Tom Barrack yönetiminde Irak milislerini neler bekliyor?

Irak medyası Mark Savia’nın görevden alınmasını kutladıysa, kendilerini hazırlamaları gerekebilir. Onun yerine gelen adam geleneksel diplomasi dilini konuşmuyor. O, şok dilini konuşuyor.

Karam Nama’nın Middle East Monitor’de yayınlanan yazısı, Haksöz Haber için tercüme edilmiştir.


Başkan Donald Trump’ın Tom Barrack’ı Suriye ve Irak Özel Başkanlık Temsilcisi olarak atamasının ardından Irak’ı –ve İran yanlısı milis grupları– nelerin beklediğini anlamak çok da uzun sürmeyecektir. Bunun için tek gereken, duyurudan birkaç saat sonra Barrack’ın yayınladığı paragraf. Barrack, “ABD’nin faaliyet gösterdiği güç dengesi, müttefikler daha bağımsız hale gelip yükü paylaştıklarında en iyi şekilde işler; tabii ki bu her zaman ABD’nin etkisini, istikrarını ve temel stratejik hedefleriyle uyumu koruyan bir çerçeve içinde gerçekleşir” diye yazdı.

Bu tek cümle, bir şeyi açıkça ortaya koyuyor: Washington artık Irak’ı ilişki yönetimi gerektiren bir siyasi dosya olarak değil, karar yönetimi gerektiren bir güvenlik dosyası olarak görüyor.

İroni ise, Barrack’ın ismine odaklanmanın asıl değişimi gölgelemesi. Mesele, bir elçinin yerine bir başkasının geçmesi ya da Irak milislerinin uzun süredir beslediği, Washington’un orta düzey bir yetkilisini her değiştirdiğinde ABD politikasının da değiştiği yanılsaması değil. Bu yanılsama, sanki Irak’ın kaderi bir bürokratın mizacına bağlıymış gibi, yıllarca sahte bir zafer hissi besledi. Ancak Barrack öyle biri değil. O yumuşak diplomasi uygulayan biri değil. O, olayları olduğu gibi adlandırıyor. Açıkça hakaret ediyor. Dili sivri.

Amerikan medyası, onu defalarca ABD dış politikasında “kirli işlerin adamı” olarak tanımladı; Trump’ı karmaşık dosyaları bizzat ele almaya ikna edebilecek az sayıdaki kişiden biri.

Atanmasından önce Politico ve Axios, Barrack’ın bölgeye yönelik “birleştirilmiş dosya yaklaşımı”nı savunduğunu bildirmişti: Irak, Suriye ve Lübnan’ı üç ayrı sorun olarak değil, birbiriyle bağlantılı tek bir arena olarak ele almak. Bugün, “sessiz infaz”dan “sesli tokatlarla infaz”a geçmiş gibi görünüyoruz. Barrack, kamera karşısında gülümseyen bir diplomat değil. O, bir zamanlar Irak’ı “başarısız bir siyasi deney”, Lübnan’ı “saçmalık” olarak tanımlayan ve gazeteciler hakkında basına uygun olmayan ifadeler kullanan bir adam. Bu dilin, Yeşil Bölge ve onu çevreleyen milis gruplara yönelik ABD politikasının bir parçası haline geldiğini hayal edin.

Ancak Barrack’ın kişiliğine olan bu saplantı, daha derin bir gerçeği gizliyor: Washington artık Irak’ı siyasi bir ortak olarak görmüyor. Irak’ı işlevsiz bir güvenlik dosyası olarak görüyor. Ve Irak bir güvenlik dosyası haline geldiğinde, dil müzakereden cerrahiye kayıyor — manevra değil, kesip atma; uzlaşma değil, kontrol.

Bu durum, Barrack’ın adı gündeme gelir gelmez İran yanlısı gruplar arasında yaşanan paniği açıklıyor. O, yanlış yorumlanamayacak kadar açık ve egemenlik sloganlarının arkasına saklanamayacak kadar keskin bir dönüşümü temsil ediyor.

İran’ın partileri ve milisleri için durum daha da net: kaçınılmaz olarak kaybedenler onlar olacak. ABD’nin onların hâkimiyetini kırma kararı kişisel bir heves değil; kurumsal bir tercihtir. Barrack, sadece bu kararın uygulayıcısıdır — ve onun iyi bilindiği diplomatik acımasızlıkla donanmıştır.

Fısıltı diplomasisine alışkın milisler, artık cesurca mesajlar yazan ve bunları yüksek sesle okuyan bir adamın uyguladığı, haykıran bir diplomasi ile karşı karşıya kalacaklar.

Washington artık Irak’ı, hoşgörüyle karşılanabilecek ya da mazur görülebilecek tek başına bir vaka olarak değil, bölgesel bir ağın parçası olarak ele alıyor. Mevcut yönetimin gözünde Irak, Tahran’dan Bağdat’a ve Beyrut’a uzanan bir zincirin halkalarından biri. Bu bağlantılar ne kadar sıkı olursa, bu üç dosyanın tek bir akıl, tek bir el ve ne dalkavukluk eden ne de gülümseyen tek bir elçi tarafından ele alınması o kadar olası hale gelir.

Bu nedenle Barrack'ın gelişi bir personel değişikliği değil, kararların yerel aktörleri yatıştırma yeteneği ile değil, durgunluğu kırma yeteneği ile değerlendirildiği yeni bir aşamanın ilanıdır.

Abu Dabi'de The National gazetesine verdiği röportajda Barrack, en ufak bir diplomatik cilveyi bile bir kenara bıraktı. ABD'nin “Irak ve Suriye'yi böldüğünü” ve Irak işgalinin “asla tekrarlanmaması gereken şeylerin en bariz örneği” haline geldiğini söyledi. Geçmişi güzelleştirmeye çalışmıyordu. Onu teşhis ediyordu: harcanan üç trilyon dolar, yirmi yıllık parçalanmış tarih, yüz binlerce kaybedilen can ve onun sözleriyle, “elimiz boş döndük”.

Bu bir özeleştiri değil. Bu bir politika beyanı: sonuçsuz harcamalar artık yok, devlet ile milisler arasındaki ikili iktidara artık sabır yok.

Irak, nezaketin yer almadığı bir döneme giriyor. Washington artık Bağdat’ı bir “ilişki yönetimi” dosyası olarak değil, bir “karar yönetimi” dosyası olarak görüyor. İkili iktidar yapısı artık kabul edilemez hale geldi ve “devlet hırsızlarına” karşı Amerikan sabrı tükeniyor. Bundan sonra kullanılacak dil diplomatik olmayacak; doğrudan, ifşa edici ve belki de incitici olacak.

Irak medyası Mark Savia’nın görevden alınmasını kutladıysa, kendilerini hazırlamaları gerekebilir. Onun yerine gelen adam geleneksel diplomasi dilini konuşmuyor. O, şok dilini konuşuyor.

Öyleyse şimdi soru şu: Irak’ın mevcut ortamında kim rahat uyuyabilir?

Kesinlikle milisler değil. “Gri anlaşmalar” dönemi sona erdi. “Keskin kararlar” dönemi başladı.

Barack yönetiminde Irak’ı bekleyen şey, yüzlerin değişmesi değil, kuralların değişmesidir.

* Karam Nama, İngiliz-Iraklı bir yazardır. Yayınladığı kitaplar arasında “An Unlicensed Weapon: Donald Trump, a Media Power Without Responsibility” ve “Sick Market: Journalism in the Digital Age” bulunmaktadır.

Irak Haberleri

Irak'ta “silahın yalnızca devletin elinde toplanması” için kurulan komitenin çalışmalarına başladığı duyuruldu
Trump, Tom Barrack'ı Türkiye ve Suriye görevlerinin yanı sıra Irak Özel Temsilcisi olarak atadı
Ali el-Zaidi ve Yeşil Bölge'de siyasi çözüm illüzyonu
Mukteda es-Sadr, silahlı gücünü devlete bağladı
Irak'ta Ali ez-Zeydi dönemi: Denge siyaseti ve sınamalar