Tunus’ta Filistin dayanışması: “Normalleşme suç sayılsın”

Tunus’ta Filistin dayanışması: “Normalleşme suç sayılsın”

Tunus’ta yüzlerce kişi, 7 Ekim’in üçüncü yıl dönümünde Gazze ve Filistin’le dayanışma yürüyüşü düzenledi. Göstericiler, İsrail’le normalleşmenin suç sayılmasını ve Filistin davasının eğitim müfredatına dahil edilmesini talep etti.

Tunuslular, 7 Ekim Çarşamba akşamı, “Aksa Tufanı” operasyonunun üçüncü yıl dönümü dolayısıyla Gazze ve Filistin’le dayanışma yürüyüşü düzenledi. Göstericiler, Filistin’in özgürlüğüne kavuşana kadar direnişin süreceğini belirterek 7 Ekim’in Filistin meselesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu savundu.

Yürüyüşte, “7 Ekim, ey şanlı gün, senin yolundan dönmeyeceğiz”, “Arap kanı, tek Arap zaferi”, “Gazze, Gazze, onurun sembolü” ve “Halk normalleşmenin suç sayılmasını istiyor” sloganları atıldı.

Tunus’taki Normalleşme Karşıtı Ağ üyesi Sami Tusi, yaptığı açıklamada yürüyüşün, 7 Ekim’de gerçekleştirilen “Aksa Tufanı” operasyonunun üçüncü yıl dönümünü anmak amacıyla düzenlendiğini söyledi. Tusi, operasyonun Gazze’deki direniş grupları tarafından yürütüldüğünü, daha sonra Lübnan ve Yemen’deki “direniş cephelerinden” destek geldiğini ifade etti.

Tusi, operasyonun öne çıkan taleplerinden birinin Filistinli tutukluların serbest bırakılması olduğunu belirterek İsrail’in uyguladığı açlık ve ablukanın sona erdirilmesi çağrısında bulundu. 7 Ekim’in “insanın özgürlüğü için bir çığlık” olduğunu savunan Tusi, bu sürecin önemli sonuçlar doğurduğunu ve Filistin özgürleşene kadar daha fazla sonuç doğurmaya devam edeceğini ileri sürdü.

“7 Ekim stratejik bir dönüşüm yarattı”

Sendikacı ve Normalleşme Karşıtı Ağ üyesi Fethi Abbaze ise 7 Ekim’in “stratejik bir dönüşüm yaratan ve dengeleri değiştiren bir dönüm noktası” olduğunu söyledi.

Abbaze, olayların Arap-İsrail çatışmasında yeni bir aşama oluşturduğunu ve doğrudan çatışmaların başlamasına yol açtığını savundu. Gazze’deki savaşın ardından Filistin’e yönelik uluslararası desteğin arttığını belirten Abbaze, savaş sırasında İsrail’in uyguladığı politikaların ve Arap ülkelerinin resmi tutumlarının daha görünür hale geldiğini ifade etti.

Abbaze ayrıca, “direnişin Filistin’i özgürleştirmenin tek yolu olduğunu” savundu.

Tarihsel sürecin direnişi ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerin başarısız olduğunu gösterdiğini ileri süren Abbaze, işgalci İsrail’in hedeflerine ulaşamadığını ve direnişin güçlendiğini söyledi. Çatışmanın artık yalnızca Filistinli gruplarla İsrail arasındaki bir mücadele olmadığını belirten Abbaze, Lübnan, İran, Yemen ve Irak’taki grupların da çatışmaya dahil olduğunu ifade etti.

“Filistin dünya çapında insanlığı harekete geçirdi”

Öte yandan, Dayanışma Filosu Yürütme Kurulu üyesi Selahaddin el-Mısri, “Aksa Tufanı”nın Gazze’den Batı Şeria’ya ve Yemen’e uzandığını söyledi.

El-Mısri, Filistin halkının verdiği kayıplar ve fedakârlıkların dünya genelinde kamuoyunu harekete geçirdiğini belirterek Kuzey Afrika’dan Güney Afrika’ya, Amerika’dan Asya’ya kadar birçok bölgede Filistin’e destek gösterileri düzenlendiğini ifade etti.

El-Mısri, üçüncü yıl dönümünde Filistin’in “yüksek sesin ve bayrağın sahibi” olmaya devam edeceğini savunurken, Tunus’taki temel talepler arasında işgalci İsrail’le normalleşmenin suç sayılması ve Filistin hakkı ile Filistin direnişinin eğitim müfredatına dahil edilmesi bulunduğunu söyledi.

Tunus’tan daha önce iki ayrı yardım konvoyu ve Dayanışma Filosu girişiminin gerçekleştirildiğini hatırlatan El-Mısri, Tunus’taki Dayanışma Filosu yapılanmasına mensup bazı kişilerin halen gözaltında bulunduğunu ve serbest bırakılmaları gerektiğini belirtti.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir