No Safe Street: Hayatta kalma oyunu

Kardeşim, Gazze’deki gerçekliğimizi yansıtan “No Safe Street” adlı bir video oyunu geliştirdi.

Heleena Darwish’in We Are Not Numbers’da yayınlanan yazısını Barış HoyrazHaksöz Haber için tercüme etti.


Kardeşim Salem Omar Abu Ghali tarafından geliştirilen basit bir web tabanlı video oyunu olan No Safe Street’te ölüm, her an başımıza gelebilecek bir olasılıktır. Bu oyunu, hayatta kalmanın birkaç metre ya da saniyeye bağlı olduğu Gazze’deki sürekli yerinden edilme tehdidini simüle etmek için tasarladı — bir kişinin yaşayıp yaşamayacağını belirleyen o birkaç an.

Kardeşim bu dijital oyun aracılığıyla, en travmatik deneyimlerimizden biri olan tekrarlanan zorla yerinden edilme sürecini belgelemeye çalıştı. Tasarımı mütevazı olsa da, oyun, hiçbir zaman gerçekten güvenli olmayan bir yerde güvenlik arayışında yaşadığımız yerinden edilme sürecinin ayrıntılarını yansıtıyor.

Salem, University College of Applied Sciences'da iki yıl boyunca programlama okudu, ancak savaş ve yaşadığımız tüm zorluklar nedeniyle eğitimini tamamlayamadı.

Çilemiz, öğretmen olan babamızın, sürekli ve ayrım gözetmeyen bombardıman altında yakındaki bir okula kaçmaya çalışırken öldürülmesiyle başladı.

O gece İsrail ordusu Han Yunus'a girmişti. Okulun, bombardıman durana kadar sığınabileceğimiz güvenli bir yer olacağına inanıyorduk. Ancak oraya vardığımızdan sadece birkaç dakika sonra babamızı kaybettik. Okul bahçesinde bir şarapnel parçası kalbini deldi ve tüm güvenlik duygumuz paramparça oldu. Ölümden kaçan bir insan nasıl ölür?

Bundan sonra, yerinden edilme serüvenimiz başladı. “Güvenli geçit” denen yere ulaşana kadar defalarca bir yerden diğerine taşınmak zorunda kaldık; bu geçit, adının aksine hiçbir güvenliği barındırmıyordu, sadece aşağılanma ve korku vardı. Han Yunus’un farklı bölgelerinde dolaştıktan sonra nihayet El-Mevasi’ye yerleştik; burada çadırlar kurmaya ve yeni bir gerçekliğe uyum sağlamaya çalıştık. Bu bizim ilk yerinden edilme deneyimimiz değildi; kabaca üçüncüsüydü.

Beş ay sonra ordu Han Yunus’tan çekildi ve evimize döndük. Ancak uzun süre kalamadık; bir kez daha tahliye emri aldık. Bu yerinden edilme döngüsü tekrar tekrar yaşandı ve her seferinde tehlikeyle karşı karşıya kaldık ve zar zor hayatta kaldık.

Oyunun fikri bu yaşamdan doğdu.

Salem, bu kaçış ve hayatta kalma mücadelesini belgelemek istedi. Sınırlı kaynaklara, sık sık yaşanan elektrik kesintilerine ve dengesiz internet erişimine rağmen çalışmayı hiç bırakmadı. Elektrik ve interneti olan kafelere gidip uzun saatler boyunca oyununu geliştirmeye çalıştı.

Oyun, ancak bunları yaşamış olanların gerçekten anlayabileceği o yoğun anları yansıtıyor: ani uyarı, hangi yöne gideceğine karar veremeden olduğun yerde donup kaldığın an ve tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi, ciğerlerin tozla dolarken enkazların arasından koştuğun an.

No Safe Street’in talimatları basit: “Bozuk sokakları geç ve bir sonraki saldırıdan önce sığınacak bir yer bul.”

Salem bu oyunu eğlence amacıyla ya da oyuncuların kazanması için programlamadı. Oyunu, gerçekliğin bir yansıması olarak tasarladı; böylece dünya, her gün yaşadığımız kaybın acısını hissedebilsin diye. Oyunda kayıp, sadece “Game Over” yazan siyah bir ekran olarak görünebilir, ancak gerçekte bu, bütün bir hayatın sona ermesi anlamına geliyor.

Salem’in bu oyunu geliştirmesi, tüm engellere rağmen zihinlerimizin hala yaratıcılık kapasitesine sahip olduğunu da kanıtlıyor.

Üniversite eğitimini henüz tamamlamamış olmasına rağmen, her günün sonunda hayatta kalmayı en büyük başarı, her sabahı ise yerinden edilme ve tehlikenin yeni bir aşamasının başlangıcı olarak gören bütün bir neslin hikâyesini belgeleyen bir oyun geliştirmeyi başardı.

Gazze’de mesafeler, her şeyin — evinizin, babanızın, çocuğunuzun, annenizin, hatta sizin — hava saldırılarının veya ateş açılmasının hedefi haline gelmesine kalan saniyelerle ölçülür. Bu mesafeler, şehrinizin tamamını temsil eden harita üzerinde çizilen “kırmızı bölge”den kaçma yeteneğinizle ölçülür.

Basit programlaması ve mütevazı grafikleriyle oyun, küresel video oyunlarının karmaşıklığından çok uzak görünebilir, ancak oyunun özü tam da budur. Oyun, hayatta kalmanın ani bir uyarıya ne kadar hızlı tepki verdiğinize ve enkaz ve yıkıntıların arasından koşma yeteneğinize bağlı olduğu Gazze’de 2 milyon insana dayatılan hayatı yansıtıyor.

Ve çoğu zaman hayatta kalamazsınız; sırf çocuklarınızla birlikte o an yeterince uzağa kaçamadığınız için hedef alınırsınız.

‘No Safe Street’ oyununu oynayın.

* Heleena Darwish, öğrenmeye ve kişisel gelişime büyük bir tutkuyla bağlı bir İngilizce bölümü mezunudur. Gaza Sky Geeks bünyesindeki Code Academy’de katıldığı yoğun bir web geliştirme eğitim programı sayesinde programlama dünyasına adım attı ve burada HTML, CSS ve JavaScript gibi temel teknolojileri öğrenerek bu alanlarda uzmanlaştı. Bu program süresince, etkileşimli arayüzler oluşturma ve kullanıcı deneyimini iyileştirme becerilerini geliştiren pratik projeler üzerinde çalıştı.

Teknolojiye olan tutkusu yanı sıra, hikâye anlatma konusunda da yetenekli. “Fikirlerimi, hayal gücü ile gerçekçiliği harmanlayan benzersiz bir anlatım tarzıyla ifade ediyorum. Dil becerilerimi, insani meseleleri öne çıkaran ve yaratıcılığın değerlerini destekleyen ilham verici içerikler oluşturmak için kullanmaya her zaman hevesliyim.”

Filistin Haberleri

Rakefet cezaevinde Gazzeli esirlere işkence ve eziyet devam ediyor
BM’de Filistinlilerin Nekbe anısına saygısızlık
Katil İsrail Gazze'de bir binayı vurdu: 7 ölü, 18 yaralı
Kassam mücahitlerinden bayram tebriği: "Allah bütün zalimlerden büyüktür”
İşgalci saldırganın Filistinli anne ve çocuğa saldırısı kamerada