Mehmet Garip Tanyıldızı / Akşam
İran'da rejim neden devrilmedi?
Trump ve Netanyahu kısa süre içinde rejimin devrileceğini umarak İran'a bir saldırı başlattı. Savaş başlamadan önce İran'daki protestoculara seslenen Trump ve Netanyahu bu beklentiyle sık sık halkın rejimi devirmesi çağrıları yapıyordu. Savaşın ilk gününde İran'ın dini lideri Hamaney'i öldürerek bu amaca kısa süre içinde ulaşacaklarını düşünüyorlardı. Hâlâ aynı çağrıları sürdürmeleri "B planı" olmaması ihtimalini akla getiriyor.
ABD ve İsrail'in İran'da rejim değişikliği beklentisinin gerçekleşeceğine dair bir işaret görünmüyor. Aksine rejim içinde birlik görüntüsü söz konusu. Halk tarafında, sokakta da gözle görülür bir çatlak sese rastlanmadı. Askeri olarak da İran, savaşta mukabele edebildiğini gösterdi.
Bugünlerde en çok konuşulan konu İran'da rejimin neden devrilmediği. Analistler İran'da rejimin hava saldırılarıyla yıkılmayacak kadar yerleşik olduğu kanaatinde birleşiyor. Karadan bir saldırıyı ABD'nin göze alamadığı görülüyor. Bu çıkmaz, rüzgârın tersine dönerek Netanyahu ve Trump'ın iktidarlarını sarsmasına neden olabilir.
İsrail'de kamuoyunun İran'la savaşı desteklediği biliniyor; kamuoyu araştırmaları da bunu gösteriyor. İsrail toplumu İran'ı uzun süredir varoluşsal bir tehdit olarak görüyor ve bu nedenle savaşa verilen destek oldukça yüksek.
ABD için ise aynı şey söylenemez. Amerikan kamuoyunun İran savaşına desteği düşük. Uzun süren uzak ülkelerdeki savaşların oluşturduğu yorgunluk hâlâ güçlü. Afganistan ve Irak deneyimlerinden sonra Amerikan halkı yeni ve belirsiz bir savaşın içine girmeye isteksiz görünüyor.
Bu nedenle ABD iç siyasetinde savaşın motivasyonuna dair farklı yorumlar dolaşımda. Trump'ın Epstein dosyaları nedeniyle gündemi değiştirmek istediği ya da İsrail'in yönlendirmesiyle bu savaşa girdiği yönündeki iddialar Amerikan kamuoyunda sıkça dile getiriliyor. Bu tartışmalar savaşın toplumsal meşruiyetinin zayıf olduğunu gösteriyor.
ABD'nin savaşı sürdürme arzusunu yitirmesi ve İsrail'e verdiği desteği sınırlaması durumunda Tel Aviv yönetiminin bu savaşı tek başına sürdürebilmesi oldukça zor. ABD'nin askeri ve ekonomik desteği olmadan İsrail'in bu savaşı uzun süre devam ettirmesi mümkün değil.
Dolayısıyla savaşın gidişatı yalnızca cephedeki askeri gelişmelere değil, Washington'daki siyasi atmosfere de bağlı.
Savaşın başında en çok merak edilen İran'da rejimin değişip değişmeyeceği sorusuydu. Şimdilerde rejimin neden devrilmediğine dair analizler yapılıyor.
Ancak eğer savaş uzar, rejim değişikliği gerçekleşmez ve ABD kamuoyundaki destek daha da zayıflarsa tartışmanın yönü değişebilir. O zaman asıl konuşulan mesele İran'daki rejimin dayanıklılığı değil, Netanyahu ve Trump'ın girdiği stratejik çıkmaz olabilir.
Böyle bir senaryoda savaşın siyasi maliyeti cephe hattından çok Washington ve Tel Aviv'de hissedilecektir.