’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Konferansa konuşmacı olarak katılan Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, “Hakkı ve Sabrı Yaygınlaştırmak” başlıklı sunumunda Müslümanların bireysel ve toplumsal sorumluluklarına, imtihan bilincine ve karamsarlığa karşı ümitvar olmanın önemine dikkat çekti.

“En Büyük Sorun Hayatın Anlamını Kaybetmesi”

Günümüz insanının ve toplumunun en temel meselesinin anlam arayışından uzaklaşması olduğunu belirten Rıdvan Kaya, konuşmasında şu hususlara vurgu yaptı:

"Rabbimiz İbrahim Suresi 7. ayette 'Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size arttırırım ve andolsun, eğer nankörlük ederseniz, şüphesiz, benim azabım pek şiddetlidir' buyurmaktadır. Günümüz dünyasında en büyük sorun hayatın anlamını kaybetmesidir. Hamd etmeyen, sürekli ev, araba, makam hırsıyla hareket eden ve hasetle kıvranan bir toplum yapısıyla karşı karşıyayız. Müslümanlar olarak bu tablo karşısında daha değerli bir hayat tarzı sunmak zorundayız."

İsrailoğullarının Araf Suresi 138-139. ayetlerde aktarılan cahiliye kalıntısı ilah taleplerini hatırlatan Kaya, insanın cahil ve zalim karakterine dikkat çekerek teyakkuzda olunmadığı takdirde benzer nankörlüklerin her zaman yaşanabileceğini ifade etti.

“Tek Bir Kimliğimiz Var: Müslümanlık”

Hac Suresi 78. ayet ve Al-i İmran Suresi 102. ayet çerçevesinde Müslüman şahsiyeti ve aidiyeti üzerine değerlendirmelerde bulunan Kaya, farklı aidiyet arayışlarının bir savrulma olduğunu belirtti. Selman-ı Farisi’nin (r.a.) "Ene Selman ibnu'l İslam" (Ben İslam’ın oğlu Selman’ım)" duruşunu örnek göstererek; Müslümanların kafa karışıklığı yaşamadan tek kimlik, tek millet ve tek dava bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

“Karamsarlık ve Yeis Haramdır, Ümitvar Olmalıyız”

Ümmet coğrafyasında yaşanan acılara, özellikle Gazze’de süren zulme ve bireysel sıkıntılara da değinen Rıdvan Kaya, dertlenmenin dahi bir nimet olduğunu fakat sorunları abartarak sürekli olumsuzlukları öne çıkarmanın doğru bir tutum olmadığını belirtti:

Sıkıntılar İmtihanın Bir Parçasıdır: Zorluklar karşısında yeise düşmek yerine Allah’ın yardımına güvenilmelidir. Nur Suresi 55. ayetteki yeryüzünde iktidar vaadi ve Al-i İmran Suresi 139. ayetteki "Gevşemeyin, mahzun olmayın! Eğer iman ettiyseniz, üstün olan sizlersiniz" müjdesi rehber edinilmelidir.

Kazanımları Görmezden Gelemeyiz: Her şeyin kötüye gittiği algısı yanlıştır. Afganistan ve Bangladeş’teki gelişmeler, Türkiye’de Siyonist çeteye karşı takınılan net tavır ve milyonlarca muhacire ev sahipliği yapılması gibi kazanımlar göz ardı edilmemelidir.

Çıkış Yolu Takvadadır: Talak Suresi 2. ayette buyrulduğu üzere, "Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar."

“Zaaflara Mazeret Aramamalı, İmkânları İmtihan Bilmeliyiz”

Konuşmasının son bölümünde Müslümanların kendi özleştiri mekanizmalarını doğru işletmesi gerektiğine değinen Rıdvan Kaya, salih amelleri elverişli ortamlara erteleme hastalığına dikkat çekti:

"İmkânlarımız azken sahip olduğumuz kararlılık ve heyecan, imkânlar çoğaldığında azalıyorsa kendimizi sorgulamalıyız. Yetinme duygusu nefsimizin bir tuzağı olduğu gibi; sürekli eksiklere odaklanıp yapılan hayırlı çabaları hakir görmek de ayrı bir hezimettir. Müminler bu toplumun ve dünyanın vicdanıdır. Eleştirilerimizi yıkmak ve atalete sürüklemek için değil; tashih etmek, tamir etmek ve kardeşlerimizi daha iyiye teşvik etmek için yapmalıyız."

Yoğun ilgi gören program, yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.

2

3

1-1

4

6

7

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir