Yeni Şafak / Abdullah Muradoğlu
Trump’ın İran tahterevallisi..
ABD’nin ana akım yayın organlarından “New York Times” gazetesinden Maggie Haberman ve Jonathan Swan’ın “Rejim Değişikliği: Donald Trump’ın İmparatorluk Başkanlığı’nın İç Yüzü” başlıklı ortak kitapları geçtiğimiz hafta raflarda yerini aldı. Yaklaşık 500 sayfalık kitapta Trump’ın “Durum Odası”ndaki İran savaşıyla ilgili tartışmaların detaylarına da yer veriliyor.
Pazar günü NBC News’de “Meet The Press” programına konuk olan gazeteci Maggie Haberman, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran’la rejim değişikliğini amaçlayan bir savaşın yapılmaması gerektiğini yüksek sesle savunan tek isim olduğuna dikkat çekiyordu.
Hemen hatırlatalım, JD Vance halihazırda İran’la “Mutabakat Zaptı”nın imzalanmasına ilişkin müzakerelerin vitrin yüzü haline geldi. Müzakerelerde oynadığı rol sebebiyle Vance İran karşıtı şahinlerin, Neoconlar’ın, İsrail’in ve ABD’deki Siyonist kalemlerin hedefi haline geldi.
Savaşın ilk başlarında arkaplânda kalan Vance, Trump’ın İran’la ateşkes yapma kararının ardından öne çıktı. İran’la anlaşma yapılmasına şiddetle muhalefet eden sıkı İsrail yanlısı şahin Cumhuriyetçiler doğrudan Trump’ı hedef almak yerine oklarını Vance’e çevirdiler.
Aslında Vance 2024 seçimleri kampanyasında ABD’nin İran’la savaşa girmeyeceğini vaat etmişti. O dönemde Vance konuk olduğu bir programda ABD’nin dünyanın her bölgesini sürekli denetlemek zorunda olmadığını belirterek, “Bence bizim çıkarımız, İran’la savaşa girmemek. Bu, kaynakların büyük ölçüde başka yöne kaymasına neden olur. Ülkemiz için çok büyük bir mali yük olur” demişti. Bir başka programdaysa İsrail ile İran arasındaki bir savaşı Üçüncü Dünya Savaşı’nı tetikleyecek en olası ve en tehlikeli senaryo olarak nitelemişti.
Vance’in 28 Şubat’ta Trump’ın İran’a saldırıyı yönettiği sırada odada yer almaması gözlerden kaçmamıştı. Bu sırada Vance’i İran’la savaşa karşı olduğu bilinen Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ile yan yana gösteren bir fotoğraf yayınlanmıştı. Gabbard somurtkan ifadesiyle dikkat çekmişti. Fotoğraf Vance ve Gabbard’ın hoşnutsuz olduklarını gözler önüne seriyordu.
Keza Vance’in geçen yıl, İsrail’e tepki olarak Babu’l Mendeb Boğazı’nı kapatan Yemen’deki Husî güçlere yönelik hava saldırılarına muhalif olduğu da medyaya sızdırılmıştı. Vance’e göre Husîler’in boğazı İsrail’e yük taşıyan gemilere kapatmaları ABD’nin bir sorunu değildi.
Bir süre önce Vance’in İran’la ateşkes anlaşmasını sekteye uğratmaya çalışan İsrail’e yönelik eleştirileri Tel Aviv ve Washington’da dalgalanmalara yol açtı. Trump’ın imzalamış olmasına rağmen “Mutabakat Zaptı” İsrail yanlısı çevrelerde “Vance’in Anlaşması” olarak niteleniyor.
Trump Yönetimi’nde ‘İran anlaşması’ yoluna girdiğinde Başkan Yardımcısı JD Vance, taraflar anlaşmadan uzaklaştığındaysa İsrail yanlısı şahin Dış İşleri Bakanı Marco Rubio öne çıkıyor. Trump’ın aldığı pozisyonuna göre tahterevallide biri yukarı, diğeri aşağı iniyor. Trump, duruma göre Rubio’yu ya da Vance’i ileri sürüyor. Cumhuriyetçi Kamp’ta farklı kanatları temsil eden iki isim de 2028’deki seçimlerde Başkan adayları listesinde ilk sıralarda yer alıyor.
Maggie Haberman ve Jonathan Swan’ın ortak kitaplarında Vance’in İran’la bir rejim değişikliği savaşının felaket olacağına inandığı belirtiliyordu. Buna göre Vance Trump’ı, İran’la bir savaşın siyasî koalisyonunu parçalayabileceği ve ‘yeni savaş olmayacağı’ vaadine inanan birçok seçmen tarafından bu savaşın ihanet olarak görüleceği konusunda uyarmıştı.
“NBC News” programında “Başkan Yardımcısı Vance’in bu tutumu, Trump nezdindeki konumunu nasıl etkiledi” sorusuna Haberman, ”Vance, Trump’a karşı bu konuda gerçekten sesini yükselten tek kişiydi. Bu durum Trump’ı kızdırdı ve Vance’in Trump nezdindeki itibarını zedeledi, ancak gerçekten de statükoyu sarsan tek kişi oydu” diye cevap veriyordu.
Haberman “Durum Odası”nda İranla savaş konusundaki tartışmalara dahil edilenlerin çok küçük bir grupla sınırlı tutulduğunu söylüyordu. Savaş kararının sızdırılmasından endişe duyulduğu için, bu savaşın enerji alanında yol açacağı olumsuz etkilerin sonuçlarını yönetmek zorunda kalacak olan Hazine Bakanı ve Enerji Bakanı bile bu tartışmaların dışında tutulmuştu.
Trump İran’la savaşın yol açabileceği olumsuz durumlar hakkında uyarılmıştı. Trump hiçbirini de kaale almamıştı. Karar çok az sayıda kişiyle sınırlı tutulmuştu ama İsrail ve Netanyahu bu kararın alınmasında son derece etkili olmuştu. Nihayetinde bu savaş İsrail’in savaşıydı. Şimdiyse Trump, İsrail’in savaşının yol açtığı hasarı onarmak için Vance’e güveniyor. Galiba!