Tunus Gazeteciler Sendikası Başkanı Ziyad Debbar, ülkedeki basın özgürlüğünün tarihin görülmemiş bir gerileme döneminden geçtiğini vurgulayarak, gazeteciler üzerindeki baskıların artık münferit vakalar olmaktan çıktığını ve medya manzarasını tamamen kuşatan bir gerçekliğe dönüştüğünü belirtti.
"Al Jazeera Net" portalına özel bir mülakat veren Debbar, Tunus'un bağımsızlığını kazandığından bu yana ilk kez gazetecilerin hapis cezalarına çarptırıldığını ve medya çalışanlarına yönelik en az 30 davanın aktif olarak sürdüğünü ifade etti. Bu tablonun, devrimin temel sloganları olan özgürlük ve haysiyet ilkeleriyle taban tabana zıt olduğunu kaydetti.
Gazeteciler Hapiste, Bilgiye Erişim Engelli
Haberleri ve düşünceleri nedeniyle gazetecilerin cezaevlerinde tutulmasının medyayı boyunduruk altına alma ve bağımsızlığını zedeleme girişimi olduğuna dikkat çeken Debbar, basının denetim rolünü yitirmesinin iktidarları her türlü sorumlu tutulma mekanizmasından yoksun bıraktığı konusunda uyardı.
Krizin sadece dava sayısından ibaret olmadığını belirten Sendika Başkanı, meslek mensuplarını koruması gereken 115 numaralı kararnamenin işletilmediğini, bunun yerine İletişim Kanunu ve 54 sayılı kararname gibi metinlerin devreye sokularak gazetecilerin sürekli bir kovuşturma tehdidi altında bırakıldığını dile getirdi. Su ve elektrik krizleri gibi halkın günlük yaşamını doğrudan etkileyen konularda dahi yetkililere ulaşmanın imkansız hale geldiğini, bilgiye erişim yollarının kapandığını vurguladı.
"Siber Suç" Kararnamesi Muhaliflere Karşı Silah Oldu
Asıl olarak siber ve mali suçlarla mücadele amacıyla çıkarılan 54 sayılı kararnamenin; köşe yazıları, sosyal medya paylaşımları ve eleştirel görüşler nedeniyle gazetecileri, blog yazarlarını ve vatandaşları hedef alan bir silaha dönüştürüldüğünü belirten Debbar, hak ve özgürlükleri tehdit eden maddelerin ayıklanması yönündeki yasal girişimlerinin parlamento içinde engellendiğini ifade etti. 54 sayılı yasanın kullanımında kısmi bir yavaşlama olsa da bu kez 2001 tarihli İletişim Kanunu'nun 86. maddesine geri dönüldüğünü, bunun da baskıcı zihniyetin değişmediğini gösterdiğini kaydetti.
Mevcut iktidarın medya ile ilişkisini sektörü tamamen kontrol altına alma ekseninde kurduğunu belirten Debbar, sendikalarla diyalogdan kaçınılan bu sürecin basın için adeta "varoluşsal bir mücadeleye" evrildiğini sözlerine ekledi.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.