Türkü sözleri üzerinden yaşadığımız değişim ve yozlaşma

Bugün geçmişin türkülerini dinlediğimizde hissettiğimiz o derin huzur ve muhabbet belki de kaybettiğimiz değerlerin sesidir. Çünkü o türkülerde insanın insana olan sevgisi, hasreti ve merhameti vardır.

CAHİT ÇEKMEN / HAKSÖZ HABER

Anadolu ozanlarının sazından yükselen sözlerin yalnızca müzik değil; aynı zamanda bir medeniyet terbiyesi olduğunu söyleyebiliriz.

“İki kapılı bir handa gidiyorum gündüz gece”

Âşık Veysel

Türkü sözlerinin zamanla bir milletin hafızasına dönüştüğü gibi, hayata dair kabullerin de bir yansıması olduğunu görüyoruz. Anadolu’nun ozanları yalnızca aşkı değil; insanı, dostluğu, yoksulluğu, sabrı, edebi ve vicdanı da sazın tellerine işlemiştir. Böylece türküler, bireysel duyguların ötesinde toplumsal değerlerin ve ortak bilincin taşıyıcısı hâline gelmiştir. Bugün dönüp Âşık Veysel, Neşet Ertaş, Mahsuni Şerif, Pir Sultan Abdal ve Âşık Daimi gibi isimlerin dizelerine baktığımızda; yalnızca bir müzik ve söz söyleme geleneğini değil, aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş bir ahlak, inanç ve duygu dünyasını da görürüz. Günümüz şarkı sözleriyle karşılaştırıldığında ise kültürel değişimin ne denli derin olduğu açıkça hissedilmektedir.

Yazının Devamı >>>

Yorum Analiz Haberleri

Gazze’de işgalciyi bırakıp direnişi suçlamak
Yüksek enflasyonla mücadelede toplumların ruh hali
İşgalci İsrail, Suriye’nin güneyinde mayın temizleme bahanesiyle nüfuzunu pekiştirmeye çalışıyor
Hürmüz Boğazı: Savaşın eşiğinde doğan yeni pazarlık düzeni
''Nurtopu'' gibi yeni bir buhranımız doğdu