Türkiye’nin istikamet arayışında “Eğitim politikalarının heterojenliği” -5

İslamcı idrak, aleyhine dahi olsa yakın tarihini, yaşadığı siyasi ve ekonomik şartları, içinde yaşadığı toplumun kimliksel eğilimlerini ve dünya sisteminin evrildiği akışı vakıa olarak mümkün olduğunca doğru okumalıydı...

İnsan ve Değer Vakfı mensuplarının dijital olarak yayınladıkları ANLAM ve DEĞER Dergisinin 6. Sayısında “Türkiye’nin İstikamet Arayışı” başlığı altında Hamza TÜRKMEN’e yönelttiği sorulara verilen cevapların dördüncü bölümünü sunuyoruz:


Soru: Türkiye'nin istikamet arayışında 28 Şubat sonrası süreçlerin evrildiği noktada İslamcılık nasıl konumlanmalıdır?

Cevap: İslamcılığın 28 Şubat sonrası süreçlerde ne olması ve ne olduğu ile ilgili durum tesbiti veya tayini için geçmiş sürecin bugüne ne bıraktığına da kısaca bir bakmak gerekir.

Türkiye’yi öz değerleriyle buluşturma, toplumu yeniden İslamileştirme ve İslam’ı yaşanılır kılma çabalarına “İslamcılık” diyecek olursak, Türk veya Atatürk İnkılaplarının idamlar, yasaklar, sürgünlerle oluşturduğu sindirme politikalarına rağmen İslam’ın hayatın bütün ünitelerini kuşattığını savunan ıslah, ihya ve inşa çizgisi ya da İslamcılık, 1970’li yılların ortalarında kısmen de olsa büyük ölçüde yüksek tahsil yapan gençler tarafından kamuoyunda kendini yeniden hissetirmeye başlattı.

1970-80 yıllarında ıslah ve ihya hareketlerinin birikim ve perspektifinden yayıncılığın telif veya çeviri türleriyle beslenen İslamî gençlik ve diğer talipliler zaaflı ve eklektik kimliklerinden arınmaya çalışarak İslami özgünlüğü yakalamaya, İslam’ın sabiteleri ile yaşanan fikri ve ameli sorunlar arasında bağ kurmaya başladılar. İslami duyarlılık içinde, İslami bilinçlenme yoluna adım atılmıştı ama bu yolun uygulaması açısından Resulullah Aleyhisselamın yolunu takip eden “sabikûn” gibi bilinçlenme sürecinin henüz yaşayan özgün öncüleri oluşmamıştı. Ancak duyarlılık boyutuyla da, Kur’an eksenli bilinçlenme boyutuyla da Türkiye tarihi içinde İslamcılığın inisiyatif almaya başladığı en önemli yıllar -bir iki yıl öncesi veya sonrası- 1985-1995 yılları arasındaydı.

Yazının Devamı >>>

Yorum Analiz Haberleri

Musibet anındaki samimiyet neden kayboluyor?
Kitle psikolojisi siyasal algıyı nasıl değiştiriyor?
Dijital dadıların kıskacındaki nesiller ve ebeveynlik imtihanı
Trump'ın İran politikası ve JD Vance'in değişen rolü
İran’a 300 milyar dolarlık savaş fonu: Tazminat mı, pazarlık aracı mı?