İslami Direniş Hareketi (Hamas) şehitlerin kanlarına sadık kalacaklarını ve direniş ve şehadet yolunda yürümeye devam edeceklerini açıkladı.
Hamas Hareketi, Şehitler Haftası münasebetiyle dün (21 Mart Pazar) bir bildiri yayınladı. Filistin Enformasyon Merkezi'ne ulaşan bildiride Filistin halkını kutsal mekanları savunmak için seferberliğe davet eden Hamas, Kudüs'ün ve Mescidi Aksa'nın Arapların ve Müslümanların olarak kalacağını vurguladı.
Şehitlerin direniş yolunda can verdiğini ve Filistin topraklarını tertemiz kanlarıyla suladıklarını hatırlatan Hamas özetle şöyle dedi: "Bu yıl şehitleri andığımız bugünlerde Gazze halkı boğucu bir ambargo altında yaşıyor. Kudüs ve Mescidi Aksa Yahudileştirme planlarıyla karşı karşıya. Batı Yaka halkı, Oslo takımı ile Siyonist işgalci arasında güvenlik koordinasyonu adı altında yapılan işbirliğinin zulmü altında inliyor."
Şeyh Ahmed Yasin, Dr. Abdülaziz Er-Rantisi, Şeyh Cemal Mansur, Şeyh Cemal Selim, Şeyh Salah Şehade, Yahya Ayyaş, Dr. İbrahim El-Mukadime, İsmail Ebu Şeneb, Şeyh Nizar Reyyan, Şeyh Said Sıyam ve daha birçok şehidin hayat hikayesini hatırlatan Hamas, Hamas liderlerinin direnişçi kardeşleriyle omuz omuza şehadete yürüdüğünü bildirdi.
Şehitlerin canlarını vererek Filistin halkının ateşle ve ambargoyla korkutulamayacağını ilan ettiklerini dile getiren Hamas, Siyonist işgalci işgal ettiği toprakları terk edip gidene kadar cihadın ve direnişin devam edeceğini belirtti.
Arap ve İslam ülkeleri halklarına da seslenen Hamas, Kudüs ve Mescidi Aksa'ya destek için kalabalık gösteriler düzenlenmesini istedi.
Ezher Şeyhi: "Kudüs'te Meydana Gelen Olaylar Bir Cinayettir"
Yeni Ezher Şeyhi Ahmed Muhammed Ahmed et-Tayyib, göreve gelişinin ilk gününde yaptığı açıklamada Mescidi Aksa ve Siyonistlerin bu mübarek mekana yönelik saldırılarına değinerek, işgal devletinin Kudüs ve Mescidi Aksa'da sürdürdüğü Yahudileştirme çabalarının suskun kalınmaması gereken cinayetler olduğunu belirtti. Şeyh Ahmed et-Tayyib Müslüman olsun olmasın dünyadaki herkesin işgal altındaki mukaddes mekânlara yönelik yapılan barbarlığa karşı durması ve sesini yükseltmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Ezher Şeyhliğine getirilmesi konusunda Müslüman Kardeşler Cemaatinin çekimser kalması konusunda yöneltilen bir soruya cevap vermekten kaçınan Ezher'in yeni şeyhi Ahmed et-Tayyib şöyle konuştu: "Benim Mısır'da faaliyet gösteren Müslüman Kardeşler'e veya başka dini ve siyasi bir akıma karşı düşmanlığım yoktur. Benim tutum ve tavırlarım herkes tarafından zaten biliniyor. Ben sadece dini şiarların siyasi amaçlar için kullanılmaması gerektiğini söylüyorum."
Filistin konusunda Ezher'in resmi olarak açık ve net bir tavır sergilememesi haklı olarak birçok Müslüman'ın eleştirisine neden oluyordu. Ezher'in başına getirilen yeni Şeyhin görevinin ilk gününde Kudüs ve Mescidi Aksa ile ilgili açıklama yapması olumlu karşılandı.
Ahmed Et Tayyib'in vefat eden Ezher Şeyhi Muhammed Seyyid Tantavi'den boşanan makama, 62 numaralı cumhurbaşkanlığı kararıyla atanmıştı. Eski Ezher Şeyhi Tantavi, İslami direniş karşıtı ve İsrail ile işbirliği içerisindeki Mısır'ın resmi din adamı sıfatıyla öne çıkıyordu.
10. yüzyılda kurulan El-Ezher Üniversitesi, "Sünni İslam dünyası" olarak nitelenen kesimin dini otoritelerinden biri olarak kabul ediliyor. El Ezher şeyhleri başbakanlık vekili görevini de üstlendiğinden, Mısır kanunlarına göre bu makamın siyasi yönü de bulunuyor.