36 farklı dernek ve vakıftan 46 temsilcinin katıldığı toplantıda Suriye'nin yeniden imarı ve kalkınması sürecinde Sivil Toplum Kuruluşlarının önemi ve stratejik işbirliği ele alındı.
Sivil Toplum Kuruluşlarının çalışma yaparken karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri dinlendi
Büyükelçi Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcilerine hitaben yaptığı konuşmasında şu mesajları verdi:
Bismillahirrahmanirrahim
Değerli konuklar, kıymetli sivil toplum kuruluşlarının, derneklerin ve vakıfların değerli temsilcileri,
Hepinizi en içten duygularımla selamlıyor, davetimize icabet ederek bizleri onurlandırdığınız için teşekkür ediyorum.
Bugün burada yalnızca bir toplantı yapmak için değil; yıllar boyunca birlikte yürüdüğümüz mücadelenin ardından yeni bir döneme birlikte bakmak ve Suriye’nin geleceğini birlikte inşa etmek için bir araya geldik.
Suriye halkının en zor yıllarında Türkiye halkının ve özellikle Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının yanımızda durduğunu hiçbir zaman unutmayacağız. Sizlerin desteği yalnızca insani yardım değildi; kardeşliğin, dayanışmanın, vefanın ve ortak vicdanın en güçlü ifadelerinden biriydi.
Dün birlikte mücadele ettik, acılarımızı ve umutlarımızı birlikte taşıdık. Bugün ise özgür, güvenli ve müreffeh bir Suriye’yi birlikte inşa etme sorumluluğuyla karşı karşıyayız.
Suriye’nin özgürlüğüne kavuşması mücadelenin sonu değil, çok daha büyük bir sorumluluğun başlangıcıdır. Önümüzde; ülkemizi yeniden inşa etmek, yaraları sarmak, vatandaşlarımızın güvenini ve umudunu güçlendirmek, kurumlarımızı ayağa kaldırmak, ekonomimizi geliştirmek ve Suriye’yi istikrar, üretim ve refahın merkezi hâline getirmek gibi büyük hedefler bulunmaktadır.
Bizler hiçbir kesimin dışlanmadığı veya ötekileştirilmediği, bütün vatandaşlarını kucaklayan, eşitlik ve adalet temelinde yükselen bir Suriye inşa etmek istiyoruz.
Farklılıklarımızı zayıflık değil, ülkemizin en büyük zenginliklerinden biri olarak görüyoruz. Adalet ve liyakati ise yeni Suriye’nin temel ölçütleri olarak kabul ediyoruz.
Bu süreçte Türkiye’nin ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının rolü son derece önemlidir. Çünkü Türkiye ile Suriye arasındaki bağ yalnızca diplomatik ilişkilerden ibaret değildir. Halklarımız arasında yüzyıllar boyunca oluşmuş derin tarihî, kültürel, sosyal ve insani bağlar vardır. Sınırların ayırdığı, fakat gönüllerin ayıramadığı iki kardeş halkız.
Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının yıllar içerisinde Suriye konusunda oluşturduğu tecrübe, insan kaynağı, saha bilgisi ve sosyal ağ, yeniden yapılanma sürecimiz için büyük bir değerdir. Bu birikimin yeni dönemde daha sistematik, koordineli ve stratejik şekilde değerlendirilmesini istiyoruz.
İnsani yardımdan eğitime ve sağlığa, sosyal hizmetlerden mesleki eğitime, ekonomik kalkınmadan gençlik ve aile çalışmalarına, kültürel projelerden şehirlerin yeniden imarına ve sosyal bütünleşmeye kadar çok geniş bir iş birliği alanı bulunmaktadır.
Bu nedenle sivil toplum kuruluşlarını yalnızca yardım sağlayan kurumlar olarak değil, Suriye’nin yeniden inşasının stratejik ortakları olarak görüyoruz.
Yeni Suriye herkese açıktır. Samimiyetle gelen, gerçek bir iş birliği niyeti taşıyan ve Suriye’nin geleceğine katkı sunmak isteyen herkese elimizi uzatıyoruz. Bizim için temel ölçütler samimiyet, güven, karşılıklı saygı, koordinasyon ve ortak çalışma iradesidir.
Aynı zamanda mevcut bürokratik, idari ve hukuki engellerin azaltılması; sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının kolaylaştırılması ve Suriye’deki faaliyetlerin daha etkin yürütülebilmesi için gerekli desteği vermeye hazırız. Bugün burada sizleri dinlemek, sorunları birlikte tespit etmek ve birlikte çözüm üretmek için bulunuyoruz.
Çünkü Suriye’nin yeniden kalkınması yalnızca devletin veya hükümetin değil, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu inşa yalnızca binaların, yolların ve kurumların inşası değildir. Asıl inşa etmemiz gereken insanımızın umudu, toplumumuzun güveni, gençlerimizin geleceği, çocuklarımızın hayalleri ve Türkiye-Suriye kardeşliğinin daha da güçlendirilmesidir.
Arzumuz, bugün başlayan iletişimin tek bir toplantıyla sınırlı kalmaması; düzenli istişarelere, ortak projelere ve somut iş birliklerine dönüşmesidir.
Bu buluşmanın, Türkiye ile Suriye arasındaki tarihî kardeşliğin ve stratejik iş birliğinin sivil toplum düzeyinde yeni ve güçlü bir başlangıcı olmasını temenni ediyor; hepinize gönülden teşekkür ediyorum.
Yeni Suriye’nin inşasında sizleri yanımızda, ortağımız ve kardeşimiz olarak görmek istiyoruz.
Kapılarımız, gönlümüz, imkânlarımız ve irademiz daima sizlere açıktır.
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Teşekkür ederim.