Kurbanı seküler ritüellere indirgeme çabası ve ibadetin özü

Mehmet Garip Tanyıldızı, modern insanın anlam arayışıyla sığındığı ritüellerin geçici bir tedavi olduğunu ve ibadeti ritüelden ayıran yegane unsurun niyet kavramı olduğunu ifade ediyor.

Mehmet Garip Tanyıldızı / Akşam

İbadet ve ritüel arasında

Kurban Bayramı, Hac merasimi ile birlikte düşünüldüğünde, Müslümanlar için en seremonik günlerdir. Hac ve Kurban ibadetleri dinin form boyutunu yoğun olarak ihtiva eder.

Bu sebeple özellikle Kurban Bayramındaki ibadetler, bazen saldırı amaçlı bazen de anlam kayması sebebiyle, sık sık modern "ritüel" tabiriyle benzeştirilmiş, karıştırılmış, hatta çoğu zaman özdeşleştirilmiştir.

Yakın zamana kadar Müslümanlar arasında, hem biçimcilik eleştirilerine karşı savunma ihtiyacıyla hem de yerinde bir hassasiyet dolayısıyla, daha ziyade "ibadetin ritüel olmadığı" vurgusu yaygındı. İbadetlerin ritüel olarak ifade edilmesi rahatsız edici gelirdi.

Fakat son yıllarda yeni nesil modernite eleştirileri kapsamında ritüellerin yok oluşuna ağıtlar yakılmaya, yitirilen ritüellere methiyeler dizilmeye başlandı. Ritüel artık bizatihi irrasyonelliği ve biçimselliğinden ötürü övülüyor.

Daha önce biçimcilik eleştirisiyle dinî ibadetlere mesafeli duran modern insan, bugün "büyüsü bozulmuş dünya"nın meydana getirdiği boşluk karşısında yeniden ritüellere sığınma eğilimi gösteriyor.

Ritüelin sembolik gücünden yoksun dünyanın anlam ve varlık krizinden şekvacı pek çok kişi metafizik arayışlara giriyor, "transandantal bir şey" bulmak istiyor. Bu kriz ve arayıştan Müslümanlar da vareste değil.

Bunun anlaşılabilir olduğunu söyleyebiliriz. Aslında, modern insanın parçalanmışlığı, süreksizliği ve anlam kaybı karşısında ritüellerin iyileştirici bir imkân sunduğu düşünülüyor. Ritüel, "toplumsallığı tesis eden" ve "bireysel yaşamı istikrarlı kılan" bir araç olarak görülüyor.

Fakat burada dikkat edilmesi gereken husus, ritüele çoğu zaman işlevsel yaklaşılmasıdır. İbadetle ritüeli birbirinden ayıran fark da tam olarak bu noktada ortaya çıkmaktadır.

Modern hayattan yorulan insan bireysel rahatlama fonksiyonları dolayısıyla ritüele yönelir. Aynı zamanda ritüelin, prosedürel yönüyle toplumsal birlikteliği sağlama fonksiyonu da vardır.

Buna mukabil Müslümanlar ise Kurban menasıkı ile Allah'a yakınlaşmayı, infakla arınmayı murad ederler.

Buradaki en temel fark göstergesi "niyet"tir. Aynı fiil, niyet olmadan sadece hareket olur. İbadetle ritüel arasındaki ayrım, öncelikle niyet üzerinden anlaşılmalıdır. İslam'da niyet tüm ibadetlerin şartı ve dini pratiğin esasıdır.

İbadetle ritüeli birbirinden ayıran fark niyettir. Ritüel, modern insanın varlık krizine karşı ancak bir palyatif tedavi olabilir. Anlam krizine deva olamayacağı açıktır.

Yorum Analiz Haberleri

Mavi Marmara’nın yarım kalan çağrısı
Değer hiyerarşisinde kurbanın yönü ve yoksulun onuru
Konfor tutkusunun kurbanı olan merhamet, vicdan ve kardeşlik bağları
Mahremiyetin gönüllü tasfiyesi
Modern çağın görünmez uyuşturucuları