Vali Çiftçi’den Kemalistlere tarih dersi!

Sol-Kemalistler tarafından hedef alınan Çorum Valisi Mustafa Çiftçi dik duruşuyla herkesin desteğini topluyor!

HAKSÖZ HABER

Bürokrasi içerisinde muhafazakar-dindarların ortaya koyduğu görüntü destekçisi olan kitleleri hiçbir zaman tatmin etmedi. Kemalist tahakküm karşısında geri adım atmaya hazır tavır alışlar İslam düşmanlarının elini güçlendirirken Çorum Valisi Mustafa Çitfçi’nin İskilipli Atıf Hoca’nın şehadet yıldönümü vesilesiyle gösterdiği onurlu duruş ise takdir topluyor.

Her sene İskilipli Atıf Hoca’yı mezarı başında bir heyetle birlikte andığı için sol-Kemalistlerin hedef tahtasına oturtmaya çalıştığı Vali Mustafa Çiftçi tabir-i caizse Kemalistlere tarih dersi verdi. Karalama kampanyasına karşı yaptığı açıklamada resmi tarih söyleminin sorunlarına dikkat çeken Çiftçi bilgiden ve ahlaktan yoksun karşı çıkışları sebebiyle Kemalistlerin cehaletini yüzüne vurdu.

“Hain olarak tanıtılmasına rağmen gerçekte mazlum ve mağdur kimselerden birisi” şeklinde tanımladığı İskilipli Atıf’a Türkiye’de insanların büyük bir muhabbet beslediğini ifade eden Çiftçi, İstiklal Mahkemeleri’ndeki kararların ise hukuki değil siyasi olduğunu vurguluyor.

Mustafa Çiftçi’nin ortaya koyduğu tavır birçoklarına örnek olacak cinsten. Siyaset tarafından takdirle karşılanması gereken bu onurlu tavır alışın sırf rahatsız ettiği meşum çevreler dahi göz önüne alındığında ne kadar isabetli olduğunu anlamak mümkün!

Sol-Kemalistler ise Vali Çiftçi’den aldıkları tarih dersini hazmetmeye çalışıyorlar. Ne kadar uğraşsalar da boş! Zira Mustafa Çiftçi’nin vurguladığı üzere bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup ahkam kesenlere bir şey anlatmaya çalışmak deveye hendek atlamaktan zor!

Vali Çiftçi'nin paylaşımına destek mesajları yağdı:

Yorum Analiz Haberleri

“Askerî kapasite tek başına zaferi garanti edemez”
BAE: Körfezin “Küçük Sparta’sının jeopolitik çıkmazı
"Sürecin sonucu, PKK’nın geleceğinden çok Türkiye’nin geleceğini belirleyecektir"
Dijital çağda toplumsal yapının ve ailenin yeniden inşası
Ahlaki güçten jeopolitik güce: Vatikan diplomasisi nasıl dönüşüyor?