ABD’nin Avrupa’daki en üst düzey komutanının Pentagon’u uyardığı, İran’ın balistik füze kapasitesine karşı İsrail’i korumak için yeterli deniz gücüne sahip olunmadığını bildirdiği öne sürüldü.
İngilizce yayımlanan Washington Post gazetesinde Dan Lamothe imzasıyla yayımlanan haberde, İran’dan gelebilecek balistik füzelere karşı kullanılan deniz savunma sistemlerinde yaşanan yetersizliğin, ABD Avrupa Komutanlığı’nı (EUCOM) kritik bir tercihle karşı karşıya bıraktığı belirtildi.
Habere göre ABD Avrupa Komutanı General Aleksus Grinkoviç, bu hafta Pentagon’daki üst düzey yetkililere yazılı bir bildirim göndererek, ek bir savaş gemisi sağlanmaması hâlinde ABD’nin kendi topraklarının savunmasına öncelik vermek zorunda kalacağını ifade etti.
Bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, Grinkoviç’in uyarısının Pentagon’a daha önce iletilen benzer değerlendirmelerle uyumlu olduğunu belirterek, bunun sınırlı askeri kaynaklar ve silah sistemleri üzerindeki rekabetten kaynaklandığını söyledi.
Pentagon ise konu hakkında açıklama yapmayı reddetti.
İsrail savunmasında ABD’ye bağımlılık arttı
Washington Post, söz konusu uyarının İran ile süren savaşın beşinci ayını aşan bir dönemde geldiğini ve Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin çökmesinin ardından saldırıların yeniden yoğunlaştığını aktardı.
Haberde, yoğun operasyonların ABD’nin başta savunma amaçlı mühimmat olmak üzere kritik silah stoklarını zorladığı ifade edildi.
ABD donanmasının özellikle büyük baskı altında olduğu belirtilirken, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından Trump yönetiminin İran limanlarına yönelik abluka uyguladığı ve bunun küresel enerji ile ticaret akışını etkilediği kaydedildi.
Gazete, ABD donanmasına ait Doğu Akdeniz’de konuşlu savaş gemilerinin yıllardır İsrail’in füze savunmasının önemli bir parçası olduğunu yazdı.
Bu gemilerin yalnızca İran’dan gelen füzelere karşı değil, Yemen’deki Husilerin fırlattığı füzelere karşı da İsrail’i korumak amacıyla kullanıldığı belirtildi.
ABD’nin savunma yükü arttı
Haberde, Pentagon değerlendirmelerine göre savaşın önceki dönemlerinde İsrail’i İran balistik füzelerine karşı koruma yükünün büyük bölümünü ABD kuvvetlerinin üstlendiği ifade edildi.
ABD’nin THAAD yüksek irtifa hava savunma sistemi ve Doğu Akdeniz’den fırlatılan deniz konuşlu önleyici füzelerinin, İsrail’in kendi hava savunma sistemlerinden çok daha yoğun kullanıldığı aktarıldı.
Washington Post’a göre ABD Avrupa Komutanlığı, bir yandan Akdeniz’de İsrail’i koruma operasyonlarını yürütürken diğer yandan NATO topraklarına yönelik olası bir Rus saldırısına karşı hazırlıklı olmak zorunda.
ABD donanması kaynak sıkıntısı yaşıyor
Pentagon yetkilileri, ABD donanmasının İspanya’daki Rota Üssü’nde beş savaş gemisi bulundurduğunu ve yıl içinde altıncı bir geminin bölgeye ulaşmasının beklendiğini söyledi.
Ancak İran savaşı nedeniyle bakım sorunlarının arttığı ve bunun ABD’nin deniz kapasitesini zorladığı ifade edildi.
Askeri yetkililer güvenlik gerekçesiyle gemilerin hazır olma durumuna ilişkin ayrıntı vermedi.
Orta Doğu’daki ABD filosu genişletildi
ABD’li bir yetkiliye göre İran yakınlarında Arap Denizi’nde ek savaş gemilerinden oluşan geniş bir filo konuşlandırıldı.
Bu filoda:
- USS George H.W. Bush
- USS Abraham Lincoln uçak gemileri,
- en az 15 savaş gemisi,
- bunların arasında 11 destroyer
bulunuyor.
Bu donanmanın, Trump yönetiminin İran limanlarına yönelik ablukasında ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz operasyonlarında kullanıldığı belirtildi.
ABD ayrıca Kızıldeniz’e USS Gonzalez isimli destroyeri konuşlandırdı. Bu geminin, Yemen’deki Husilerin deniz ticaretine yönelik saldırılarına karşı bölgede görev yaptığı aktarıldı.
ABD kamuoyunda savaş tepkisi büyüyor
Haberde, ABD kamuoyunda İran savaşına yönelik desteğin azaldığı, Kongre’de her iki partiden de yönetime yönelik eleştirilerin arttığı belirtildi.
Özellikle Cumhuriyetçiler, yükselen yakıt, gıda ve temel tüketim fiyatlarının ara seçimlerde siyasi sonuç doğurabileceği endişesini dile getiriyor.
Washington’daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden Tom Karako, General Grinkoviç’in uyarısının Pentagon’un karşı karşıya olduğu zorlukları ortaya koyduğunu belirterek, “Savaş hazırlığı, mühimmat stoklarını ve askeri kapasiteyi olumsuz etkiliyor. Asıl soru şu: İzlenen strateji nedir?” ifadelerini kullandı.

