İngiltere’de bir mahkeme, "Filistin Koalisyonu"nun (Palestine Coalition) en önde gelen iki ismi olan Ben Jamal ve Chris Nineham’ı, Kamu Düzeni Yasası’nı ihlal etmekten suçlu buldu. Hapis cezası öngörmeyen mahkeme kararı, demokratik haklar ve protesto özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Westminster Sulh Ceza Mahkemesi Yargıcı Daniel Sternberg, her iki isim hakkında da 18 ay boyunca "şartlı tahliye" kararı verdi. Bu karara göre, Jamal ve Nineham bu süre zarfında herhangi bir suç işlemedikleri takdirde hapse girmeyecekler; ancak bir ihlal durumunda doğrudan hapis cezasıyla karşı karşıya kalacaklar.
Karar İstinafa Götürülüyor
"Al-Araby Al-Jadeed" kaynaklarına göre; Filistin Dayanışma Kampanyası Direktörü Ben Jamal ve Savaşı Durdur Koalisyonu Başkan Yardımcısı Chris Nineham, kararı istinaf mahkemesine taşımaya karar verdi. İki lider, Filistin’e destek amacıyla gösteri yapmaya devam etme konusundaki kararlılıklarını vurguladı. Yargıç Sternberg, karar gerekçesinde sanıkların "iyi halini" ve olayların yaşandığı koşulları dikkate aldığını belirtirken, "Protesto hakkı temel bir haktır ancak mutlak değildir ve yasal kısıtlamaların ihlalini haklı çıkarmaz" ifadelerini kullandı.
Ağır Yargılama Masrafları
Mahkeme ayrıca, her iki aktivistin de 7.526 sterlin tutarındaki yargılama masraflarını ödemesine hükmetti. Savunma ekibi, müvekkillerinin bu miktarı ödemek için bağışlara güveneceğini belirterek, ödemenin 12 aya bölünerek taksitlendirilmesini talep etti.
Liderlere yakın kaynaklar, kararı "şok edici ve gülünç" olarak nitelendirirken, duruşma sırasında İşçi Partisi Milletvekili John McDonnell, eski İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, Nükleer Silahsızlanma Kampanyası Genel Sekreteri Sophie Bolt ve Savaşı Durdur Koalisyonu Genel Sekreteri Alex Kenny gibi önemli siyasi ve sendikal figürler de destek için hazır bulundu.
Olayın Geçmişi
Dava, 18 Ocak 2025 tarihinde düzenlenen ve 8 Ekim 2023’ten bu yana gerçekleştirilen 22. ulusal yürüyüşe dayanıyor. Göstericilerin BBC genel merkezi önüne gitme planı, polisle önceden varılan anlaşmaya rağmen son dakikada getirilen kısıtlamalarla engellenmiş ve eylemciler hükümet binalarının bulunduğu Whitehall bölgesinde sabit bir protestoya zorlanmıştı.
Hukuk uzmanları ve insan hakları örgütleri, bu davanın polisin yetki sınırlarını ve protesto hakkını kısıtlamak için öne sürdüğü "toplum üzerindeki kümülatif etki" gibi gerekçelerin meşruiyetini test eden kritik bir dönüm noktası olduğunu savunuyor.