Karay (Karaim) Türkleri: Donmuş bir gölün üzerinden okunan hafıza

"Karay (Karaim) Türklerinin kendi dilleriyle yazdıkları mezar taşları, donmuş bir gölün altındaki balıklar gibi sessizce keşfedilmeyi bekleyen bir hafızanın tanıklarıdır."

MURAT KURT / HAKSÖZ-HABER

Trakaiye 29 derecede vardık. Soğuk, yalnızca yüzü değil, sesi de kesiyordu. Göl donmuştu—öyle yüzeysel değil, taşıyacak kadar. Üzerine çıktık. İlk adımda tereddüt vardı; sonra göl, yol oldu. Su hareketi bırakınca manzara olmaktan çıkıyor, zemin başlıyordu.

Donmuş gölün üzerinden yürüyerek Trakai Adası Kalesine yaklaştık, etrafında tur attık. Pazartesiydi; kale kapalıydı. İçeri giremedik. Ama Trakaide kapalı bir kale, bir eksiklikten çok anlamın yer değiştirmesiydi. Çünkü bu şehir, kendini kaleyle değil; sokakla, evle ve insanla anlatır.

Bugün Litvanyaya bağlı küçük bir şehir olan Trakai, yaklaşık beş bin nüfuslu ve Vilniusa yirmi sekiz kilometre mesafede. 14. yüzyılda Litvanya Büyük Dükalığı’nın önemli merkezlerinden biri olmuş, bir dönem başkentlik yapmış. Gölün ortasındaki ada kalesi bu siyasî hafızanın simgesi: savunma, temsil ve iktidar için inşa edilmiş. Zamanla önemini yitirmiş, yüzyıllarca harabe kalmış; bugün gördüğümüz hâli büyük ölçüde 20. yüzyıl restorasyonlarının ürünü. Kale artık bir müze. Ama Trakaide kalenin asıl anlattığı şey güç değil, gücün geçiciliği.

Şehrin adı bile bunu fısıldar. Trakai, Litvancada orman içinde açılmış yer, açıklık demektir. Göllerle ve ormanlarla çevrili ama büyümemeyi seçmiş bir yer. Belki de bu yüzden burada hiçbir şey bağırmaz.


 

Yazının devamı >>>

Yorum Analiz Haberleri

Sanal merhamet; paylaşıma indirgenen sorumluluk
Monroe Doktrini'nden Donroe Doktrini'ne: Carl Schmitt Rönesansı
Yaşarken ölmek: Psikolojik ölüm
Kendine ve Yaradan’a yabancılaşma
Dünyanın en güçlü isimlerini birer kuklaya dönüştüren devasa bir şantaj mekanizması