Siirt'te ilköğretim çağında 7 kız çocuğunun iki yıl boyunca taciz ve tecavüze uğramasının nasıl gizli kalabildiğini soran Demokratik Sol Parti (DSP) İstanbul Milletvekili, Meclis Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi Ayşe Jale Ağırbaş, konuyu Meclis'e taşıdı.
Ağırbaş İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile Aile ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın yanıtlaması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesini TBMM Başkanlığı'na sundu.
Kamu görevlileri açığa alınacak mı?
"Bu türden önemli bir olayın bir dayanışma içerisinde gizli tutulmak istenmesi, hemen yayın yasağının konulması, bazı kişilerin korunmasının söz konusu olup olmadığı konusunu gündeme taşımıştır" diyen Ağırbaş, Bakan Atalay'a şu iki soruyu yöneltti:
"Siirt'te yaşanan cinsel istismar olayının uzun süredir bilinmesine ve olayın 6 ay önce Emniyet Müdürlüğü'ne intikal etmesine rağmen cinsel istismarın devam ettiği iddiaları doğru mudur?"
"Cinsel istismar olayının iki senedir bilinmesine rağmen, olaya gereken ilgiyi göstermeyen, sessiz kalan ve olayı görmezden gelen kamu görevlileri hakkında kapsamlı bir soruşturma açılacak mıdır? Soruşturma tamamlanana kadar ilgili kamu görevlileri açığa alınacak mıdır?"
Bilinmeyen vakaları sordu
Ağırbaş, Bakan Kavaf'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde ise "Emniyet Genel Müdürlüğü'nün cinsel suçlarla ilgili hazırlamış olduğu rapor, 2007 yılında gerçekleşen bin 268 tecavüz vakasında, bin 800 çocuğun cinsel saldırıya uğradığını ortaya koymuştur. Cinsel istismara uğrayan çocukların %70'i küçük yaştaki çocuklardan oluşmaktadır" dedi. Ağırbaş kavaf'a şu üç soruyu yöneltti:
"2008-2009 yılları arasında cinsel istismara uğrayan çocuk sayısı kaçtır? Cinsel istismara uğrayan çocukların yaş gruplarına göre dağılımı nasıl gerçekleşmiştir?"
"Cinsel istismardan korunma konusunda, çocuklara ve ailelerine yönelik bilgilendirici çalışmalar yapılmakta mıdır? Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur?"
"Çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarının ortaya çıkarılması ve gizlenmesini önlemek için, okullarda ve Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu yetiştirme yurtlarında özel tedbirler alınması veya bunun için özel bir mekanizma oluşturulması gündemde midir?"
Siirtliler Tepki Gösterdi
Siirt'teki bir ilköğretim okulunun öğrencilerine yönelik cinsel istismar iddiaları, Siirt ve Batman'da yapılan basın açıklamalarıyla kınandı.
Siirt'te Güres Caddesi'nde, aralarında Siirt Üniversitesi öğrencilerinin de bulunduğu bir grup genç, üzerinde "kınıyoruz" yazısı bulunan siyah çelenkle yürüyerek, basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Siirt halkının bu olaya sessiz kalmadığı, aksine haklı ve haksızın belirlenmesi için adliyedeki gelişmeleri beklediği belirtildi.
Açıklamada, "İlim merkezi ve evliyalar diyarı olan Siirt, birkaç kişinin işlediği yüz kızartıcı suç üzerinden lekelenerek, hedef alınmıştır. Tüm Türkiye, Siirt halkına farklı bir gözle bakmaya başlamış ve hatta şehir dışında yaşayan Siirtliler, işyerinden kovulmuş ve işsiz kalmışlardır. İnsanlıktan nasibini almamışlar yüzünden tüm Siirt hor görülemez ve aşağılanamaz. Bu cinsel istismar rezaletini gerçekleştirenleri, bu olayı bütün Siirtlilere mal etmeye çalışan köşe yazarlarını esefle kınıyoruz. Suçluların, kimliklerine ve mevkilerine bakılmaksızın en ağır şekilde cezalandırılmalarını diliyor ve bunun yapılacağına inanıyoruz. Halkı yanlış bilgilendiren medya kuruluşlarını da kınıyoruz" denildi.
Grup, Siirt'i karaladığı iddiasıyla bir gazeteyi yaktıktan sonra olaysız şekilde dağıldı.
AK PARTİ'DEN KINAMA
AK Parti Siirt İl Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada da, cinsel istismar iddiaları kınandı. Herkesin vicdanında derin yaralar açan olayın, yansıtılış biçiminin, Türkiye'nin her yanında yaşayan Siirtlileri üzdüğü ifade edildi.
Açıklamada, şöyle denildi: "Olayda mağdur olan küçük kızlarımızın ve ailelerinin daha fazla yıpranmaması amacıyla, yargı makamları tarafından gizlilik ve yayın yasağı getirilmiş olması bile, maalesef Siirt'in ve Siirtlilerin aleyhine kullanılmıştır. Bu kararların sanki olayın örtbas edileceği veya yargıya bir baskı varmış gibi bir izlenim verilerek yansıtılması da Türk adaletine olan güveni sarsmaktadır. AK Parti Siirt Milletvekilleri ve il yönetimi olarak, suçların şahsi olduğunu ve bir suçtan dolayı kişilerin bırakın yaşadıkları kentlerin, ailelerinin bile suçlanamayacağını hatırlatırken, adaletin en kısa zamanda tecelli etmesini ve suçluların hak ettikleri cezaya çarptırılacaklarına olan inancımızı bir kez daha dile getiriyoruz." Öte yandan, Batman Belediyesi önünde toplanan Batman Kent Kadın Meclisi üyesi bir grup da, Gülistan Caddesi'ne kadar yürüdü.