‘Sıkıyönetim’ İsteyenlere ‘Hayır’ Denilmelidir

Sıkıyönetim çağrılarına asla itibar edilmemelidir. Aksi halde, sadece askerlerin hükmetme eğilimleri güçlenmekle kalmayacak; sivillerin ülkeyi yönetemediği gibi bir iddiayı bayraklaştırmak isteyen kemalist-laiklere de gün doğacaktır.

Selahaddin E. Çakırgil’in yorumu:

Ülkenin belli bir kesiminde, aylardır kanlı terör saldırılarıyla birlikte devam eden ayrılıkçı silahlı ayaklanma teşebbüsüne karşı Hükûmet’in takip ettiği siyaset üzerine elbette farklı görüşler ve eleştiriler serdedilebilir.

Nitekim, serdediliyor da...

Kimisi, Hükûmet’in geçmişte çok mülayim davrandığını, zamanında gerekli tedbiri almadığı için bugüne gelindiğini söylerken; bazıları da bugün verilmekte olan mücadelenin yetersiz veya yanlış olduğundan söz etmektedir.

Ancak, 1923’den bugüne, 93 yıllık geçmişimizde, benzer büyük sosyal problemler karşısında, hükûmet edenlerin aklına hemen geliveren ve bu 93 yılımızın üçte ikiden fazlasını içine alan bir yöntem vardı ki, bugün de bazı çevrelerce, o yönteme başvurulması isteniyor: Sıkıyönetim ya da Örfî İdare...

Yazının Devamı >>>

Yorum Analiz Haberleri

ABD-İran anlaşması: Sürecin kazananları ve kaybedenleri kim/ler?
Demirtaş'ın "az kaldı" mesajı ne anlatıyor?
Müceddid kimdir?
AB'nin yeni Göç ve İltica Paktı: Sınırlar daha güvenli, insan hayatı daha güvensiz
Göç, Brexit ve Starmer'ın istifası: Birleşik Krallık'taki siyasi krizin perde arkası