“Ne zaman Ramazan ayına gireceğiz?”

​​​​​​​Bu yıl farklı bir şey denemeye karar verdim, Zekeriya’ya hatırında kalacak bir Ramazan deneyimi yaşatmak istedim.

Saeda Hamdona’nın Washington Report on Middle East Affairs’de yayınlanan yazısını Zeynep Nursel BoyrazHaksöz Haber için tercüme etti.


Çocuğum ilk Ramazan’ına altı aylıkken girdi ve o en güzel Ramazan’ımızdı. Hâlâ Gazze’deki bir semt olan Şeyh Rıdvan’daki küçük evimizde yaşıyorduk, her yer kandiller ve süslemelerle doluydu. Zekeriya’nın sallanan ve Ramazan şarkısı çalan kendine ait bir lambası da vardı. Beşiğine koyardım, o da parıldayan ışığa bakar, minicik ayağıyla tekmeler atarken nasıl yanıp söndüğünü ve değiştiğini izlerdi. İsterdim ki o ışıklar ve mutluluk onun küçük hafızasında gelecek yıl yenilenmek üzere kalsın.

İkinci Ramazan’ına bir buçuk yaşındayken savaş ve kıtlık zamanında girdi. O zaman Refah’da on bir kişi tıka basa doldurduğumuz, sokağın köşesinde bir çadırda yaşıyorduk. Emeklemeye başlamıştı, bir yerden başka bir yere gidiyordu. Sürekli endişelenirdim, biz yemek yaparken bir yerini yakmasından ya da insanların arasından geçerken incinmesinden korkuyordum. Birçok defa onun minicik ellerine yanlışlıkla basan oldu. O Ramazan oldukça zordu. Yeterince yemeğimiz yoktu, karnımız hep açtı. Yine de Ramazan dolu dolu geçti. En zor şartlar altında bile insanlar ellerindekileri paylaştılar, derinden hissedilen bir nezaket ve yakınlık ile birbirlerini teselli ettiler ve etrafındakilerle ilgilendiler.

Üçüncü Ramazan’da iki buçuk yaşındaydı. Bir kez daha yerimizden edildikten sonra bu aya yine sokağın köşesinde bir çadırda başladık. Sonrasında Gazze’de yaşayan bir akrabamızın evine taşındık, sonra tekrardan Han Yunus’daki güncel çadırımıza. Koşullar o kadar zordu ki kandilleri bile zor yakıyorduk. Bulunması zordu ve çok pahalılardı, tanesi 30 dolardı.

Hiçbir zaman elektriğimiz yoktu, telefonun flaşıyla idare ediyorduk ve çadırın dışında, kamp alanımızda yalnızca bir tane lamba vardı. O zamanlar konuşmaya başladı Zekeriya; mutlu bir şekilde büyük çocukları taklit eder, onlarla beraber ezan, yani namaz çağrısını okurdu. Ta o zamandan korku ve endişe nasıl bir şey öğrenmişti.

Bu yıl farklı bir şey denemeye karar verdim, Zekeriya’ya hatırında kalacak bir Ramazan deneyimi yaşatmak istedim. Onun Ramazan’ın gerçekten ne anlama geldiğini anlamasına yardımcı olmak için özel bir atmosfer oluşturmaya karar verdim. Yeni bir kandil alamayacağımdan, yardımların getirildiği karton kutularla kendim bir kandil yaptım. Boş tenekelerle başka bir tane daha yapıp bir mumla aydınlattım. Kâğıttan hilal ve yıldızlar kesip çadırın dışını süsledim.

Yazarın boş bir tenekeyi kartonla sararak yaptığı kandil (Saeda Hamdona)

Kamptaki çocuklar süslemelerimizi görünce annelerine gelip bakmalarını söylemek için koşa koşa evlerine gittiler. Yakın çadırlardaki komşularım “Nasıl yaptın bunları?” diye sordular. “Nereden geldi bu fikir aklına?”. Kandil veya yıldız yapmak isteyen her bir kadınla tek tek oturup eski karton kutular ve tenekelerle nasıl geceleri kampı aydınlatacak kandiller yapabileceğimizi anlattım. Kısa sürede kamp boyunca tüm çadırlar süslemelerle doldu. Uzun süre sonra ilk defa kadınların yüzleri gülüyordu. Çocukların yalnızca çamurda oynadıkları ya da su getirmek için kirli kovalar taşıdıkları elleri artık makaslar ve kâğıtlarla güzellikler ortaya koyuyordu. Ramazan ruhu evde yaşamayı gerektirmez. Bu cümleleri yazarken, tenekelerden tasarlanmış kandiller çadırımın etrafını kaplıyor. Süslemelerden ve mutluluktan ziyade asıl tatlı olan, hiçlikten ne yapıp edip umut bulan Filistinlilerin renk kattığı kampın görünüşüydü.

Bizim topraklarımızda Ramazan neşe, nezaket ve birlik zamanıdır. En zor zamanlarda bile, aileler bir araya gelir, yemekler ikram edip, zorlukları mutluluk ve umut dolu anlara dönüştürerek bu ayı kutlamanın bir yolunu bulurlar.

Zekeriya “Ne zaman Ramazan ayına gireceğiz?” diye sordu. Şöyle cevap verdim:

“Her gün bebeğim, biz her gün Ramazanda’yız.”

*Saeda Hamdona, İslam Üniversitesi Sanat Fakültesi mezunu ve Gazze’de yaşıyor. İngilizce öğretmede deneyimli. Aynı zamanda bir yazar olarak Gazze’deki olayları takip etti. Şimdi de genç Filistinli yazarların sesini duyurma amaçlı bir proje olan ‘WeAre Not Numbers’da’ eğitim alıyor.

Filistin Haberleri

İşgalci İsrail, Batı Şeria'da Filistinlilere ait arazilere el koydu
Katil Ben-Gvir, “ezanları susturma” yasa tasarısını tekrar gündeme getirdi
Hamas, Gazze'de yönetimi devretmeyi reddettiği yönündeki iddiaları yalanladı
Ebu Ubeyde: "hesap, düşman ödeyene kadar açık kalacaktır"
İsrail, 7 Ekim saldırılarına katılmakla suçladığı Filistinlilerin yargılanması için 354 milyon dolar bütçe ayırdı